17
Ağu
07

H.Z Mevlana’nın sözleri


· Şu dünyada yüzlerce ahmak, etek dolusu altın verir de, şeytandan dert satın alır.
. Vazifesini tam yerine getirmemiş olanın vicdan yarasına ne mazaretin devası ne ilacın şifası deva getirmiş..
. Aşk altın değildir, saklanmaz. Aşıkın bütün sırları meydandadır..
. Yeşillerden, çiçeklerden meydana gelen bahçe geçici, fakat akıllardan meydana gelen gül bahçesi hep yeşil ve güzeldir..
· Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.
. Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide: Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki..
· Sen diri oldukça ölü yıkayıcı seni yıkar mı hiç?
· İsa’nın eşeğinden şeker esirgenmez ama eşek yaratılışı bakımından otu beğenir.
· Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.
· Ehil olmayanlara sabretmek ehil olanları parlatır.
· Leş, bize göre rezildir ama, domuza, köpeğe şekerdir,helvadır.
· Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır. Ama bülbül, kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?
· Pisler, pisliklerini yapar ama sular da temizlemeye çalışır.
· Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür. Selviyi hür bir halde yücelten, kederi de sevinç haline sokabilir.
· Nasıl olur da deniz, köpeğin ağzından pislenir, nasıl olur da güneş üflemekle söner?
· Akıl padişahı kafesi kırdı mı, kuşların her biri bir yöne uçar
· Tövbe bineği, şaşılacak bir binektir. Bir solukta aşağılık dünyadan göğe sıçrayıverir.
· O beden testisi ab-ı hayatla dopdolu, bu beden testisi ise ölüm zehiri ile. İçindekine bakarsan padişahsın, kabına bakarsan yolu yitirdin.
· Genişlik, sabırdan doğar.
· Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü, inananlara bayram günüdür, öküzlere ölüm günü.
· Kim daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur. Kıskançlık ateşten meydana gelir.
· Dünya tuzaktır. Yemi de istek. İstek tuzaklarından kaçının.
· Irmak suyunu tümden içmenin imkanı yok ama susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkanı yok.
· Gürzü kendine vur. Benliğini, varlığımı kır gitsin. Çünkü bu ten gözü, kulağa tıkanmış pamuğa benzer.
· Ey altın sırmalarla süslü elbiseler giymeye, kemer takmaya alışmış kişi. Sonunda sana da dikişsiz elbiseyi giydirecekler.
· Eşeğe, katır boncuğuyla inci birdir. Zaten o eşek, inciyle denizin varlığından da şüphe eder.
· Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.
· Oruç tutmak güçtür, çetindir ama Allah’ın kulu kendisinden uzaklaştırmasından, bir derde uğratmasından daha iyidir.
· Ayın, geceye sabretmesi, onu apaydın eder. Gülün, dikene sabretmesi, güle güzel bir koku verir. Arslanın, sabredip pislik içinde beklemesi, onu deve yavrusu ile doyurur.
· Zahidin kıblesi, lütuf, kerem sahibi Allah’tır. Tamahkarın kıblesi ise altın torbası.
. Allah ile olduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur..
· Sarhoş, cinayeti yapar da sonra “özrüm vardı, kendimde değildim”der. Kendinde olmayış,kendiliğinden gelmedi sana,onu sen çağırdın.
· İnsan gözdür, görüştür, gerisi ettir. İnsanın gözü neyi görüyorsa, değeri o kadardır.
· Birinin başına toprak saçsan başı yarılmaz. Suyu başına döksen, başı kırılmaz. Toprakla, suyla baş yarmak istiyorsan, toprağı suya karıştırıp kerpiç yapman gerek.
· Yoldaki bir tepecik seni bunaltmış,oysa önünde yüzlerce dağ var
· Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana, içinde inci vardır.
· Adalet nedir? Her şeyi yerine koymak. Zulüm nedir? Bir şeyi yerine koymamak,başka yere koymak.
· Hiçbir kafire hor gözle bakmayın. Müslüman olarak ölmesi umulur çünkü.
· Şu deredeki su,kaç kere değişti,yıldızların akisleri hep yerinde.
· Yol kesenler olmadıkça ,lanetlenmiş şeytan bulunmadıkça,sabırlılar ,gerçek erler,yoksulları doyuranlar nasıl belirir,anlaşılır?
· Oyun ,görünüşte akla uymaz ama çocuk oyunla akıllanır.
· Anlayış,edep şehirlilerdedir. Ziyafet,garip konaklamak da köylülerde.
· Resimler ister haberleri olsun,ister olmasın,hepsi de ressamın elindedir,o elden çıkar.
· Alışsan güvercin sallanan kamıştan kaçar mı hiç?O kamıştan göklere uçan yere alışmamış olan güvercin ürker,kaçar.
· Mal, sadakalar vermekle hiç eksilmez. Hayırlarda bulunmak,malı yitmekten korur.
· Çalınmış kumaş,devamlı kalmaz insanda. Hırsızı da darağacına götürür.
· Ağlayışın,feryat edişin bir sesi,sureti vardır. Zararınsa sureti yoktur. Zararda insan elini dişler ama zararın eli yoktur.
· Her korkuda binlerce eminlik vardır,göz karasında onca aydınlık mevcut.
· Verdiğini geri alan kişi, ***** gibi kusmuğunu yemiş olur.
· Şarap kadehtedir ama kadehten meydana gelmemiştir ki. Ağzını,şarabı verene aç.
· Ekme günü gizlemek toprağa tohumu saçmak günüdür. Devşirme günüyse tohumun bittiği gündür,karşılığını bulma günüdür.
· Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir. Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır.
· Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?
