Mart, 2007 için arşiv

31
Mar

Varlığın özü Aşktır!…..

ozdemirallahyo0.jpg

Varlığın  özü  Aşktır!…..

  Ruhlarımız kainatta varolan herşey gibi  Mutlak Varlık olan Allah tan çıkıp  en sonunda yine  O na varır.   Allah (cc)  bilgisiyle zuhur edince önce bir Nur  yarattı ve ona  “Muhammed ol!” dedi.  Bu yaratıln ilk akıl idi ve yaratılan herşeyin özünü teşkil etti.  Nur  bu hitap karşısında aşk ile terleyip  “Allah tan  başka  ilah yoktur”  diye gerçek Sevgili yi ululadı.   Bütün güzelliklerin kaynağı ve Mutlak güzel olan  Sevgili bu güzel söze  “Muhammed O nun elçisidir”  iltifatında bulundu…  Sonra  ruhlarımız yaratıldı ve bir araya toplanıp soruldu:  “Elestü bi-Rabbi-küm?”  (Ben sizin Rabbiniz değil miyim?)  Ruhlar hep bir ağızdan  “Kalu bela”  (Evet sen bizim Rabbimizsin) dediler.  Ruhlarımız  böylece söz verince O güzellik karşısında sarhoş olup  aşka daldılar….

              Sonra o nurdan Allah ın tecellisi olarak galaksiler ve  kainat  yaratıldı,  dokuz kat gök ve içindeki gezegenler ile yıldızlar hep bir dönüş  ile varoldular…

             Sonra  Allah  evrenin içini dört ana öge ile süsledi.  Bunlar  toprak,  hava, su ve  ateştir.  bu dört anadan üç çocuk doğdu.  Ağaç ve sebze gibi bitkiler,  mineral ve maden gibi cansızlar ve hareket yeteneği verilmiş  hayvanlar…  Hayvanların  yalnızca bir bölümüne akıl verildi ve onlara insan denildi.  İşte Ana rahmine düşen her insanda dokuz kat gökten süzülüp gelen bu ögeler mevcuttur…

               Varlık aleminin yer aldığı  milyarlarca  galaksiler içindeki milyarlarca yıldızdan  biri olarak bu küçücük  dünyamızda mülyarlarca zamanların,  milyarlarca insanlarından herbiri toprak, hava, su ve ateşin yardımıyla oluşturduğumuz  bitkisel, hayvansal veya madensel gıdalardan beslenip bir Anne ile Babanın  bellerinden  cenin olarak  şekil bulur..  Bu bizim,  Allah tan  koparak  kademe kademe beşeriyete bürünmemizdir  ve cenin  üç aylık olunca  Ezel bezminde ki  güzellik ile kendilerinden geçmiş olan ruhlarımız  uyandırılarak  sevgililerine kavuşmak ve o gün  Rab Teala ya verdikleri sözlerinde  durup durmadıkları sınanmak üzere  bedene üflenir…    İnsanın  Allah tan  en uzak  olduğu an işte bu doğum anıdır.  Kur an ifadesiyle  “Yaratılmışların en şereflisi olan insanın en aşağı derece de bulunduğu dönemdir”   Ergenlik  çağına gelen  her insanın bu uzak mesafeyi yeniden ve yine  kademe  kademe tersine doğru tırmanması için her sufi öğretisi ayrı bir mistik düşünce geliştirmiş,  değişik yollar bulmaya çalışmıştır.  Peygamberlerden  Filozoflara,  Budizmden  Tasavvufa varasıya kadar,  Batlamyus un da,  Aristo nun da, Guathama Budha nın da,  Geylani ile  Mevlana mızın da  aradığı hep işte o  yegane  Sevgilidir…..

                     Bunun  ilk aşaması  nefsi öldürmektir.  Çünkü  Sevgiliye  aşk ile gönül ile ulaşılır.  nefis ise aklı ve dünyayı  ister..  Aklı terk etmedikten sonra gönül yolculuğu nasıl olası değilse,  nefsi  öldürmeden de ruhun arınması ve yücelmesi olası değildir..   Ölmek gerekir ki hayat bulalım,  nefsi  öldürelim ki Sevgili de yaşayalım ve bunun  içinde Sevgili den  uzaklaştıran  her şeyi terk edelim.  Yıllar  geçer….   Aşk ile mest  olmayınca bu yol yürünmez.

