02
May
07

Allah’ın Kuluna Dost Olmasının Belirtileri


Allah’ın Kuluna Dost Olmasının Belirtileri

1. Gaybe İman Ettikleri Görülür

‘Onlar gayba inanırlar…’ (Bakara: 2/3)

Hem de öyle bir inanmışlardır ki, bu imanla ne rızık endişesi yaşarlar ne de kader noktasında takıntıları olur.

Onlar sadece şunu söylerler;

‘Allah var, Problem yok!’ [195]

2. İbadetlerini Vaktinde Yaptıkları Görülür

Allah dostlarının kelime hazinesinde, belki de en az kullanılan kelimeler;

‘Yarın, sonra, hele bir bakalım, daha vakit var, emekli olduktan sonra, daha genciz,’dir.

İş öncesi,

Onların en çok kullandığı kelimeler;

‘Şimdi, hemen, ne duruyorsun’dur.

Herhangi bir infak talebinde kem küm yapmadan, yüz rengi değişmeden ve en az kullanılan cümleleri sarfetmeden elleri cebine gidiyorsa onda Allah’ın dostluk pırıltıları vardır demektir.

Diğer ibadetlerde de hızlıdırlar;

‘Ve onlar ki namazlarına devam ederler. (korurlar).[196] (Mü’minun: 23/9)

Herhangi bir müslümanın başı sıkıştığında ilk arayan ve olay mahalline ilk gelen kişide Allah’ın dost olma alametlerini görebilirsiniz. [197]

3. Namazlarında Huşu İçindedirler

Allah dostları ikindiye on dakika kala öğlen namazlarını kılmaya çalışmazlar. İbadetleri vaktinde eda etmeye alışık oldukları ve ibadetlerinden zevk aldıkları için vaktin girmesini sabırsızlıkla beklerler.

Ve namazla Allah’a yaklaşacaklarını bildikleri için namazlarında huşu içindedirler… Secde’yi çok iyi değerlendirirler…

‘Onlar ki namazlarında huşu içindedirler.’ (Mü’minun: 23/2)

Camiye girerken, cami içinde gördüğünüz kişi sizden sonra camiden çıkarsa O’nda bu ayetin tecellisini görebilirsiniz. [198]

4. Onlar ki Boş ve Yararsız Şeylerden Uzaklaşırlar

Allah-u Teala, dost seçtiği kişilere vaktin değerini ve önemini bir şekilde ilham etmiştir… O yüzden vakitlerini pirim getirmeyen işlerde harcamazlar…

Geyik muhabbeti yapılan yerde ilk ayrılan, ecir pazarına ilk koşan kişiye dikkatli bakın… Çünkü O ve Onun gibileri;

‘Onlar ki; boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler’ (el-Mü’minun: 23/3) [199]

5. Onlar ki İffetlerini Korurlar

Ne ferdi hayatlarında ne de ailevi hayatlarında en küçük bir iffetsizliğe rastlayamazsınız. Olabildiğince namuslarını korurlar…

‘Ve Onlar ki iffetlerini korurlar.’ (Mü’minun: 23/5) [200]

6. Onlar ki Emanetlerine ve Ahitlerine Riayet Ederler

İnsanın aldıkları emanetleri korumaları, o insanı ya da aldığı emaneti çok sevdiğinden, ya da emanet sahibinden çok korktuğundan emaneti muhafaza etmez.

Allah dostları, aldığı emanetin arkasında Allah’ı görürler… Ve koruyucularına dair Allah’a söz verirler…

O yüzden oldukça hassastırlar… Aynı şekilde verdikleri sözde durmaları da Allah içindir.