· Bülbüllerin güzel sesleri beğenilir de bu yüzden kafes çeker onları. Ama kuzgunla baykuşu kim kor kafese?
· Meyve ekşi bile olsa, olmadıkça ona ham derler
· Çayırlıktan, çimenlikten esip gelen yel, külhandan gelen yelden ayırt edilir.
· Dünya malı, bedene tapanlara helaldir.
· Gerçek kokusuyla, ahmağı kandıran yalan sözün kokusu, miskle sarımsak kokusu gibi, söz söyleyenin soluğundan anlaşılır.
· Her dil, gönlün perdesidir. Perde kımıldadı mı, sırlara ulaşılır.
· Ahlaksızların bağırışıyla, yürekli yiğitlerin naraları, tilkiyle arslanın sesi gibi meydandadır.
· Kötü nefis, yırtıcı kuştur.
· Hırsın yemdir, cehennemse tuzak.
· Doğan, avdan av getirir, fakat kendi kanadıyla uçar da avlanır. Padişah da bu yüzden onu keklikle, çil kuşuyla besler.
· Dil, tencerenin kapağına benzer. Kıpırdadı da kokusu duyuldu mu ne pişiyor anlarsın.
· Yemekle dolu karın, şeytanın pazarıdır.
· Sözle anlatılan şey, yalan bile olsa, kokusu, gerçek olduğunu da haber verir, yalan olduğunu da.
· Canım bedenimde oldukça, kulum, köleyim, seçilmiş Muhammet’in yolunun toprağıyım. Birisi sözlerimden bundan başka söz naklederse, o kişiden de bezmişim ben, o sözden de.
· Sevgiden, tortulu bulanık sular arı-duru bir hale gelir. Sevgiden, dertler şifa bulur. Sevgiden, ölüler dirilir. Sevgiden, padişahlar kul olur. Bu sevgi de bilgi neticesidir.
· Mumundur karanlık veren sana. Anlatırdım bunu ama, gönlünün beli kırılıverir. Gönül şişesini kırarsan artık, yaşamak fayda vermez.
· Rüşvet alan para pul padişahı değiliz. Paramparça olmuş gönül hırkalarını diker, yamarız biz.
· Aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları olmasaydı, dünyada su da olmazdı, ateş de.
· İki parmağının ucunu gözüne koy. Bir şey görebiliyor musun dünyadan? Sen göremiyorsun diye bu alem yok değildir. Görememek ayıbı, göstermemek kusuru, uğursuz nefsin parmağına ait işte.
· İnsan, gözden ibarettir aslında, geri kalan cesettir. Göz ise ancak dostu görene denir.
· A kardeş, keskin kılıcın üzerine atılmadasın, tövbe ve kulluk kalkanını almadan gitme.
· Bir gömlek derdine düşeceksin ama belki o gömlek kefen olacaktır sana.
· Dün geçti gitti. Dün gibi, dünün sözü de geçti. Bugün yepyeni bir söz söylemek gerek.
· Saman çöpü gibi her yelden titrersin. Dağ bile olsan, bir saman çöpüne değmezsin.
· O dağa bir kuş kondu, sonra da uçup gitti. Bak da gör, o dağda ne bir fazlalık var ne bir eksilme.
· Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da nedir bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra
· Gördün ya beni gamdan başka kimse hatırlamıyor, gama binlerce defa aferin.
· Nefsin, üzüm ve hurma gibi tatlı şeylerin sarhoşu oldukça, ruhunun üzüm salkımını görebilir misin ki?
· Ağzını kapa ve altın dolu avucunu aç. Ceset cimriliğini bırak da cömertliği seç.
· İnanmışsan, tatlı bir hale gelmişsen, ölüm de inanmıştır, tatlılaşmıştır. Kafirsen, acılaşmışsan, ölüm de kafirleşir, acılaşır sana.
· Doğruluk, Musa’nın asası gibidir. Eğrilik ise sihirbazların sihrine benzer. Doğruluk ortaya çıkınca, bütün eğrilikleri yutar.
· Bir kötülük yaptıktan sonra pişmanlık hissetmek Allah’ın inayet ve muhabbetine mazhar olmanın delilidir.
· Sıkıntı ve huzursuzluk mutlaka bir günahın cezası, huzur ise bir ibadetin karşılığıdır.
· Üzerinde pek çok meyveler bulunan bir dalı, meyvalar aşağı doğru çeker. Meyvasız bir dalın ucu ise, servi ağacı gibi havada olur.
· Topluluk bizim yanımıza geliyor. Susacak olsak, incinirler. Bir şey söyleyecek olsak, onlara göre söylemek lazım geldiğinden o zaman da biz inciniriz
· Ümit, güvenlik yolunun başıdır.
· Kuş seslerini öğrenen kimse, kuş olmadığı gibi aynı zamanda kuşların düşmanı ve avcısıdır.
· Dert, insana yol gösterir.
· İman, namazdan daha iyidir. Çünkü namaz beş vakitte, iman ise her zaman farzdır.
· İki canlı kuşu birbirine bağlasan, dört kanatlı oldukları halde uçamazlar, çünkü ikilik mevcuttur.
· Sokak köpeğine ister altın, ister yünden tasma tak, yine sokak köpeği olmaktan kurtulamaz.
· Cübbe ve sarık ile alimlik olmaz. Alimlik, insanın zatında bulunan bir hünerdir.
· Değil mi ki gönül mutfağında yemekler tabak tabak, peki ne diye aşağılık kişilerin mutfağına kase tutacakmışım?
· Hangi tohum yere ekildi de bitmedi, ne diye insan tohumunda böyle bir şüpheye düşüyorsun?
· Testi taştan korkar ama o taş çeşme oldu mu, testiler her an ona gelmeye can atar.
· Sus artık yeter! Sır perdelerini pek o kadar yırtma. Çünkü bize, kırıkları sarıp onarmak,
sırları örtmek yaraşır.
· Altın aramıyorum, altın olmaya yeteneği olan bakır nerede?
· Varlık peteğini ören arıdır. Arıyı vücuda getiren mum ve petek değildir. Arı biziz. Şekil sadece bizim imal ettiğimiz mumdur
· Dünya köpüktür. Tanrı sıfatlarıysa denize benzer. Fakat şu cihan köpüğü, denizin arılığına, duruluğuna perdedir.
· Sözün içini elde etmek için harf kabuğunu yar. Saçlar da sevgilinin yüzünü, gözünü örter.
