19 Jul 2007 için arşiv

19
Jul
07

Kandiliniz mübarek olsun

19
Jul
07

Regaib kandiliniz mübarek olsun

19
Jul
07

REGAİB GECESİNİN FAZİLETİ



HUTBE: REGAİB GECESİNİN FAZİLETİ 

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحيمِ لَقَدْ جَاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ اَنْفُسِكُمْ عَزيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَريصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُؤْمِنينَ رَؤُفٌ رَحيمٌ 

Muhterem Müslümanlar!
Recep ayının Müslümanlar arasında büyük bir değeri ve müstesna bir yeri vardır. Bu ay yaklaşırken, uyanık Müslümanlarda, maddi ve manevi bir hazırlık başlar; Recep ayının feyzinden ve bereketinden istifade için hayır ve hasenatta bir çoğalma olur. Çünkü Recep ayı, içinde ulvi tecellileri ve ilahi sırları saklamaktadır.
Recebi Şerif’in ilk cuma gecesi (19/20 Temmuz 2007), Reğaib gecesidir.
Reğaib, ihsanlar ye bol vergiler manasınadır. Allah Teala’nın kullarına İlahi lütfunun çokluğu, keremin bolluğu ve pek çok suçlunun bağışlanması sebebiyle bu geceye Reğaib gecesi adı verilmiştir.
Allah Teala’nın nezdinde zamanların değerleri birbirine eşittir. Fakat bazı zamanlarda zuhura gelen ulvi hadiseler, o vakte diğerlerinden daha üstün bir değer kazandırır.
Reğaib gecesi, ulvi gecelerden biridir. Bu gecenin hürmeti sebebiyle Rabbimiz pek çok günahkarlarm hatalarını rahmet-i İlahisiyle bağışlar.
Reğaib kandilinin bu değeri nereden kazandığı hususunda çeşitli beyanlar bulunmaktadır. Bunlardan biri, Hazret-i Amine validemiz böyle bir gecede Resulullah Efendimiz’e hamile olduğunu anladığı veya Hazret-i Abdullah ile evlendiği nokta-i nazarıdır.
Doğum tarihi ile ana rahmine intikal zamanı arasındaki müddetin, doğum müddetinden eksik olma ihtimali şu şekilde izah ve telif edilmektedir:
Arablar, cahiliyet devrinde bile, Receb-i Şerife hürmet gösterirlerdi; bu ay girince harp ve döğüş yapmazlar, çapulculukta bulunmazlardı. Fakat geçim sıkıntısına düştükleri zamanlarda, kabilelere ilan ederek ayların isimlerine takdim ve te’hir yaparlar; Cemaziyel-ahire Recep; Recep ayına da Cemaziyel-ahir derlerdi. Bu şekilde hareketle, kendilerince, harbe müsaade hükmü çıkarırlardı.
Resülullah Efendimiz’in peder ve valideleri, böyle ay isimlerinde değişiklik yapılan bir senede evlenmişlerdi. Aslında bu ay, Cemaziyel-ahir idi. Fakat isim değişikliği yapılması sebebiyle, Recep diye anılmış ve halk arasında böyle yayılmış bulunmaktadır.