‘Yine onlar ki, emanetlerine ve ahitlerine riayet ederler.’ (Mü’minun: 23/ [201]

7. Dünyevi Hiçbir Menfaat Beklemezler

Hem ne diye beklesinler ki?.. Onlar, Rasulullah (s.a.v.)’ın şu hadisini tüm hücreleriyle sindirmişlerdir adeta;

Ebu’l-Abbas Abdullah b. Abbas (r.a.) dedi ki: Bir gün Rasulullah (s.a.v.)’ın terkisinde idim. Şöyle buyurdu:

“Ey oğul, ben sana bir kaç kelime öğreteyim. Allah’ı koru ki,[202] O da seni korusun.[203] Allah’ı koru ki, O’nu karşında bulasın. Dileyecek olursan, Allah’tan dile. Yardım isteyecek olursan, Allah’tan yardım iste! Şunu bil ki, eğer bütün insanlar (en ufak) bir şey ile sana faydalı olmak için bir araya toplanacak olsalar Allah’ın senin için yazmış olduğundan başka bir şeyle fayda sağlayamazlar. Eğer sana her hangi bir şeyle zarar vermek için bir araya toplanacak olsalar, Allah’ın senin aleyhine yazmış olduğu bir şeyden başkasıyla sana zarar veremezler. (Çünkü) kalemler kaldırılmış sahifeler (in mürekkebi) kurumuştur.”[204]

Tüm imkan ve olanakları yaratan dururken, neden ikinci ele başvursunlar ki?

Bu sebeple insanlardan dünyevi bir çıkar beklemezler. [205]

8. Dünyada Misafir Gibi Görünürler

Ahiret endeksli bir hayat yaşadıkları için dünyaya pek yatırım yapmayı düşünmezler. İmtihan salonu olan bu dünyanın cazibesine pek kaptırmazlar kendilerini…

Dert ve tasaları Rablerinin rızasını kazanmak olduğu için dünyevi dertleri problem etmezler. Konuşmalarında ve bire bir nasihatlerinde şu gerçek üzerinde dururlar:

İbn. Ömer dedi ki, Allah Resulu bana dedi ki:

– Dünyada bir garip gibi ol. Veya geçici bir yolcu gibi ol.’ İbn.Ömer dedi ki;

‘Sabahladığında akşamı bekleme, akşamladığında da sabahı bekleme.[206]

9. Lükse Önem Vermezler

Cennette lüks bir hayat yaşamayı kafalarına koydukları için ihtiyaçları dışındakilerini yatırıma kullanarak;

‘… Sana iyilik yolunda ne harcayacaklarını sorarlar. “İhtiyaçtan fazlasını” de…’ (Bakara: 2/219) ayetini yaşarlar… Yine, kitaplarında moda’ya yer yoktur ve israfı sevmezler…

Hz. Ömer (r.a.)’nın şu sözü başlığımızı yeterince aydınlatıyor:

‘Üç şey dışındakiler senin değildir. Yediğin, içtiğin ve giyip eskittiğin.’[207]

10. Ecir Avcısıdırlar

Allah-u Teala, kendisine dost seçtiği insanlara bazı amelleri sevdirmiştir… Kimine, insanlara hizmet etme amelini sevdirmiş. Kimine ilim ruhunu, kimine infak bilincini, kimine gece ibadetlerini sevdirmiştir… Ama bazı Allah dostları var ki tabiri caizse tam bir ecir avcısıdırlar…

Daha çok amel işlemek için pusuda beklerler… Gördükleri avı (ecir) babalarına bile vermek istemezler…

11. İbadetlerinde Lezzet Alırlar

Allah-u Teala, sevdiği kullarının cennetteki derecesini yükseltmek için imanlarını artırır. Artan iman da salih amellere yansır…

Kur’an okurlar;

Kur’an okumalarından aldıkları lezzet, diğer okurlardan farklı olur;

‘Ağlayarak yüzüstü yere kapanırlar. (Kur’an okumak) Onların saygısını artırır.’ (İsra: 17/109)

Namaz kılarlar;

Kıldıkları namazlardan aldıkları lezzet başlarını döndürür.