· Burnuna sarımsak tıkamışsın, gül kokusu arıyorsun.
· Biz, tulumla, küple, testilerle tatmin olmayız. Bizi çekip ırmağınıza götürün.
· Dünyaya demir atmış Karun’u, yer çekti, yuttu. Ulular ulusu İsa’yı gökyüzü çekti, yüceltti.
· Ekmek, beden hapishanesinin mimarıdır.
· Gübre olup bostanın gönlüne giren pislik, yok olur gider de pislikten kurtulur, kavunun, karpuzun lezzetini arttırır.
· Avlanmak istedik mi uçup gittiğimiz yer Kafdağı’dır. Akbaba gibi leş avlamayız biz.
· Bir köpeğin önüne bir çuval şeker koysan bile, onun gönlü yine leş peşindedir. Şekerden ne anlar o?
· Allah ile birleşmek demek, senin varlığının O’nunla birleşmesi demek değildir. Senin yok olmandır.
· Küfürle iman, yumurtanın akıyla sarısına benzer. Onları ayıran bir berzah var, birbirine karışmazlar.
· Köpekler gibi kızmayı bırak, arslanların gazabına bak. Arslanların gazabını görünce de var, bir yaşına girmiş koyun gibi yavaş ol.
· Din evinde haset faresi bir delik açar ama kedinin bir miyavlaması ile ürker kaçar.
· Kadınlar, aklı olanlara, gönül sahiplerine pek üstün olurlar. Cahillere gelince, onlar, kadına üstündür. Çünkü tabiatlarında hayvanlık vardır. Sevgi ve acımak, insanlık vasıflarıdır. Hiddet ve şehvet ise hayvanlık vasıfları.
· Mümin bir kopuza benzer. Madem ki inanan kişi feryat edip ağlamada kopuzdur, kopuz kendisine mızrap vuran olmadıkça feryat etmez.
· Madem ki, akıl babandır beden de anan, oğulsan babanın yüzüne bak.
· Yeryüzü ile dağda aşk olsaydı, gönüllerinde bir ot bile bitmezdi.
· Kuş, kafeste kaldıkça başkasının buyruğu altındadır. Kafes kırıldı da kuş uçtu mu, nerede ona geçecek buyruklar?
· Bal çanağının ağzı kapalı. Sen ise, üstünü, yanını yalayıp duruyorsun. Çanağı yere çal,
· İnsana bütün korku içinden gelir fakat insanın aklı daima dışarıdadır.
· Dil, anlamlara bir oluktur adeta, fakat nereden sığacak oluğa deniz?
· O kadar çok koşmayın, o kadar yorulmayın, şu yerin altında çırak ne olmuşsa usta da o olmuştur.
· Bir lağımın pis kokusunu koklamak, ruhu kokuşmuş zenginlerle sohbetten yüz misli iyidir.
· Sen, yeni bir çocuk doğurmadıkça, kan tatlı süt haline gelmez.
· Hırsızlara, kötülere, alçaklara acımak, zayıfları kırıp geçirmektir.
· Aşk, davaya benzer. Cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki.
· Tohum yerde gizlenir de, o gizlenmesi bağın, bahçenin yeşermesine sebep olur.
· Yazı yazılırken eli görmeyen kişi, yazı kalemin oynamasıyla yazılıyor sanır.
· Gül solup, gül bahçesi harap olduktan sonra gülün kokusunu nereden duyabiliriz? Gülsuyundan!
· Firavun, yüzbinlerce çocuk öldürttü, aradığıysa evinin içindeydi.
· Geminin içindeki su, gemiyi batırır. Geminin altındaki suysa, gemiye arka olur.
· Aynanın berraklığını yüzüne karşı söylersen, ayna hemen buğulanır, seni göstermez olur.
· Eşek, suyun kadrini bilseydi, ayak yerine baş koyardı ırmağa.
· Aklın deveciye benzer, sense devesin. Aklın seni ram eder, ister istemez dilediği yere çeker götürür.
· Eğer parça buçukta bütünle beraberdir, ondan ayrılmaz diyorsan, diken ye, diken de gülle beraberdir.
· Gümüşün dışı aktır, berraktır ama onun yüzünden el de kararır, elbise de.
· Ateşin kıvılcımlarıyla al al bir yüzü vardır. Ama yaptığı kötü işe bak, karanlığı seyret.
· Yoksul, cömertliğin aynasıdır.
· Peygamberler insanları Allah’a ulaştırmak için gelmişlerdir. İnsanların hepsi bir bedense, kulla Allah birleşmişse kimi kime ulaştıracaklar?
· Bir mumdan yakılan mumu gören, gerçekten de asıl mumu görmüştür. Düşünenlerin
düşündürdükleri…
· Sabır, genişliğin anahtarıdır.
· Gündüz gibi ışıyıp durmayı istiyorsan, geceye benzeyen varlığını yaka dur.
· Ana karnındaki çocuğa doğmak, dünyadan göçmektir
· Somuna benzer bir şey düzsen, emdin mi, şeker gelir ondan, ekmek tadı değil.
· Terazide arpa altınla yoldaş olur ama bu, arpanın da altın gibi değerli olmasından değildir.
· Koruktaki su ekşidir ama koruk üzüm olunca tatlılaşır, güzelleşir. Derken küpte yine acır, haram olur fakat sirke olunca ne güzel katıktır.
· Ay, yıldızlardan utanır ama yine de cömertliği yüzünden yıldızların arasında bulunur.
· İnanan, inananın aynasıdır.
· Sen şekillerde kalırsan puta tapıyorsun demektir. Her şeyin şeklini bırak, manasına bak
· Rengi kara bile olsa, bir kişi seninle aynı maksadı güdüyorsa, ona ak de, senin rengindedir.
· Hacca gideceksen, bir hac yoldaşı ara. İster Hint’li olsun, ister Türk, ister Arap. Şekline, rengine bakma, maksadı ne, ona bak.
· Yokluk, varlığın aynasıdır.
· Arslanın boynunda zincir bile olsa, bütün zincir yapanlara beydir arslan.
· Zıddı meydana çıkaran, onun zıddı olan şeydir. Bal, sirkeyle belirir.
· Kasırga pek çok ağaçlar yıkar fakat yeşermiş bir ota ihsanlarda bulunur.
· Dostların ziyaretine eli boş gelmek, değirmene buğdaysız gitmektir.
· Herkes güneşi görebilseydi, güneşin ışıklarına delalet eden yıldızlara ne ihtiyaç vardı?
· Hiç köpeğin havlaması, ayın kulağına değer mi?