                   Aşk ile mest ol da sonra ister  Hallac gibi  “Enel Hakk!”  diye haykır,  ister  Nesimi  gibi  “Cübbemin altında  Allah tan  başkası yoktur!” de  farketmez….

                     İskender  Pala (Babil de ölüm, İstanbul da aşk)

31
Mar

Mevlanadan özlü sözler

1252ub6gj.jpg

Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da
nedir bir sevgiye harcanmadıktan,
bir sevgiliye feda edilmedikten sonra.

H.Z Mevlana C.Rumi

31
Mar

kanadı kırık bir kuş gibiyim

damlalar_by_elfrak.png

ALLAHım !

Kanadı kırık bir kuş gibiyim.
Uçsam uçamıyor, göçsem göçemiyorum.
Yarım bırakılmış bir düş gibiyim.
Yardan da, serden de geçemiyorum.
Menzile erememe korkusu sardı benliğimi
Kolum kırık, kanadım kırık, gönlüm bin pare!

Ey kalpleri evirip çeviren, ey gönüller sahibi !
Ey gariplerin yegane melcei, umudu, sığınağı!
Ey gözyaşları silen, huzurun yegane kaynağı!
Yaraları saran, dağılanı toplayan Sensin!
Mazlumun sahibi, yetimin Hâkimi Sensin!
Yoktur Sana asla bir zorluk,

En güzel olan Sensin,
En güçlü olan Sensin,
En bağışlayıcı olan Sensin,
Sen Sultansın, sen Ğafursun, Sen Rahimsin.

En merhametli olan Sen, kullarına affı geniş olan yine Sensin,
Senin adın anılınca, içime doğar bir ümit güneş gibi,
Adın anılınca unutulur dertler, kederler, yeşerir hep ümitler.
Bir his gelir içime “Günahları Senden başka kim bağışlar?”
Zerresinden kürrsesine âyândır Sana herşey,

Sen en çok sevilesi, sen yegane bilinesi olansın.
Sen seversen ancak bizler sevebiliriz
Sen ne istetirsen ancak onu bizler ister, istetmezsen şaşırır kalırız.
Senden başkasına secde etmeyiz biz, Sana asla şerik koşmayız.
Varlığım Senin varlığının şahidi
Varlığım Senin Rahmetinin şahidi!

ALLAHım !
Yalnız Senden yardım diler yalnız Sana kulluk ederiz.
Seni sığınak, barınak, tutamak bilir Ya ALLAH deriz.
Şeytandan SANA sığınır Eûzu Billah deriz.
Her işe Seninle başlar Bismillah deriz.
Nimet verdiğinde gönülden şükrederiz.
Versende aslanda Elhamdülillah deriz.
Hayran kaldığımızda maşALLAH,
Pişman olduğumuz da Estağfirullah deriz.
Sevindiğimizde ALLAHuekber,
Üzüldüğümüzde inna lillah deriz.
Canımız sıkıldığında fe-subhanALLAH ,
Zafer kazandığımızda nasrun minALLAH,
Rızık kazandığımızda er-rizku alALLAH deriz.
Bir işi arzu ettiğimizde inşALLAH,
Bir işi başardığımızda biiznillah deriz.
Güçlük karşısında la-havle ve-la kuvvete illa billah,
Söz verdiğimizde vALLAH ve billah deriz.

ALLAHım !
Benliğimin yaktığı ateşte yakma beni!
Beni nefsime kul etme, kul et nefsimi Sana !
Bir lahza dahi bana bırakma beni!
Sen bana yetersin, yetmem ben bana.
Bilmediğimi bildir, görmediğimi göster!
Sen bildirmezsen bilemem, göremem göstermezsen
Gönlüme huzur, gözlerime nur, dizime derman ver!
Sen OL deyince olur, olmaz OL demezsen.
Canana can, cana canan , kalbe ferman ver!
Al işte ellerim, uzattım sana!
Ne olur, ne olur bırakma beni bana !
Sen bana yetersin, yetmem ben bana !

Şu dünyada nicelerinin gözleri yaşlı, gönülleri kırık,
Niceleri kaldı biçare, yardımım dokunamıyor onlar neçare!
Elimi uzatacak dermanım da yoktur onlara,
Senden diliyoruz, Senden istiyoruz, herşeyi SENDE biliyoruz.
İzzet ver müminlere, şeref ver hepimize,
Eğdirme boynumuzu küffar karşısında,
Senden başkasına muhtaç kılma bizleri.

ALLAHım, ellerimizi bırakma!
Yöneldik Sana emrinle, boş çevirme,
Huzuruna gelen bu acizlerin yürekleri Sen geniş eyle.
Mahzun kılma boynumuzu, kaplerimizde hüzünleri Sen dağıt,
Sevindir garipleri, mazlumları, öksüzleri, yetimleri, dulları
Sana yönlendir hakkıyla, bütün kulları
Ümidimiz değildir dünya, ebedi saadet yurdudur
İsteğimiz en büyük mükâfat Cemal-i Nûr’undur.

ALLAHım !
Bırakma bizi….
Sev bizi, sevdir bizi….

ALLAHım !

30
Mar

Ya Rasul Sızlıyor yuregim

30
Mar

Gördüm güzeller arasında müstesna seni

wp8l8lqxb4.jpg2975prettyinpink3gi7mx1.jpg

30
Mar

GÖNLÜMÜN GÜLÜ

he_06.jpg

30
Mar

O GELİYOR

genelresim1038spog0.jpg

30
Mar

yeşil kubbende gül açmış efendim

yesilkubbedeglmx1.jpg

29
Mar

SeN Ki YaNiK SeVDaMSIN BeNiM..



Sen yaralı serçemdin benim. Yüreğime kondun, bense söz eyleyip dilimden uçuramadım seni ya Resûlallah!

Kalbim seninle tanıdı sevdayı, bense kırmızı bir gül verip canana, tanıtamadım seni ya Resûlallah!

Ruhum sensiz kördü, karanlıktı. Sen, gören gözü idin ruhumun. Bense nefs gözlüğümü çıkarıp, gözümün ta içine bakanlara gösteremedim seni ya Resûlallah!

Sen ıslah ettin yüreğimi, huzuru oldun kalbimin. Bense nice sıkıntılı dostlarıma, yüreğimdeki senden bir buket sunup, huzur veremedim ya Resûlallah!

Sen solmasını istemediğim çiçeğiydin ruhumun, bense sünnetullah deryasından bir bardak su dökemedim sana ya Resûlallah!

Sen ziyafet verdin gönlüme, bense hadis sofrasına oturup lezzetini tadamadım ya Resûlallah!

Sen dertlerime ilâçtın, dermandın yaralarıma. Bense gözyaşlarımı su eyleyip içemedim seni ya Resûlallah!

Sen ki ahlâk merdiveninin zirvesindeydin. Bense terbiye çarığını giyip, huzuruna çıkamadım ya Resûlallah!

Sen bir hoşgörü pınarıydın, usulca aktın kalbimin derinliklerine. Bense içerine girip, günah kirlerimi yumamadım ya Resûlallah!

Sen ki yanık sevdamdın benim. Seni göremeyişin, göremeyecek oluşun ümitsizliği ateş olup yaktı beni. Bense Rahman’dan bir damla rahmet dilenip, bu ateşi söndüremedim ya Resûlallah!

Sen olmasan yoktu yüreğim, sen ki her şeydin benim için. Bense hiçbir şeyliğimi bilip, her daim boynumu bükemedim ya Resûlallah!

Yaşanılmaya en lâyık aşk sende idi, görülesi göz, duyulası söz sende. Bense Asr–ı Saadet’e benzemeyen şu ömrümde, seni bulamadım ya Resûlallah! …

 

ALINTIDIR..

29
Mar

huzunlu gurbet




PROFİLİM

İlahiaşk Cangüneşi Son nefes Şeb-i aruz inşaALLAH, Biz Mevlamızın AŞK HAMALLARIYIZ Tek derdimiz Mevlamıza hakiki kullardan olabilmek,saygılarımla...
Web sayfama hoşgeldiniz, saygıdeğer ziyaretçilerim...

 

Mart 2007
M T W T F S S
    Apr »
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Blog Stats

  • 147,206 hits

Top Clicks

  • Hiçbiri

İHH

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

İmzam





...MİSYONUMUZ...


mec.jpg


ıp adress

(*sayaç*)

  • SUYUNA SAHİP ÇIK!

  • AKRA FM
    İSTANBUL
    imzam >Free Image Hosting at www.ImageShack.us

    Yazarlar