Okuyoruz;

(Tabiinlerden) Müslim b. Yesar hakkında şöyle rivayet edilir;

Müslim b. Yesar namazda iken az veya çok herhangi bir şeyle ilgilendiğini hiç görmedim. Bir gün mescidin bir kısmı yıkılmış çarşıdakiler panik göstermişler. Osman b. Yesar mescidde namaz kıldığı halde bu duruma hiç aldırış etmemişti. Şevzeb şöyle demiştir:

– Müslim b. Yesar evde namaz kılacağı zaman ev halkına, “Konuşun… Ben, sizin konuştuklarınızı duymuyorum.” derdi. O eve geldiğinde ev halkı hiç konuşmaz, namaza durduğunda konuşur, gülerlerdi.[209]

Allah’ı zikrederler;

Zikirleri diğer insanların zikirlerinden farklı olur;

‘Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken (her vakit) Allah’ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler (ve şöyle derler Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi Cehennem azabından koru. (Ali İmran: 3/191)

İnfak ederler;

İnfak anlayışı diğer müslümanların infak anlayışından oldukça farklıdır;

‘… kendileri zaruret içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler…’ (Haşr: 59/9) [210]

12. Herkes Tarafından Sevilirler

Allah-uTeala, kulları tarafından sevilince, sanki kullarına jest yapıyormuş gibi diğer insanların kalbine o kuluna karşı sevgi ilham eder…:

Ebu Hureyre (r.a.)’dan.

Resulûllah (s.a.v.) dedi ki;

– ‘Allah bir kulu sevdiğinde Cebrail’e söyler:

– ‘Ben filancayı seviyorum, sen de sev.

Cebrail o filanı sever ve, semadaki meleklere;

– ‘Rabbiniz, filancayı seviyor, ben de seviyorum siz de sevin’ der.

Semadaki bütün meleklerde onu sever.

Allah Rasûlü (s.a.v.) dedi ki;

– ‘Yerde ona kabul defteri açılır. Birine kızdığı zaman da aynısını söyler.[211]

Bu, dünyadaki mükafattır… Tabi bir de cennetteki mükafat vardır ki, baş döndürür…

Bir insanın diğer insanlar tarafından sevilmesi bazı nedenlere dayanır;

1. Doğru sözlü olmaları

2. Emanete ihanet etmemeleri

3. İnsanların mallarında ve namuslarında gözleri olmamaları

4. Tebessümlü olmaları

5. Kavgacı ruhları olmamaları

6. Kendine ve çevresine saygılı olmaları vs.

Bu tür vasıfları barınanlar insanların sevgisini üzerlerine çekerler…

Bu tür vasıflara sahip olmakta Allah’ı sevip ona dost olmakla mümkün olur ancak…

Eğer çevreniz tarafından hiçbir menfaat beklenilmeden seviliyorsanız, bilin ki Allah ta sizi seviyor. [212]

13. Konuşmalarında ‘Bence’ Kelimesine Pek Rastlanmaz.

Akıllarını ‘vahye’ sattıkları için her konuda ‘vahye’ (Kur’an ve Sünnete) danışırlar. Herhangi bir konu için;

“Allah buna ne der?

Peygamber bu konu hakkında ne demiş?

Ulemalarımızın görüşü ne?” diyerek pek de görüş beyan etmezler.[213]

‘Ey iman edenler!Allah’a itaat edin. Peygambere ve sizden olan ululemre (idarecilere) de itaat edin. Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz -Allah’a ve ahirete gerçekten inanıyorsanız- onu Allah’a ve Rasul’e götürün (Onların talimatlarına göre halledin); bu hem hayırlı, hem de netice bakımından daha güzeldir. (Nisa: 4/59) [214]

14. Allah’tan Başkasından Korkmazlar

Allah dostları şu gerçeği çok iyi bilirler;

Tüm dünya bir araya gelse, ancak Allah’ın takdir ettiği kadar zarar verebilirler…[215]

İşte bu gerçeğe iman etmiş olmaları, kalplerindeki Allah dışında tüm korkuları söküp atar…

Neden korkacaklar?

Başlarına gelmeyecek musibetin isabet etmesinden mi?.. Yazılmamışsa zaten kimse zarar veremez.