· Huzurunda bulunmayanlara bile böyle elbiseler, böyle yiyecekler verirse, kim bilir konuğun önüne ne nimetler koyar.
· Hıristiyanların bilgisizliğine bak ki, asılmış Tanrı’dan medet umuyorlar.
· Resim, ressama, beni kusurlu yaptın diye söz mü söyleyebilir?
· İnsanoğlu, dilinin altında gizlidir. Dil, can kapısının perdesidir. Yel, perdeyi kaldırdı mı ne var, belirir bize.
· Sen de sağ eline bir sopa aldın ama senin elin nerede, Musa’nın eli nerede
· Akıllı birisinden gelen cefa, bilgisizlerin vefasından iyidir.
· Kara odun ateşe eş oldu mu, karalığı gider, tümden ışık kesilir.
· Bağış, kine merhemdir.
· Tahta içinde yaşayan kurt, o tahtanın fidan olduğu vakit ki halini bilir mi hiç?
· Madem ki hırsızsın, bari o güzelim inciyi çal, madem ki gebe kalıyorsun, bari yüce bir çocuğa gebe kal.
· Korukla üzüm birbirine zıttır ama, koruk olgunlaştı mı güzel bir dost olur.
· Tanrı yüzünü çirkin yaratmışsa, kendine gel de, hem çirkin yüzlü hem çirkin huylu olma bari.
· Aynada bir şekil görürsün hani, senin şeklindir o, aynanın değil.
· Satrançta piyon yola çıkar da, sonunda yüce vezir olur.
· Kibir kokusu, hırs kokusu, tamah kokusu, söz söylerken soğan gibi kokar.
· Sonsuzun iki yanı da yoktur, ortası nasıl olabilir?
· Dosttan, yakınlardan gelen bir cefa, düşmanın üçyüzbin cefasına bedeldir.
. Bal yiyen arısından gocunmaz..
· Güneşin ışığı pisliğe vursa bile pislenmez, ışıktır o.
· Başın ırmağın suyuna daldı mı, suyun rengini nasıl görebilirsin?
· Davud’un elinde mum oluyor, senin elindeyse mum, demire dönüyor.
· Sabır, insanı maksadına en tez ulaştıran kılavuzdur.
· Yılan yumurtası da serçe yumurtasına benzer ama aralarında ne kadar fark var.
· Bilginin, iki kanadı vardır, şüphenin tek.
· İkiyüz batman bala, bir okka sirke döksen, balın içinde erir, gider. Balı tattın mı sirkenin tadını bulamazsın fakat tartarsan bir okka fazla gelir. Demek ki sirke, hem yok olmuştur, hem vardır.
· Bir kuyudan her gün toprak çeker, her gün orayı kazar, eşersen, sonunda arı duru suya ulaşırsın.
· Denizden bile yerine su koymadan devamlı su alsan, bu işin denizleri çöle çevirir.
· Sen, yerdeki yeşillik gibisin, ayağın bağlı. Bir yel esti mi, tam inanca ulaşmadan başını sallarsın.
· Oltandaki et lokması, balık avlamak içindir. Öyle lokma ne bağıştır ne cömertlik.
· Sözün eğri olsa da, anlamı doğru bulunsa, sözdeki o eğrilik, Tanrı’ya makbuldür.
· İçen akıllıysa, aklının parlaklığı daha da artar, fakat kötü huyluysa daha beter olur. Ama halkın çoğu kötü olduğundan, beğenilmez huylara sahip bulunduğundan, içki herkese haram edilmiştir.
· Eşeğin ardını öpmekte bir tat, tuz yoktur. Faydasız yere, sakalını, bıyığını kokutur.
· Pirlik, saçın sakalın ağarması ile elde edilmez. İblisten daha ihtiyar kim var?
· Tavus kuşu gibi sadece kanadını görme, ayağını da gör.
· Pirenin ısırışından meydana gelen yanış, seni yılan soktu mu yok olur gider.
· Öküz, ansızın Bağdat’a gelir, şehri bir baştan öte gezip, dolaşır. Bütün o zevki, hoşluğu, tadı, tuzu görmez de göre göre karpuz kabuğunu görür.
· Hani bir hayvan vardır, porsuktur adı. Dayak yedikçe semirir, büyür, köteği yedikçe daha iyileşir, sopa vuruldukça semirir, insan da gerçekte porsuktur, çünkü o da dert, mihnet sopasıyla büyür, semizleşir.
· Uçan kuş, yeryüzünde kalsa tasalanır, derde düşse ağlayıp inlemeye koyulur. Fakat ev kuşu, kümes hayvanı, yeryüzünde sevinçle yürür, yem toplar, neşeyle koşar durur.
· Ölülerle savaşıp gazilik elde edilmez.
· Hoş, güzel ömür, yakınlık aleminde can beslemektir. Kuzgunun ömrü ise fışkı yemeye yarar.
· Kin, sapıklığın da aslıdır, kafirliğin de.
· Kuru duayı bırak, ağaç isteyen tohum eker.
· İnciyi sedefin içinde ara, hüneri de sanat ehlinden iste.
· İnsan bir ağaca benzer, kökü, ahdinde durmaktır.
· Susmakla canın özü, yüzlerce gelişmeye ulaşır. Ama söz, dile geldi mi, öz harcanır.
· Hiç ay, yeryüzünde ev sahibi olur mu?
· Hırs, çirkinlikleri bile güzel gösterir.
· Padişahın adamlarından biri, zindanın burcunu yıksa, zindancının gönlü bu yüzden kırılır mı hiç?
· Hiçbir şeyden haberi olmayan cansızlardan, gelişip boy atan bitkiye, bitkiden yaşayış, derde uğrayış varlığına, sonra güzelim akıl, fikir, ayırt ediş varlığına geldin.
· Yol afetleri içinde şehvetten beteri yoktur.
· Demirciliği bilmiyorsan, demirci ocağından geçerken sakalın da yanar, saçın da.
· Taş, taşlıktan çıkıp yok olmadıkça, mücevher olup yüzüğe takılır mı hiç?
· Padişah, töhmet altına alınanı Karun’a çevirir. Artık suçsuzu ne hale kor, onu sen düşün.
· Eğri ayağın gölgesi de eğridir.
· Tam inanç aynası kesilen kişi, kendini görse bile, Tanrı’yı görmüş olur.
· Bilgiye ulaştı mı ayak, kanat olur.
· Göz olgunlaştı mı, temeli, özü görür. Ama kişi şaşı oldu mu parça buçuğu görür ancak.
· Sınama, deneme yolunda bilgi, tam inançtan aşağıdır, zindansa yukarı.
· Can, doğan kuşuna benzer, beden ona bir tuzak