Muhterem Müslümanlar!
Alemi kaplayan küfür bulutlarını dağıtacak, kalplerde yer tutan batıl inançları değiştirip iman nurunu yerleştirecek Hazret-i Muhammed’in ana rahmine intikali, dünya tarihinde büyük bir dönüm noktasıdır.
Zira küfrün ve putperestliğin amansız düşmanı, nurun ve hidayetin rehberi, fikirlerin fatihi, fakirlerin hamisi, yükselmenin teşvikçisi ve ins-ü cin Peygamberinin dünyaya şeref vereceği zaman yaklaşmaktaydı.
Me’yusların ümitgahı, yolunu şaşıranların delil-i rahı, perişan kimselerin penahı ve çaresizlerin sebeb-i felahı Hazret-i Muhammed’in nuru, Hazret-i Abdullah’tan Hazret-i Amine’nin alnına intikal etmiştir.
Çok geçmeden doğacak, küfr-ü cehli kovacaktı Zübde-i irfan, rahmet-i Rahman, muallim-i Kur’an Peygamber-i ahirzaman alemlere yavaş yavaş gölge salıyordu.
Halik-ı Kainatın habibi, «Levlak» ikliminin meliki ve enbiya silsilesinin serdarı Hazret-i Muhammed’in alemleri şereflendireceği zaman yaklaşıyordu. Zaman zarfına sığmayacak bir büyüklüğe sahip Hazret-i Muhammed’in teşrifi; zamana, mekana ve cinlere şeref kazandıracaktı.

Din kardeşlerini!
İlahi esrar hazinelerini içinde saklayan mübarek Reğaib gecesine rağbet göstermek, gönlü uyanık her mü’minin şiarı olmalıdır. Bu gece yaklaşırken oruç tutarak, kendini murakabe edip hesaba çekerek, istiğfarlar ederek derünunu tasfiyeye çalışmalıdır. Zira, gönül nurlanmadıkça marifetullah zevki doğmaz.
Sür, çıkar ağyarı dilden ta tecelli ede Hak.
Padişah konmaz saraya hane mamur olmadan.
Bu geceyi ihya için kaza ve nafile namazı kılmalı, tevbe-i istiğfar etmeli, Kur’an-ı Kerim ve salavat-ı şerife okumalıdır. Günün manasını birbirine anlatıp mü’min kardeşinin kandilini tebrik etmeli ve gecenin feyzini ruhumuza sindirmelidir.
Minarelerdeki kandiller gibi letayif kandilleri yanmalı, şüle şüle iklim-i ruhu aydınlatmalıdır. Okunan sala sesleriyle coşmalı, camilere koşmalı ve yapılan nasihatlerden faydalanmalıdır. Gökte melek, yerde mü’minler gecenin tes’idi için birbirleriyle yarışmalı, Allah Teala’ya kullukta bulunmalıdır.

    - Mehmed EMRE – Büyük Hutbe Kitabı – c. 1, s. 240 – 241 -

19
Jul
07

(( ÂH ))

y1pivqvdr9vistcrsvoakhikhznnpiysb-l9y-k38d8ryovrlvkinhub6x9bfw5aaij.jpg

(( ÂH ))

Âh…….Tek hece…Bütün Lisanlarda aynı olan manâ…Bir elif, ardından bir he…Allah adının ilk ve son harfi…
Elif ve he ile yanmış aşk…

Zora tahammülü güzel bulanlara değil; güzele tahammülü zor bulanlara yazgılıdır âh…

Güneşi izleyen bulut , gizleyebilir mi hiç varlığını güneşin; acıyı saklayan tebessüm, ya saklayabilir mi hiç vücudunu acının?

Dokunulunca en ince teline içindeki sızının, bülbül durabilir mi şeydalanmadan ta mahşer olunca?…

Her nereye bakarsa gördüğü âhtır aşkın; âh elinden niyaz için mescide girse dahi…Minaresi elif, kubbesi hedir çünkü camilerin…Ve hala elifin bağrı şerha şerha kan ve hala iki gözü iki çeşme henin…

Erbab-ı aşka pîşe heman her gün âh imiş
Her bir nefes ki âh ile geçmez, günah imiş…

Ve sözün düğümü; Âh mine-l aşk!…

Ceddimiz ne güzel kullanmış Âh’ı;

Âh Yâ Teslimiyet…


19
Jul
07

Beni sensiz bırakma Allah’ım

1415df.jpg

O büyülü saatlerinde pencereden sızan ay ışığının her bir cilvesinde,

 Sen’i düşünüyorum.

Yüreğim hasretle yanıyor;
bir gariplik hissediyorum, içim içime sığmıyor;

can kafesten uçmak istiyor.