Yazılmışsa da hiç kimse merhamete gelip o zararı def edemez…

Onlar Allah’ı sevdiler ve bu sevgi diğer korkuların silinmesini sağladı.

‘Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse (bilsin ki) Allah, sevdiği ve kendisini seven mü’minlere karşı alçak gönüllü (şefkatli), kafirlere karşı onurlu ve zorlu bir toplum getirecektir. (Bunlar) Allah yolunda cihad ederler ve hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar. (Hiçbir kimsenin kınamasına aldırmazlar.) Bu, Allah’ın, dilediğine verdiği lutuftur. Allah’ın lutfu ve ilmi geniştir. (Maide: 5/54)

Sevgi ve korkunun giriş ve çıkışları kalpte gerçekleşir… Kalbin tasarrufu kimin elinde? [216]

15. Dilleri Zikirle Islaktır

Günün her saatinde ve her ortamda Allah’ın gücünü, büyüklüğünü ve sanatını gördükleri için hayranlıklarını dile getirirler…

‘Subhanallah’

‘Elhamdulillah’

‘Allahuekber’

Allah’ın, zikredilmeyi çok sevdiğini bildikleri için dillerini en çok bu yönde kullanırlar… [217]

16. Saatlerini Gece 2.30’a Kurarlar

O saatte kalktıklarını Allah’tan başkasının görmemesi için oldukça dikkat ederler.[218] Gecenin mutluluğunu ve muhabbetini yalnızca Allah ile paylaşmak isterler.

O saatlerin önemini Allah dostları bakınız nasıl dile getiriyorlar;

Ata b.ebi Rabah;

“Gece namazı, bedene ve bütün organlara kuvvettir. Bu namaza kalkan kimse, sevinçli ve huzurlu olur. Kalkmayan, üzüntülü ve kalbi kırık olur. Kendini birşey kaybetmez gibi hisseder. Gerçekten de o çok faydalı şey kaybetmiştir.[219]

Hz. Ebu Bekir, son anlarının yaklaştığını hissedince, kendinden sonra halife olacak Hz. Ömeri çağırarak şu vasiyette bulundu:

“Ey Ömer!, Allah’tan kork ve bil ki Allah’ın gece yerine getirilmesi gereken hakları var, onları gündüz kabul etmez; gündüz yapılması gereken hakları var onları da gece kabul etmez.

Hz. Ömer, çoğu gün uyuyacak zaman bulamadığı için, oturduğu yerde uyukladığı olurdu. “Gündüz uyusam halkın işlerini göremem, gece uyusam Allah’tan gelecek payımdan mahrum kalırım” derdi.[220]

Selman-ı Farisi, gece karanlığında namaz kılmaya başlar, yorulduğunda ise dille zikreder, yine yorulunca ağlar, bundan da yorulunca ayet ve azamet-i ilahiyyeyi tefekkür ederdi. Sonra kendi kendine “İstırahat ettin, haydi kalk!” der ve namaza devam ederdi. Bir süre namaz kıldıktan sonra “İstirahat ettin, artık zikir yap!” der ve zikre başlardı. Böylece gecesini hep namaz, zikir ve tefekkürle geçirirdi.[221]

Allahû Teâlâ’nın, bir insana gece vaktini sevimli kılması demek; O insana birçok lutufta bulunmuş demektir….

İşte bu yüzden; saatlerini çoğunun kurmadığı bir saate kurarlar… [222]

17. Yürüyen Kur’an Çağrışımı Yaparlar.

Allah’a dost olan bir insan, Allah’ın emir ve yasaklarının dışına çıkmaz. Allah’a olan itaatlerini amelleriyle ispat etmeye çalışır.