About these ads

23 Responses to “H.Z Mevlana’nın sözleri”


  1. Mart 16, 2008, 6:58 am

    çok iyi emeği geçen herkese tşk ediyorum

  2. 2 MARASLI_46 RABIA
    Haziran 15, 2008, 1:09 pm

    Masallah_allahim ne mübarek zaatti ya gercekten sözleri insani cok düsündürio_ bendee MEVLANA gibi dönmek istiyorum_ ama kizlar yapabilirmi ki? hem kendi basima almanyada nasil örencem ki!! ama gercekten ögrenmeyi cok istiyorum bi defa denedim acayip basim döndü_ öyle zikir etmeyi basaramiom _ neysee allahim hepimizin hatalarini ve günahlarini affetsin :D

  3. 3 şevki süner
    Şubat 20, 2009, 12:05 pm

    slm sizlere gönül dostlarım sizlere ne kadar anlamlı şeyler de söylesek bizler için önemli olan sizlere ne kadar gönülden kelimeler sunabilmektir. mevlananın yolunda ilerlemek insanlarrımıza mutluluk getirecektir. bından her kes ve her gönül gibi sizler de emin olabilirsiniz.

  4. 4 şevki süner
    Şubat 20, 2009, 12:08 pm

    O İnsan ki ALLAH yolunda bir ömrü harcamış ve insanlara ne kadar da güzel mana ve anlam dolu sözler söylemiş. sen den ALLAH razı olsun Hz Mevlana.kucak dolusu sevgiler ve saygılar,

  5. 5 Eyup
    Nisan 2, 2009, 3:52 am

    Selam su kalem tut bizi aydinliga getiren ve gonlumuzu Hz Mevlana gibi bir deryanin icinde bulunmamizi saglan ellere hayirlar gelsin basina,Dostlugun gecede parlayan bir yildiz gibi olsun ve su yayinladiklarin bir omre bedel tesekkurler sana guzel dost iyiki varsin, sayfaniz cok guzel saygilar

  6. 6 Elif
    Ağustos 25, 2009, 12:06 am

    Ben 14 Yasindayim ve ben bu Sözlere cok duygulandim,,,Ben yine mevlananin Hayatini okudugumda agladim…. Sizlere de cok tesekkür ederim….