Yediğim ekmekte, içtiğim suda, kokladığım
gülde,
ziyânın parıltısında, yağmur damlasında, kar taneciklerinde,
Sen’i düşünüyorum.

Güneşin her sabah doğuşunda, her akşam gurubunda

Sen’i düşlüyorum;


Aşkın kalbimi titretiyor.

Yürüdüğüm yollarda, konuştuğum insanlarda,

ikliminde uçuşan altın kanatlı kuşlarda hep sanatını görüyorum.

Rahmetine sığınıyorum…

Rahmetin;

hem hazanı, hem kışı, hem baharı, hem yazı,

hem arzı, hem semâyı, kucaklıyor. İkliminde fânî olmak,

 ebetlere yelken açmak istiyorum.

Bazen bir gülün kokusunda, bir güle bakışımda,

dokunuşumda, Habibini (sas) görüyorum.
Çiçekler, ötelerden O’nun (sas) kokusunu getiriyor.
Kuşlar haber veriyor; Âşık, Mâşukunu arıyor diye;
semtinde geziyor rûhum; belki görürüm diye.
Gözlerim Sevgili’nin yolunu ümit dolu bir intizarla bekliyor;

O’nun ışığı rûhuma doluyor…

Ey bîçarelerin çaresi, yolda kalmışların, gariplerin,

kimsesizlerin yardımcısı… Ey Mâbûd-u Mutlak!

Ümitle kapına geldim; girmeme izin verir misin?

Kirpiklerimi yıkayan gözyaşlarım, ıslak seccadem,

seherlerde semaya açılan avuçlarım şâhittir; yalan değil sevdam!

Ürperen kalbim, titreyen bedenim,

 vücudumun bütün zerreleri şâhittir, Sen’den başkasına yönelmedim.
Bir tomurcuğun şehbâl açması gibi, Ya Fettâh,

şu kalbi de Sana aç, aç ki kurtuluşa ereyim!

Erit beni, bir kor saç içime, ocaklar gibi yanayım;

Yüce Nebi (sas) gibi, Sana dilbeste olmuş dostların gibi…
Kokuşmuşluktan usandım, şu gurbetlikten bunaldım.

Hasretine artık dayanamıyorum.
Dizlerimde derman, gözlerimde yaş kalmadı.
Rûhum âb-ı hayat istiyor, adımı çağıran bir ses çekim alanıma girsin,

 içime hasretinin sancısını söndüren bir damla düşsün…
Garibim, acizim, bîçareyim gitmek istiyorum, canım toprak çekiyor.
Sana ulaşmak, ruhun tenden ayrılması ise, visalimi istiyorum.
İki damla gözyaşıyla Sana gelmeyi arzu ediyorum.

Beni, Sensiz bırakma Allah’ım!

19
Jul
07

Şimdi Ağlamak Vakti Gönlüm…

gull44.jpg
Seherin lahuti ikliminin bir demindeyiz ey gönlüm.

Aşkın kalbe gelip gelip vurduğu bu demde artık

 fanilikten sıyrılma zamanı.

Bütün mahlukatın hep birden kendilerine

nimet vereni zikre durduğu anda ,

senin de şükür zikrine başlama anın gönlüm…Muhabbetin bir zevk deryasına dönüştüğü ,

kalpden yanık kokularının geldiği anlarda ,

artık ağlama vaktidir gönlüm…Ağla kendin için şu vefadan yana yüz çevirmeyen

hal ve tavrın için ağla!Ağla ey gönlüm,ağla!

Ağla ki günahlarını silip götürecek başka dermanın yok.

İçine gurbeti soluklarken ,

her an faniliğinle fanilere takılıp kalmana ağla…Aşkın,

bir Kevser suyu gibi iliklerine kadar işleyip,

seni ayağa kaldırdığı şu vakitte ağla ve sığın

 o Yüceler Yücesi’ne!…

Bak , O ne kadar yakın ne kadar enis…O Güzeller Güzeli’ne sığın ve faniliğe bürünmüş

bütün güzellik timsallerinden sıyrıl!

Dünyada bulunan herşeyden daha kıymetli kalbini

O’nun emrine ver!…O’nu an ,seni ansın…

Kainat O’nun ,dünya O’nun ukba O’nun.

O zaman ne duruyorsun ey gönlüm ;

sığın O’nun kapısına ve ağla güneş doğasıya kadar.

Ağla ki ,

O’ndan başka yok sesini duyan ve yok isteklerine cevap veren…Bak,bütün mahlukat var edenine nasıl da ram olmuş…

Şöyle bir dinleyiver çevreni,

zikir sesinden senin gaflet perdesine takılıp kalmış

 kalbin bile ne sesler duyacaktır,

ne güzellikler yudumlayacaktır.Anla ki,bu dem ağlama vaktidir gönlüm.

Otur ve ağla…Muhabbetin bedene ansızın dağıldığı anda ağla ey gönlüm…

Her atışında kalbinin ,

aşkın ben varım dediğinde yan gönlüm ve ağla…

Ağla sabahlara kadar ağla ve yan!…

Yan ki ,yanılması gereken sevgili burada.

Muhabbetide hiçbir zaman geri çevirmez…Hadi gönlüm ,bırak bütün dünyayı geriye bırak ki,

kapılar açılsın bir bir.Yetmez mi bu dünyaya gönül verdiğin?

Artık O’nun kapısına gitme zamanı.Yaklaş, dokun,çal o kapıyı!…

Çalınması gereken bir kapı varsa o da bu kapı.

O kapıdan geri çevrileni gördün mü?

Firavunların bile birşeyler beklediği o kapı ,

senin gibi günahkar,vefasız ,

ama eşiğinde ağlayana kapanır mı?Ne olur Kapanmasın ALLAH’ım…

“RABBİM! SEN beni kendine dost seçinceye kadar yaşat,

ve aşkınla yandığım bir anda canımı al ki

ÖLÜM

 sana olan aşkımın adı olsun….”

19
Jul
07

Seni Sevmek………..

gull42.jpg

Seni Sevmek

Seni sevmek;
Varmaksa imanın her dem tadına
Ümitle bakmaksa daim yarına
Hasret çekmekse ölüm sonrasına
Sevginle değiştir Allah’ım bizi,
Vuslatına eriştir Rabb’im bizi.

Seni sevmek;
Azap ayetleri ile inlemekse
Müjde ayetleriyle dinlenmekse
Bir ömrü mizanda geçirmekse
Sevginle değiştir Allah’ım bizi,
Vuslatına eriştir Rabb’im bizi.

Seni sevmek;
Bilal misali canla birlemekse
Musab olup evinden vazgeçmekse
Süreka gibi geri dönmemekse
Sevginle değiştir Allah’ım bizi,
Vuslatına eriştir Rabb’im bizi.

Seni sevmek;
Habibini canlardan çok sevmekse
Nebinin potasında erimekse
Rasulün rotasında yürümekse
Sevginle değiştir Allah’ım bizi,
Vuslatına eriştir Rabb’im bizi.





@Hakkımda…@

İlahiaşk Cangüneşi

Son nefes Şeb-i aruz inşaALLAH,

Biz Mevlamızın AŞK HAMALLARIYIZ

Tek derdimiz Mevlamıza hakiki kullardan olabilmek,saygılarımla...

Web sayfama hoşgeldiniz, saygıdeğer ziyaretçilerim...

 

Temmuz 2007
M T W T F S S
« Jun   Aug »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031  

Blog İstatistiklerim...@

  • 324,346 hits

@İHH…@

  • SUYUNA SAHİP ÇIK!



  • İSTANBUL

    Feedjit

    @Kategorilerim…@