Bunun için, Kur’an’dan aldıkları her on ayeti yaşadıktan/pratiğini yaptıktan sonra bir on ayet daha alırlar… Gün gelir, kağıt üzerindeki ayetler insan amelinde sergilenir…

İşte Allah dostları, konuşmalarıyla, görüşmeleriyle, nasihatlarıyla, üzülmeleriyle, ticaretleriyle, komşuluk ilişkileriyle, adaletli oluşlarıyla, edepli oluşlarıyla, kardeşlik hukukunu gözetmeleriyle, yardımlaşmalarıyla, adeta Kur’an’dan inciler sergilerler…

Onlar, insanlar için iyi bir Kur’an fihristidirler… İstediğin ayeti onların amellerinde bulabilirsiniz…

Ne mutlu O Allah dostlarına ki Kur’an’ı bedenlerine giydirdiler… [223]

18. Hiç Kimsenin Kınamasından Çekinmezler

Allah’ın tüm insanlara tavsiye ettiği bu büyük dini seçerken hiç kimseye danışmayan Allah dostları hiç kimsenin kınamasına da kulak vermezler…Çünkü, Allah ile yapmış oldukları dostluk sözleşmesinde şu ibarelerin altına imza atmışlardır:

1. Senden başka hiçbir ilah yoktur Allah’ım!

2. Tüm canlıların rızkını sen verirsin!

3. Herşey senin kontrolünde

4. Senin, ya da bir başkasının rızası arasında kaldığımda, senin rızan diyeceğim.

İşte bu yüzden hiç kimsenin kınamalarına aldırış etmezler ve korkmazlar…

Eğer haklı olduklarına inanıyorlarsa, çürütücü deliller dışında hiçbir göç onların kararını bozamaz! (Allah’ın izniyle). [224]

19. Canlarını Heran Vermeye Hazırdırlar

Allah’a dost olmaya çalışan bir insan, her an patlamaya hazır bir bomba olan bir insandır. Ecir avcısı olarak da tanınan Allah dostları, nefse en ağır gelen amellere de talip olurlar;

‘Mü’minler içinde Allah’a verdikleri sözde duran nice erler var. İşte onlardan kimi, sözünü yerine getirip O yolda canını vermiştir; kimi de (şehidliği) beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde sözlerini değiştirmemişlerdir. (Ahzap: 33/23)

Bir an önce gerçek dosta kavuşabilmenin hesabını yaparlar… Bu arzu ve istekleri hem çokca salih amel işlemelerini sağlar hem de şehadet kervanına katılmadan önce rezervasyon yaparlar… Adları okunduğunda;

‘Tüm imanım ve aşkımla, işte buradayım’ derler. [225]

20. Yoklukta Bile Varlıklı Görünürler.

Allah dostları, yokluk zamanlarının en iyi ilacı olan sabır ve tevekkülü kullanırlar… Hiçbir şekilde insanların ellerine bakmazlar… Taleplerini gerçek dosttan yana kullanırlar… Böylelikle onurlu ve izzetli bir şekilde hayatlarına devam etmiş olurlar. [226]

21. Kardeşlerini Kendi Nefislerine Tercih Ederler.

Bu tercihleri Allah’a olan sevgilerinden kaynaklanır. Allah dostları için bir kardeşe hizmet etmek demek, Allah’a hizmet etmek demektir.

Allaha karşı sevgi ve saygıları; kardeşleri için her türlü riski göze alacak kadar ileridedir.

Uhud’da ne olmuştu?

Uhud’da, yaralı mücahidler, ihtiyacı olduğu halde kendilerine uzatılan suyu içmeyip diğer kardeşlere verilmesini istemişlerdir. Onlar da aynı fedakarlığı gösterip diğer kardeşe verilmesini istemişlerdir… Yaralıların hepsi şehid olur, su bardakta kalır…

Allahû Ekber!

Bir insan nasıl olur da kardeşini nefsine tercih eder? Nedir bu işin sırrı?

Bir Allah dostu bunu şöyle açıkladı.

Müslüman kardeşin, birçok soruları barındıran imtihan sorundur. Çözdükçe Allah’ın rızasını kazanırsın. Yani müslüman kardeşinin arkasında Allah’ı göreceksin.

Durum böyle olunca o müslüman, gözünde değer kazanır. O müslümanı kırmak istemezsin… Soruyu beğenmeyen bir öğrenci nasıl başarılı olabilir ki?