  7. 7 ümmet
    Ekim 22, 2009, 11:38 pm

    es selamün aleyküm we rahmetullahi we berekatühü can kardeslerim,
    bismillahirRahmanirRahim.
    Allah cümlemizden razi olsun insaallah(amin).
    hz. Mevlana nin sözleri cook güzel we cok degerli.
    Allah rahmetini ondan esirgemesin insaallahuteala…Rahman a emanet olun ebeden..

  8. 8 perihan sahin
    Kasım 11, 2009, 9:29 am

    hayatin isik kapilarindan gecmek dünyada yasayan tüm insanlar bir damlasini anliyabilselerdi zaten hayat cenet icinde gecerdi sevgi hayati herseyle sevmek ilahi bir ask herseye sevgiyle bakmak aslinda ne kadarda zor görünse bazi seyler elimizde cünkü hayati kendimiz seciyoruz tabiki yasadigimiz hayat kosulari cevre cok önemli aslinda sadece yapmamiz gereken su bence sevgiyi kendimize layik görmek hz mevlana vede yüce ALLAHIN bize verdigi mesajlar sevgidir hayat sevgiyle güzeldir

  9. Nisan 15, 2010, 12:04 pm

    Hz.Mevlana O KADAR GÜZEL YAZMIŞ Kİ ANLATAMAM BEN 12YAŞIMDA OLDUĞUM HALDE DUYGULANDIM HZ.MEVLANANIN BU SÖZLERİNİ YAYINLADIKLARI İÇİNDE TEŞEKKÜR EDER SAYGILARIMI SUNARIM.
    BYE BYE

  10. Nisan 15, 2010, 12:04 pm

    Hz.Mevlana O KADAR GÜZEL YAZMIŞ Kİ ANLATAMAM BEN HZ.MEVLANANIN BU SÖZLERİNİ YAYINLADIKLARI İÇİNDE TEŞEKKÜR EDER SAYGILARIMI SUNARIM.
    BYE BYE

  11. 11 .....
    Haziran 11, 2010, 7:36 pm

    Selam kardeşlerim ne güzel demiş Mevlana “Uzaklık deyip dert ettiğin nedirki sevgili..?Biz,yaradanı görmeden sevmedikmi? sadece görünen değildir hayat.Önemli olan görmeden iman sevgi ve bağlılıktır yaradana……..

  12. Ekim 16, 2010, 10:09 am

    esselamün aleyküm verahmetullah…gerçekten hepsi birbirinden güzel kelimeler gerçekten hayran kaldım…

  13. 13 kalpsizcivciv
    Kasım 27, 2010, 9:10 pm

    şu toprağa sevgiden başka tohum ekmeyiz sözünün anlamını bilen varmı

    • Mart 2, 2012, 9:15 pm

      Toprağa sevgi ekmek;

      Mecaz…

      Mecazi anlam yüklenen bu deyim de anlatılmak istenen; “Biz ne yaparsak, ne söylersek sevgi üzerine anlatır ve söyleriz. Dolayısı ile çabalarımızın meyvesini de yine sevgi olarak alırız…”

      “Ben bu yola baş koydum” deyimi de benzer bir söylemdir. “Ben gerekirse bu yolda ölürüm” anlamında.

      • Mart 3, 2012, 5:47 pm

        Ayrıca insanın mayasının bir yönü de topraktır. Ruhu hesaba katmazsak geldiğimiz yer de toprak, gittiğimiz yer de… Nihai menzil ise Yüceler Yücesi Rahman’ın sevgi ve şefkat kanadıdır. Ölüm anını “Şeb-i Arus”; sevgiliye kavuşma gecesi olarak isimlendiren Hz. Pîr’in deyimi ile her nefeste sevgiliye bir nefes daha yaklaşmış oluyoruz.

        İnanan-inanmayan – Dindar-Ateist – Müslüman-Hristiyan – Putperest-Budist yani yeryüzündeki bütün insanlar için ölüm; %100 kesin bilgidir. Geldiğimiz ve gittiğimiz yer de aynıdır. Bizler annelerimizin karnına beden olarak gökyüzünden gelmiyoruz. Topraktan geliyoruz. Adem (a.s) ‘den kıyamet zamanında kadar son doğacak kişinin bedenini oluşturacak olan element/toprak şu an bu evrenin içerisinde mevcut ve hazır. Ancak ruh hakkında kesin bilgi sahibi değiliz. Bu yüzden Hz. Mevlânâ’nın söylediği sözler okunduğu gibi anlaşılmaz. İçi hikmet sırları ile doldurulmuştur.

        Selamlar…

  14. 16 NEVŞEHİR_Lİ_RABİA_50
    Aralık 2, 2010, 3:53 pm

    SLM@LEYKUM bir insan nasıl da bu güzel içtenlikle söylenen sözleri söyler.. Nasıl da bir insan ibret verici davranışları farkında olmadan nasıl da iyilik eder.. Her insan Hz MUHAMMED VE Hz MEVLANA GİBİ KİŞİLİĞE SAHİP OLUR İNŞALLAH:……… :D :D :10:

    • Mart 2, 2012, 9:09 pm

      EĞER İNSANLAR BİLDİKLERİNİ KONUŞACAK OLSAYDI : DÜNYAYI DERİN BİR SESSİZLİK ALIRDI…

      “Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguyu paylaşanlar anlaşır…”
      ……………………….

      Yüce Pîr Hazreti Mevlânâ…
      Allah aşkı ile geçen koskoca bir ömür…
      Ve ömür boyunca Cenab-ı Hakkın huzurunda sanki her an namazdaymış gibi edepli, istikametli ve dirayetli bir ESAS DURUŞ.
      Müslümanlara namaz günde 5 vakit farz kılındı, aşıklara ise günde 24 saat…
      Namaz vakitleri sana… Banadır… Oysa aşıklara vakit haramdır! Onlar için huzura çıkmanın ne vakti vardır, ne saati.

      Çünkü onlar bedenlerini dünyada bırakıp gönülleri ile çıktıkları huzurdan hiç ayrılmazlar…

      Yüce Pîr Hazreti Mevlânâ…

      Yol göstericim, manevi mürşidim, ruhumun Doktoru Hz. Mevlânâ…

      Kalbimin kırıldığında, haksızlığa uğradığımda, istediklerimin olmadığında nasihatlerine müracaat edip, teselli bulduğum Allah dostu Hz. Mevlânâ…

      Bize Allah’tan daha yakın, bizi Allah’tan daha çok seven kimsenin bulunmadığı bu dünyada bakış açımı değiştiren Yüce Pîr Hz. Mevlânâ…

      Ne zaman sıkıntıya düşsem ruhaniyetinin yanımda olduğunu hissettiğim erenler Padişahı Hz. Mevlânâ… İnsanları aşka, sevgiye, bir birini anlamaya, dinlemeye çağıran, zulmü bertaraf edip yerine sevgiyi inşa etmeye çalışan,;

      ÂDEM’DEKİ ÂLEMİ, yazdırdığı Mesnevi’sinde uzun uzadıya anlatan İnsan-ı Kâmil Hz. Mevlânâ…

      Yüreğimdeki sonsuzluk dilinin tercümanı; Kal’u Belâ’da kendisine biat ettiğim yol güzergâhımın aynası Hz. Mevlânâ…

      Mesnevî’sindeki Allah aşkını dalga dalga asırlara, çağlara ulaştıran, “Gel!” diyerek cümle yaratılmışı Rahmeti bol Padişahın aşkına ve sevgisine buyur eden; Kindarlığın yerine dindarlığı, düşmanlığın yerine dostluğu, insanlara eziyet etmenin yerine yardımına koşmayı görev bilen, çevresine anlatan, adaleti yeryüzüne kaim kılmaya çalışan Hz. Mevlânâ…

      Nefsimizin Firavununa Musa kılıcı ile savaşmayı öğreten, Allah ve Peygamber aşkının sevgi kılavuzu, bir ayağı arz’da, bir ayağı arş’ta gönül sema’sı yapan Hz. Mevlânâ…

      – Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in kölesi;
      – Yüce Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) ‘nın ayağının tozu Hz. Mevlânâ:
      Keşke ben de senin ayağının altında bir toz zerresi olabilseydim ne olurdu…

      İslam’ın insana kazandırdığı şerefi, Can Muhammed Mustafa’nın üstün ahlakını, yaş-kuru içinde her şeyi muhafaza eden Kelâm-ı Kadîm’in kadim dilini anlatan Yüce Pîr Hz. Mevlânâ ‘nın ruhaniyetine selam ve naçizane hürmetlerimi iletirken, iyi mi yaptım kötü mü, bilmiyorum ama çok küçük de olsa bazı eklemeler yaparak aşağıya aktardığım dizelerinden dolayı iyi niyetle bile olsa haddimi aştığım için yüce Pîr’den affını diler, hoşgörüsüne sığınırım…

      (Kırık kalplilere.. Dertli gönüllülere… İçi güneş kadar aydınlık olsa da dünyası zindan olanlara bir teselli niyetine:)

      Üzülme!..
      İnsanlar senin kalbini kırmışsa üzülme!
      Rahman: (c.c), “Ben kırık kalplerdeyim” buyurmadı mı?”
      O halde ne diye üzülürsün ey can!

      Sanma ki dert sadece sende var.
      Şunu bil ki;
      Sendeki derdi nimet sayanlar da var. Umudunu yıkma; Yusuf’u hatırla. Dert nerede ise deva oraya gider. Yoksulluk nerede ise nimet oraya gider. Soru nerede ise cevap oraya verilir. Gemi nerede ise su oradadır. Suyu ara, susuzluğu elde et de sular alttan da yerden de fışkırmaya başlasın. Dünya malı Allah’ın tebessümüdür.
      -Ona bak, ama sarhoş olma!

      Gündüz gibi ışıyıp durmak istiyorsan; önce gece gibi kapkaranlık nefsini yak !..

      Ayağın kırıldı diye üzülme!
      Allah senden aldığı ayak yerine belki sana kanat verecek.

      Kuyu dibinde kaldın diye üzülme! Yusuf kuyudan çıktı da Mısır’a sultan oldu, unutma!
      İstediğin Bir şey; Olursa Bir Hayır,
      Olmazsa Bin Hayır Ara…
      Geçmiş ve gelecek insana göredir. Yoksa hakikat âlemi birdir. Bu âlem bir rüyadır. Zanna kapılma ey can! Rüyada elin kesilse de korkma, elin yerindedir. Dünya bir rüya ise, başına gelen felaketler de geçicidir. Neden çok üzülürsün ki? Her şey üstüne gelip seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde sakın vaz geçme:

      – Çünkü orası gidişatın değişeceği yerdir. Dikenler eline batıp, canını acıttığında; Anla ki, güle ulaşmana çok az kalmıştır. Bu âlemin, bu kâinatın kitabı sensin. Aç da kendini oku ey can!
      Kâinatın en uzak köşesi, senin içinde ufak bir nokta… Ama sen bunun farkında bile değilsin. Derdin ne olursa olsun korkma! Yeter ki umudun ALLAH olsun…

      Herkes bir şeye güvenirken;
      Senin güvencen de ALLAH olsun.

      Hiçbir günah, ALLAH’ın yüce merhametinden büyük değildir ama;
      Sen yine de günah işlememeye bak.

      Ûzûlme..!

      Derdin ne olursa olsun , bir abdest al nefes gibi…

      Ve bir seccade ser odanın bir kösesine, otur ve ağla , dilersen hiç konuşma. O seni ve dertlerini senden daha iyi biliyor unutma. Dua ederken O’na kırık bir gönülle el kaldır. Çünkü Allah’ın merhamet ve ihsanı, gönlü kırık kişiye doğru uçar.

      Sopayla kilime vuranın gayesi, kilimi dövmek değil, tozu kovmaktır. Allah tozunu alıyor diye, niye kederlenirsin ey insan..?

      (1.Bölümün sonu)

  15. 18 ceren
    Şubat 26, 2011, 11:32 pm

    Bana bir ben lazım,bir de beni anlayan.. Beni bir ben anlarım,birde beni Yaradan..

  16. 19 HÜSEYİN ÖNEY
    Mayıs 25, 2011, 7:37 am

    bu sözler insanı olgunlaştırır… insanı insanlaştırır…

  17. 20 Şeref Yücel
    Mayıs 22, 2013, 10:06 am

    “Dünyada en unutulmayacak yüz, ANNE yüzüdür…”

    Serveri Kâinat Can Muhammed Mustafa Sallallahû alethi vesellem.

    Yapma Gönül!

    Bu postu sana ulu-orta serdirmezler.
    Dilenci kılığıyla saraya girdirmezler.
    Sevda için çöllerde imtihan vermeden,
    Her “MECNUN” um diyeni “LEYL” ya erdirmezler.

    Yüce Pîr Hazreti Mevlâna

  18. 21 Leman
    Haziran 15, 2014, 12:12 pm

    ben daha11 yasindayimve azerbaycanliyam. Boyle seyler duydukda sanki tuylerim diken-diken oluyor.ve bunlar bana ahireti hatirlatiyor…!?.

  19. 22 Leman
    Haziran 15, 2014, 12:14 pm

    siz o kadar guzel sozler yazmissiniz ki adeten insanin alamai geliyor icinden!(((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((…

  20. 23 Mustafa Arslan
    Aralık 17, 2009, 12:37 am

    Selam kardeslerim yukarida yazmis oldugum yazi bana aittir,lütfen yayinlansin bence hic bir sakincasi yoktur.Mustafa Arslan


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


@Hakkımda…@

15 Kasım 1971/26 Ramazan 1391 Niğde Değirmenli Kasabası doğumluyum.

1977' den itibaren Eğitim hayatımı İstanbul’da tamamladım.

Halen Dünyanın incisi İstanbul’da ikamet etmekteyim.

Biz Mevlamızın İlahiaşkının Hamallarıyız

Tek derdimiz; Mevlamızın Hakiki Kullarından Olabilmek ve Rızasını Kazanabilmek…

Terk-i dünya/ Terk-i Ukba/ Terk-i Terk/ Hiçlik/ Aşk-ı Deryada damla / Kulluk...

Dileğimiz; Son Nefesimizde Şeb-i Arusu yaşayabilmek ve Cennette Cemalullah’ ı müşahade edebilmektir…

Saygı, Sevgi ve Hürmetlerimle…

Mihrican Uymaz Ulupınar

mihricanulupinar@gmail.com

@Kategorilerim…@

Ağustos 2007
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Tem   Eyl »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

Blog İstatistiklerim...@

  • 722,978 hits

En fazla oylananlar

@İHH…@

  • SUYUNA SAHİP ÇIK!



  • İSTANBUL

    Ziyaretçilerim@

    Feedjit

    Allah Yeter


    Enter your email address to follow this blog and receive notifications of new posts by email.

    Diğer 694 takipçiye katılın

    #gönül #silgi #sevda #yazgı #kader
    Follow Ebedi Sevgiliye Doğru on WordPress.com

    İsmail Hakkı ALTUNTAŞ

    Kör de olsam seni göreyim, sağır da olsam seni duyayım… Nâz olayım, niyâz olayım… Derd-i dilinle zâr olayım, ey cihânın efendisi! “SÂMİHA AYVERDİ Hanımefendi”

    Tasavvuf ve Hakikat kapısı

    Allahım! Bize bu hazinenin kapılarını aç, bu rumuzların sırlarını açıkla’’

    Mavera

    Hizmet

    Gökkuşağı

    " Gönlüm öyle bir yere düştü ki, hiç sorma " ( Şems-i Tebrizi ) , Hayata dair düşünce metaforu, Edebiyat

    kurannuru psikoloji

    ruha şifa kalbe huzur akıla ışık hayata rehber

    EnSevgili

    Anam Babam Sana Feda Olsun Ya RasulAllah!

    Takip Et

    Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

    Diğer 694 takipçiye katılın

    %d blogcu bunu beğendi: