KAYIP OYUNCAKLAR
Taş üstünde taş kalmayan yerde
Şurada az ilerde..
Taş üzerinde..
Sessizce kendi halinde..
Umursamaz gibi durma…
Bak ona, bak
Yaklaşma, sorma neyin var diye
Anlatamaz yaşadıklarını sana, bana, herkese
Kendi içine gizlenmiş
Geçiriyor aklından olup biten herşeyi kendince
Bakışları gittiği yerden uzak
En kötüsü de onun gibi bakamamak
Gözleri açılmamıştı ki daha
Dünya boyası dokunmamıştı ki ruhuna
Oyuncak tekerleği ile köyün sokaklarında
Zararı yoktu dünyada ki diğer insanlara
Oyuncakları kaybolmuştu oysa
Annesinin kokulu sıcak dokunuşunu
Babasının yüreğine bıraktığı şefkatli bakışını
Oyunlarını sakladığı sokağını
Yaşıtlarıyla çocuk dilince anlaşmalarını
Bir neşterle sıyırıp atamadı
Yaşadığı onca kayıpları
Kayıpların nerede yattığını
Bulamadı
Oturdu aklını bu soruya yatırdı
Sordu sordu kimse yanıtlamadı
O zaman hayale yatırdı geçmişini
Geçip giden güzel düşlerini
Şimdi ona ne oyuncak gemiler
Ne de renkli giysiler
Kaybettiği oyuncaklarını ah geri verseler
Dokunmayın
Sessizce geçmişe yaslanmış düşüncelerine
Bir bombada siz düşürmeyin…
Mihrican











0 Yanıt, “KAYIP OYUNCAKLAR”
Yorum Yapın