Müslümanı sev, Allah da seni sevsin.

Müslümanın kusurunu gizle, Allah da senin kusurlarını gizlesin.

Müslümanın ihtiyacını karşıla, Allah’da senin ihtiyacını karşılasın.

Müslümana ikram et, Allah’da sana ikram etsin.

Müslümanı nefsine tercih et, Allah’da sana değer versin.

Hiçbir menfaat beklemeden yaranıza kan veren bir müslüman görürseniz, biliniz ki Allah size dostunu göndermiş de ders almanızı istemiş. [227]

22. Hücrelerinde Kibir Virüsüne Rastlanmaz.

Kibirlenmeyi hak edecek hiçbir malzemeye sahip olmadıklarını bildikleri için kibirlenmenin yanından bile geçmezler.

Kibirlenenlerin akibetinin ne olacağını adı gibi bilirler;

‘Onlara: İçinde ebedi kalacağınız cehennemin kapılarından girin; kibirlenenlerin yeri ne kötü! denilir.’ (Zümer: 39/72) [228]

23. Bulundukları Her Ortamda Allah’ın Rızasını Ararlar.

Susmaları gereken yerde konuşmazlar, konuşmaları gereken yerde de kesinlikle susmayı tercih etmezler…

Kalkmaları gereken yerde kalkarlar, beklemeleri gereken yerden de bir yere ayrılmazlar… Yeter ki O amellerde Allah’ın onayı olsun! [229]

24. Sabır Ve Şükür, Hayatlarının Vazgeçilmez İkilisidir.

Allah’ın; hangi vasıfları taşıyan müslümanları sevdiğini bildikleri için sonunda sabrı getiren amelleri işlemeye çalışırlar…Ve bir şekilde sıkıntılı bir hayat yaşarlar… Hiçbir zaman dil ile ya da surat asarak isyanvari görüntü içine girmezler…

Herhangi bir maddi ya da manevi sıkıntı içinde görürseniz, sorun onlara;

– Nasılsınız?

verecekleri cevap;

– Elhamdulillah…İyiyim…. Daha da beteri olabilirdi. Her halukârda elhamdulillah’ olur.

İşte O Allah dostuna sıkı sıkı sarılın…Çünkü O size tevekkül, teslimiyet ve sabır dersi vermiştir. [230]

25. Vakitlerine Değer Verirler.

Zamanla yarıştıklarını bilirler… Sol tarafındaki meleği yormamak! için vakitlerini boşa harcamazlar. Onları her an bir işte görürsünüz… Hayatları dolu doludur…

Bir işi bitirince diğerine başlarlar… Tembel değillerdir. Özellikle de Allah’a daha çok yaklaştıracak amellerin hangi vakte denk geldiklerini bildikleri için hayatlarını O vakte ayarlarlar… [231]

Sonuç

Allah’a dost olmaya çalışan bir müslüman olarak derim ki;

Allah, sizi kendisine dost olmaya zorlamıyor. Bu konuda oldukça serbestsiniz. İster Allah’ı ve dostlarını dost edinin ister başkalarını… Ama unutmayın ki başkaları sınıfındaki dostlar babanız ya da en yakınınız da olsalar şeytanın dostlarıdırlar…

Çünkü Allah ve dostları dışındaki tüm dostluklar Şeytani olarak adlandırılır.

Eğer Allah’a dost olmaya karar vermişseniz unutmayın ki; Bu saate kadar ne kadar çok günah işlemiş de olsanız Allah’a dost olabilme olasılığı her zaman yüksektir.

• Allah ile kurulacak olan dostluğun önündeki engelleri tesbit edip gerekli önlemleri almak dostluk yönünde önemli bir adımdır…
• Allah ile dostluk nasıl kurulabilir başlığı altındaki yazılarla sınırlı kalmayın… Başka vesileler de arayın…
• Allah ile kurulacak dostluğun getirisini ve O’na dost olamamanın götürüsünü iyi bilin ki vereceğiniz dostluk kararı sağlam olsun.
• Allah’ın, kullarına dost olmasının belirtilerini kendi nefislerinizde tecelli ettirmeye çalışın…

Allah ile dostluğumuzun önündeki engelleri bir bir aşıp O’na dost olabilmemiz duasıyla….

KAYNAK:
[195] Feyzullah Birışık, Allah İle Dostluk Nasıl Kurulabilir?, Karınca Yayınları: 180.

[196] Zannetmeyin ki Feyzullah bu tür vasıfları taşıyor. Vallahi bu sayfaları utanarak yazıyorum. Çünkü bu sayfayı yazarken sabah ezanı okunuyor ve camiye uzaklığım 300-400 metre… İnşaallah ‘şimdi’ kelimesini kullananlardan oluruz… inşaallah…

[197] Feyzullah Birışık, Allah İle Dostluk Nasıl Kurulabilir?, Karınca Yayınları: 180-181.

[198] Feyzullah Birışık, Allah İle Dostluk Nasıl Kurulabilir?, Karınca Yayınları: 181.

[199] Feyzullah Birışık, Allah İle Dostluk Nasıl Kurulabilir?, Karınca Yayınları: 181.

[200] Feyzullah Birışık, Allah İle Dostluk Nasıl Kurulabilir?, Karınca Yayınları: 181-182.

[201] Feyzullah Birışık, Allah İle Dostluk Nasıl Kurulabilir?, Karınca Yayınları: 182.

[202] Allah’ın emir, yasak ve tavsiyelerini yaşamaya çalış.

[203] Allah’ın kuluna dünyada yardım etmesi, cennette derecenin artırılması.

[204] Tirmizi.

[205] Feyzullah Birışık, Allah İle Dostluk Nasıl Kurulabilir?, Karınca Yayınları: 182-183.

[206] Buhari.

Feyzullah Birışık, Allah İle Dostluk Nasıl Kurulabilir?, Karınca Yayınları: 183.

[207] Feyzullah Birışık, Allah İle Dostluk Nasıl Kurulabilir?, Karınca Yayınları: 183-184.

[208] Feyzullah Birışık, Allah İle Dostluk Nasıl Kurulabilir?, Karınca Yayınları: 184-185.

[209] İbnü’l-Cevzi, Sıfatu’s-Safve: 3/72; İman ve Salih Amel, Abdulhamid Bilali, Buruc Yayınları.

[210] Feyzullah Birışık, Allah İle Dostluk Nasıl Kurulabilir?, Karınca Yayınları: 185-186.

[211] Müsned: c:3 s.: 299. hd: 3481, 9341.

[212] Feyzullah Birışık, Allah İle Dostluk Nasıl Kurulabilir?, Karınca Yayınları: 186-187.

[213] Özellikle de hüküm istenen konularda.

[214] Feyzullah Birışık, Allah İle Dostluk Nasıl Kurulabilir?, Karınca Yayınları: 187-188.

[215] Daha önce kaynağı verilmiştir.

[216] Feyzullah Birışık, Allah İle Dostluk Nasıl Kurulabilir?, Karınca Yayınları: 188-189.

[217] Feyzullah Birışık, Allah İle Dostluk Nasıl Kurulabilir?, Karınca Yayınları: 189.

[218] Evli olanlar için birbirlerini uyandırmaları tavsiye edilmiştir.

[219] İbn Kesir, el-Bidaye ve’n-nihaye: 9/294.

[220] İbnü’l-Cevzi, Sıfatu’s-Safve: 1/264.

[221] Kevseri, Altun Silsile, 47.

[222] Feyzullah Birışık, Allah İle Dostluk Nasıl Kurulabilir?, Karınca Yayınları: 189-190.

[223] Feyzullah Birışık, Allah İle Dostluk Nasıl Kurulabilir?, Karınca Yayınları: 191.

[224] Feyzullah Birışık, Allah İle Dostluk Nasıl Kurulabilir?, Karınca Yayınları: 191-192.

[225] Feyzullah Birışık, Allah İle Dostluk Nasıl Kurulabilir?, Karınca Yayınları: 192.

[226] Feyzullah Birışık, Allah İle Dostluk Nasıl Kurulabilir?, Karınca Yayınları: 192.

[227] Feyzullah Birışık, Allah İle Dostluk Nasıl Kurulabilir?, Karınca Yayınları: 193-194.

[228] Feyzullah Birışık, Allah İle Dostluk Nasıl Kurulabilir?, Karınca Yayınları: 194-195.

[229] Feyzullah Birışık, Allah İle Dostluk Nasıl Kurulabilir?, Karınca Yayınları: 195.

[230] Feyzullah Birışık, Allah İle Dostluk Nasıl Kurulabilir?, Karınca Yayınları: 195-196.

[231] Feyzullah Birışık, Allah İle Dostluk Nasıl Kurulabilir?, Karınca Yayınları: 196.

About these ads

2 Responses to “Allah’ın Kuluna Dost Olmasının Belirtileri”


  1. 1 murat ciftci
    Ocak 25, 2008, 11:50 pm

    Allah razi olsun,cok faydalandim bende insallah Allah in dost edindigi kimselerden olmak isterim.kitaplarinizi begenerek okuyorum mükemmel bir yazim tarzi akici bir üslubu var,egitimim ve türkceyi iyi anlamam dolayisiyla zorlanmiyorum oysa avrupada yasiyorum ama diliniz ve anlatiminiz cok güzel Allah razi olsun.selam ve dua ile.

  2. 2 hakan kara
    Aralık 4, 2009, 8:17 pm

    ALLAH razı olsun.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


@Hakkımda…@

15 Kasım 1971/26 Ramazan 1391 Niğde Değirmenli Kasabası doğumluyum.

1977' den itibaren Eğitim hayatımı İstanbul’da tamamladım.

Halen Dünyanın incisi İstanbul’da ikamet etmekteyim.

Biz Mevlamızın İlahiaşkının Hamallarıyız

Tek derdimiz; Mevlamızın Hakiki Kullarından Olabilmek ve Rızasını Kazanabilmek…

Terk-i dünya/ Terk-i Ukba/ Terk-i Terk/ Hiçlik/ Aşk-ı Deryada damla / Kulluk...

Dileğimiz; Son Nefesimizde Şeb-i Arusu yaşayabilmek ve Cennette Cemalullah’ ı müşahade edebilmektir…

Saygı, Sevgi ve Hürmetlerimle…

Mihrican Uymaz Ulupınar

mihricanulupinar@gmail.com

@Kategorilerim…@

Mayıs 2007
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Nis   Haz »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

Blog İstatistiklerim...@

  • 732,115 hits

En fazla oylananlar

@İHH…@

  • SUYUNA SAHİP ÇIK!



  • İSTANBUL

    Ziyaretçilerim@

    Twitter Sayfama hoş geldiniz.

    Feedjit

    Allah Yeter


    Enter your email address to follow this blog and receive notifications of new posts by email.

    Diğer 696 takipçiye katılın

    Ravza-i Mutahhara'ya Ilk Ziyaretim ❤️🌹. #edebiyat #fikiryolu #dergi #yazı #manevi  #duygu  #dini #düşünce  #hatıra #anı  #istanbul  #medine #hac
    Follow Ebedi Sevgiliye Doğru on WordPress.com

    Tasavvuf ve Hakikat kapısı

    Allahım! Bize bu hazinenin kapılarını aç, bu rumuzların sırlarını açıkla’’

    Mavera

    Hizmet

    Gökkuşağı

    " Gönlüm öyle bir yere düştü ki, hiç sorma " ( Şems-i Tebrizi ) , Hayata dair düşünce metaforu, Edebiyat

    kurannuru psikoloji

    ruha şifa kalbe huzur akıla ışık hayata rehber

    EnSevgili

    Anam Babam Sana Feda Olsun Ya RasulAllah!

    Takip Et

    Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

    Diğer 696 takipçiye katılın

    %d blogcu bunu beğendi: