Ekim, 2007 için arşiv

15
Oct

HAZİNE SANDIĞI-SADAKA KUTUSU:)

15
Oct

Hazine sandığı

hazine sandığı 

“Hazine sandığına benzeyen kutu var ya!” diyordu küçük kardeşim. Bakkaldan dönerken, avucunun içinde sıkı sıkıya sakladığı bozukluğun nereye gideceğini anlatıyordu arkadaşına. Şamil şaşkındı.

Az önce, Mustafa Ahmed’in bakkaldan para üstünü alır almaz, paranın bir kısmını sağ cebine koyup bir kısmını da sol elinde tutmasına anlam verememişti. Aklına masallardan çıkmış hazine sandıkları geldi. Şaşkınlığına bir de heyecan eklendi. “Nerde ki o kutu?”

Mustafa Ahmed, evin dış kapısının önünde, ayakkabılığın üzerinde durup bize her vakit tebessüm eden kutudan söz ediyordu. Bakmayın hazine sandığı dediğine, şimdiye kadar içinden ne bir pırlanta çıktı, ne bir elmas, ne de para. Bize bir şey vermiyordu hazine sandığı. Aksine bizden alıyordu; harçlıklarımızı eksiltiyordu. Düşünsenize, kırk tane çiklet alabilecek paramız varsa, en az bir çikletlik miktarını “hazine sandığı”na koyuyorduk.

Ne zaman harçlığımız kırka bölünebilir miktara ulaşmışsa, kırkta birini, bazen bir tane demir yüz binliği ya da kâğıt bir milyonu usulca ve mutlu bir şekilde koyuyorduk o kutuya. Hele de bozuk paraları koyarken çıkardığı o şıkırtılı ses, nedense ikimizi de mutlu ediyordu. Paramız eksiliyordu ama içimizde tarif edemediğimiz bir şeyler de artıyordu. Sanki verdikçe zenginleşiyor gibiydik. Harçlığımız eksildikçe çoğalıyor gibiydi.

Neden mi? Babam ve annem, bu kutunun altında bir kapı olduğuna ve bu kapının bazı evlere açıldığına inandırmıştı bizi. Kutunun altında, paraların akıp uçuştuğu yerde, kitaplarını alamamış bir çocuk, elbisesi eskimiş bir adam, çikolata bekleyen bir kardeşimiz bekliyordu. Parayı oraya koyarken, çocukların yüzlerindeki sevinci görüyor gibi oluyorduk, bizim yüzümüzde de onlarınki gibi gülücükler beliriyordu.

“Biz ona sadaka kutusu diyoruz” dedi Mustafa Ahmed bildik bir tavırla. Elindeki bozuk parayı daha da sıkıca sardı. Hazine sandığına benzeyen “sadaka kutusu”na koyduğumuz paraların bizden eksildiğini düşünmüyorduk. Tam tersine, oraya koyduğumuz her şeyin bize katıldığını, bizi tamamladığını, mutluluğumuzu çoğalttığını hissediyorduk. “Sadaka diye verdiklerimiz bize kalır” diyordu babam. Bir keresinde Kur’ân’ın ikinci sayfasındaki “zekat ayeti”ni açıklamıştı. “Zekat, Allah’ın verdiğinden vermek demektir” demişti. “İyi ama, zaten her şeyi bize Allah vermiyor mu?” diye sormuştu Mustafa Ahmed safça. İyi ki de sormuştu. Babamın o gece bu soruya verdiği cevap ömür boyu kulağıma küpe oldu. Demişti ki: “Zekat elimizde olanları elimize Allah’ın verdiğini hatırlamak içindir. Dediğin gibi, zaten bize her şeyi O veriyor. Ama biz çok unutkan olduğumuz için, bir süre sonra, elimizdekilerin verildiğini de unutuyoruz. Sanıyoruz ki onların gerçek sahibi biziz. Böylece şımarıyoruz, gururlanıyoruz. İşte tam böyle düşünmeye alışmışken, Rabb’imiz bize “Size verdiklerimden ihtiyaç sahiplerine verin!” der. Böylece, hem ihtiyaç sahiplerini hatırlamamızı ister, hem elimizdekileri bize O’nun verdiğini hatırlamamızı ister. Aslında, çokları sadece muhtaç olanları hatırlamakla işimizin bittiğini sanır. Oysa, muhtaç olanlara Allah’ın emri üzerine verdiğimize göre, en başta O’nun sahiplendiklerimiz üzerinde yetkisi olduğunu da hatırlamamız gerekir.”

Şaşkın bakışlarım yüzünden iyi anlamadığımı düşünmüş olacak ki, şöyle basit bir hesap yaptı bizim için: “Zekat, sahip olduklarının kırkta birini yoksula vermen demektir. Diyelim ki, kırkta birini yoksul birine verdin. Geriye ne kalır?” Hemen cevap verdim: “Otuz dokuz!” “Peki şimdi düşün bakalım, geri kalan 39’u sana mı kaldı?” “Elbette!” dedim, “bana kalır!” Gözlüklerini aşağıya doğru kaydırdı. Gözlerimin içine baktı. “İşte,” dedi, ‘bana kalır!’ demen çok önemli.” ‘Kalır’ sözcüğünü özellikle vurguluyordu. “Sana kalanı bilmen, sana verildiğini hatırlaman demektir. Çünkü, dileseydi Rabb’in malının kırkta kırkını da yoksula vermeni emredebilirdi. Ama sadece bir kısmını vermeni istedi. Böylece, geri kalanı sana bıraktı. Sen de ‘bana kaldı’ diyerek, geri kalan kısmının O’nun tarafından verildiğini hatırlayıp onaylarsın!”

Sonra kendi yazdığı kitabın bir sayfasını açıp bana gösterdi. Zamanında arkadaşlarıyla yaptıkları bir Kur’ân sohbetinden çıkarmışlar bu sonucu. Kitabın son sayfalarından birinde şöyle yazıyordu: “Zekat, malın kırkta birini merzuka vermek, kırkta kırkını da Rezzak’a vermektir.” “Ha,” dedi, “galiba merzuk ve Rezzak sözcüklerini bilmiyorsun. Rezzak, Rabbimizin güzel isimlerinden biridir; “rızık veren” anlamına gelir; ekmek, su, hava, güneş, ışık rızık olduğu gibi, annenden gördüğün şefkat, babandan aldığın nasihat de rızıktır. Yani bizi doyuran her şey bize rızıktır. Merzuk ise bu rızıklarla doyurulan kişidir. İşte, biz de Rezzak’ımızın bize rızık olarak verdiğini, bir yoksula, yani O’nun doyurmak dilediği bir ‘merzuk’a veririz. Aslında, merzuk’a verişimiz, her şeyi Rezzak’a verişimiz anlamına gelir. Bu yüzden, zekat verirken, malımızın bir kısmını eksiltmekle kalmıyoruz. Malımızın bize verildiğini hatırlayarak, hepsini boş yere harcamaktan, şükürsüz biçimde tüketmekten ve kendimizi şımartmaktan korunuyoruz.”

Eve vardığımızda küçük kardeşimin gözleri “sadaka kutusu”na dikildi. Babamın anlattıklarından şimdilik habersizdi ama elindeki bozuk paranın kutuya düşme şıkırtısını duyar duymaz yüzünde tarif edilmez bir tebessüm belirdi.

“Sadaka kutusu” biraz daha “hazine sandığı”na benzedi.

 Senai DEMİRCİ

15
Oct

NAMAZ AĞACI

Namaz Ağacı

Agacin Tanitimi : Bu agacin, dört haftayi temsil eden 4 büyük dali vardir. Günleri de temsil eden 31 tane kücük dali vardir. Her kücük dalda 5 vakit namazi temsil eden yapraklari vardir. Ayrica her kücük dalda günlük sadakayi temsil eden bir meyva bulunur (bu sadaka maddi veya manevi olabilir).

YANI :

HER BÜYÜK DAL : BIR HAFTA
HER KÜCÜK DAL : BIR GÜN
HER YAPRAK : BIR NAMAZ VAKTI
HER MEYVA : BIR SADAKAYI temsil eder.

Kullanim klavuzu : Her ayin basinda, ayi temsil eden büyük dal ve haftayi temsil eden kücük dal ile baslanir. Vaktinde kilinan her namazin ardindan bir yaprak yesil renkle boyanir. Sayet namaz kaza olarak kilindiysa yaprak sari renkle boyanir. Sadakayi temsil eden Meyvaya gelince, o da kirmizi renkle boyanir.

Agacin amaci nedir ?

Cocuklari güzel bir yöntemle namaza tesvik etmek ve namaza alistirmak.
Cocuklari sabira alistirmak, öyle ki yemyesil bir agac elde ettiginde bir ödül kazanmak.

Anneye Babaya itaat: Cocuk annesine babasina itaat ettiginde o günü temsil eden kücük dali kahverenkle, cocuk yaramazlik yapip söz dinlemediginde siyah renkle boyanir.

Ayrica Bu Hususlara da Muhakkak Dikkat Edilmesi Gerek :

1-Namazin tamamen ALLAH rizasi icin kilinmasi gerektigini cocuga anlatilmali.

2-Her agac resmi cocuk odasinda veya cocuga ait bir dolaba asilirsa verimli olur.

3-Cocukta bikkinlik görüldügünde anne ve babalar bizzat ilgilenip agaci kendileri boyamali.

4-Cocuk tatli bir dille namaza cagrilmali.

5-Cocuk, namaz vakti girdiginde namaza cagrilmali cünkü namaz vaktini secemeyebilir.

6-Ilk haftanin ardindan cocukta bikkinlik görülebilir. Bu durumda büyük bir tesvikle cocugu tekrar heveslendirin.

7-Agacin tümü bittiginde ve yemyesil bir hal aldiginda, cocuk ödüllenir, arkadaslarina cagirarak kücük bir kutlama halinda de yapilabilir.

Evet kardeslerim bu konuyu size özetli bir sekilde sunmayi calistim, basarili sonuclar elde etmek icin sabirla uygulamak lazim, insallah cocuklarimizi böyle güzel yöntemlerle namaza alistiralim.

ALINTIDIR

15
Oct

Aylık Namaz Takip Çizelgesi

Aylık Namaz Takip Çizelgesi

     Anne ve babaların bilinçlenmesine yönelik düzenledikleri farklı etkinlikler ve çeşitli faaliyetlerle dikkat çeken Mutlu Aile Mutlu Çocuk Derneği, yine farklı bir uygulamayla gündeme geldi.

Mutlu Aile Mutlu Çocuk Derneği, çocuklara namazı sevdirmek için “Aylık Namaz Takip Çizelgesi” hazırladı ve bu çizelgeye göre başarılı olanlara hediyeler verdi. Çocuklar bu çizelgeye göre kıldıkları namazlarını işaretlediler. Ay sonunda bu çizelgeler kontrol edildi. Buna göre namazlarını düzenli kılanlara içinde Kur’ân, seccade, tesbih, eşarp ve takke bulunan Namaz Seti hediye edildi.

Çizelgede bir ayın her günü için beş vaktin ismi ve bunları temsil eden 5 yıldız var. Çizelgede namazın kılınış şeklini belirten 4 bölüm bulunuyor. Buna göre çocuk cemaatle kılınca 20 puan, tek başına kılınca 15 puan, kaza yapınca 5 puan veriliyor. Önce günlük puanlar toplanıyor, sonra da aylık puan belirlenerek en çok puan alan çocuğa ödül veriliyor.

Siz de deneyebilirsiniz. Aylık namaz çizelgesini indirmek için tıklayınız.

http://www.namazladirilis.com/modul.php?yid=125&bl=18

14
Oct

Namaz Çiçeği Seyyidenur

Namaz Çiçeği Seyyidenur
İkrime FIRAT

Merhaba,
Seyyide Nur 7 yaşında. Her gün Kuranı Kerim okuyor. Henüz 5 yaşında iken öğrendi Kuran okumayı. Ve hatim indi 7 yaşını doldurmadan.

O kadar mutlu ki, Kuranı baştan sona okuyup bitirdiğine… Namaz kılabilecek kadar sureleri de ezbere biliyor artık. Hatta bazı akşam namazlarını birlikte kılıyoruz onunla. Bu kampanya onun için çok güzel bir fırsat oldu. 5 vakte devam etmenin hazzını yaşadı Seyyide Nur.

1.gün bu işin sandığı kadar kolay olmayacağı fikrine kapıldı. Sabah tatlı uykudan kalkmak çok zordu. Uykusu olduğunu, yatmak istediği söyledi. Mecbur olup olmadığını sordu.”Tabiî ki değilsin” dedim,”ama namaz çiçeği olmak istiyorsan 5 gün için mecbursun”. Kaç rekât olduğunu sordu. 4 rekât olduğunu söyledim. Sonrada onu ilk günden sıkmamış olmak için, bugün 2 rekât farzını kılabileceğini söyledim. Bu hoşuna gitti abdest alıp iki rekât namazını kıldı. Uykusu da açılmıştı zaten. Ona bu vakitte uyanık olmanın kıymetini anlattım. İlk gün bir heves kıldık namazlarımızı.

2.gün de aynı heves devam ediyordu. Sıkılmadan iştahla kıldı. Yatsı namazı biraz uzundu ama neyse, idare edecekti artık. Belki, namaza çok yabancı olmamasının faydasını görüyordu. Namazlarını da, hatim töreninde kendisine hediye edilen, el işi seccadesinde kılıyordu özellikle. Ve çocukları namaza alıştırmak için tasarlanmış el işi eteğini de giyerek.

3.gün namaz vaktini takip edebiliyor ve abdestini alıp beni davet ediyordu namaza. Tabi sorular ardı ardına;”Kaç rekâttı anne” “Önce farz mı, sünnet mi”  “Fatihadan sonra sure okuyacak mıyım.”  İşin ince kısımlarını da kapmaya başladı artık.

4.gün şöyle bir izledim onu, namaz kılarken. O kadar masum, o kadar temiz ki… Ellerini açıp dua ederken, çocuk kalbi ile o kadar samimi ki…
Namaz kılmanın verdiği huzuru, bir ömür tatsın isterim bu güzel yürek. Hiç ayrı kalmasın hayatı boyunca namazdan. ”Rabbim! Beni namaza devam eden bir kimse eyle. Soyumdan da böyle kimseler yarat. Rabbimiz! Duamı kabul eyle. ”(İbrahim suresi, ayet 40)

5.gün Seyyide Nur, namaz çiçeği olmayı hak etti artık. Güzel bir tecrübeydi onun için. Bu 5 gün içerisinde, namaz vaktini nasıl titizlikle takip ettiğimizi fark etti. Namazların kaç rekât olduğunu öğrendi. Bir gün içerisinde ne kadar vaktimizi namaza ayırdığımızı gördü. Oturup hesapladı, bir günde 40 rekât… Ne kadar çok görünüyordu. Oysa gün içerisine dağılınca, nasıl da kolaylaşıyordu.

http://www.namazzamani.net/turkce/namaz_cicegi_seyyidenur.htm

14
Oct

Namaz Çiçekleri

Namaz Çiçekleri Günlükleri
İkrime FIRAT

Siz de çocuğunuzu yetiştirirken kullandığınız namaz tecrübelerinizi diğer annelerle paylaşabilirsiniz. Önce çocuğunuzun namaz eğitimine sonra da siteden faydalanan diğer annelerin kendini geliştirmesine katkıda bulunun…

Namaz çiçekleri annelerinden namaz günlükleri

Namaz Çiçeği Ayşenur ve Gülsena

Namaz Çiçeği Yusuf

Namaz Çiçeği Seyyidenur

Namaz Çiçeği Cemrenur

Namaz Çiçeği Sena Elif

Namaz Çiçeği Ömer

Namaz Çiçeği Muhammed Yusuf

Namaz Çiçeği Feyza

Namaz Çiçeği Özer Talha

Namaz Çiçeği Osman Taha ve Beyzanur

Namaz Çiçeği Hakkı Zahit ve Elif

Namaz Çiçeği Taha

Namaz Çiçeği Şeyma

Namaz Çiçeği Ahmet 9 Yaşında

Namaz Çiçeği Kadir

Pofuduk tavşan için yapılan namaz bayramı ve dahası

http://www.namazzamani.net/turkce/cicekler.htm

 
14
Oct

Çocuğumuza namazı nasıl sevdiririz?

Çocuğumuza namazı nasıl sevdiririz?
İkrime FIRAT

Çocuğunuzu namaza alıştırırken, bir çiçek çizin. Kabaca beş yaprağı bulunan kocaman bir yonca olsun. Çocuğunuzun sizinle birlikte, namaz kıldığı her vakitte yoncanın bir yaprağını boyamasına izin verin. Sonra boyanmış sayfalar belli bir sayıya gelince onu ödüllendirin.

Namazdan sonra hemen kalkmayın seccaden. Çocuğunuzu da yanınıza alarak onunla dua edin. Anlamlı Türkçe dua metinleri üretin ve onları çocuğunuzla birlikte tekrarlayın. İki tane yeğenim var. Namazdan sonra dua edelim dediğim zaman öğrettiklerimi bülbül gibi söylemeye başlıyorlar. Dilde olan şeyler sıkça tekrar edilirse kalbe kolay yerleşir. Aynen zikir gibi…

Hafta sonlarını hepimiz iple çekeriz. Bir tatil olsa da eşimizle, çocuğumuzla doyasıya zaman geçirip piknik yapsak diye. İşte bu zamanlarda tutun çocuğunuzun elinden camiye götürün. Ona bir hafta önceden, kendisini hafta sonu camiye götüreceğinizi söyleyin. Bir hafta boyunca bunu bir ödül olarak sunun. “Benim oğlum kocaman delikanlı oldu. Biz oğlumla camiye gideceğiz” diye onu övüp cesaretlendirin.

Çocuğunu namaza ve İslami değerlere yaklaştırmak için, onu hediye almaya davet edin. Babaysanız annesine, anne iseniz babasına, tespih, yazma, güzel koku, misvak ve seccade türünden alacağını hediyeyi çocuğunuza seçtirin. Aldığınız hediyeyi çocuğunuzun takdim etmesine izin verin. Hediyeyi alan tarafta mutlaka hediye edilen şeyi göstere göstere kullansın. Bu tür yaklaşımlarla çocuğunuzun İslami değerlere yatkın olmasını sağlarsınız.

İslami düşünce ve ahlakın gelişmesi için üretilen araçlardan yararlanın. İlahiler, dualar ve namaz etkinliklerinden faydalanın. Çocuğunuzu, katıldığınız etkinliğin öznesi yapmaya gayret edin. Bu çabalar hem bu fikri üreten insanların yeni fikir ve hizmet üretmesine yardım eder. Hem de fikri ve ameli düzgün nesiller yetiştirmemizi sağlar.

Bu manada, şehrinize gelen ilahi ve semâ gruplarına gidin. Namazla ilgili yapılan konferanslara vaktiniz oldukça katılın. Mesela sitemizde bulunan “Namaz Çiçekleri Kampanyası”na katılın. Sizler katılım gösterdikçe bu hizmetler devam eder.

Yukarıda söylediğim birçok hizmet de ücretsizdir.

En önemlisi de şu: Siz evde namazlarınızı kılmaya dikkat ediyorsanız. Bu güzel davranış çocuğunuza bir şekilde yansıyacaktır. Ama “Benden geçti. Bari çocuklarım kılsın” anlayışı hâkimse kusura bakmayın bu iş biraz zor…

27 Mart 2007 Gaziantep

14
Oct

Çocuğunuz için namaz etkinlikleri

Çocuğunuz için namaz etkinlikleri
İkrime FIRAT

Namazı çocuğumuza sevdirmek için önce onu hakkıyla icra etmemiz gerekir. Birinci adım budur. Bir çocuğun en iyi öğretmeni ailesidir. Aile ne yaparsa, nasıl yaparsa çocuklar da aynısını yapacaktır.

Aile danışmanı Münir Arıkan da çocukları namaza alıştırmak için şöyle bir metod takip etmiş: Evlendiğimizde eşime çok güzel bir seccade aldım. Bunu sekiz yıldır kendim seriyorum. Eşime bir gün bile, hadi namaz demedim. Bir çocuğumuz oldu, bu sefer küçük bir seccade aldım. Şu an beş seccademiz var.  Ben bunları gece gündüz seriyorum. Şimdi dokuz aylık çocuğumuz geliyor, kafasını oraya koyuyor, kendi kendine mırıldanıyor, gidiyor; orada kendine ait bir yeri var. Hepsi oraya geliyorlar, yerleri var. (Altınoluk, Eylül 2003, s.12)

Çocuğumuzun namazı sevmesini ve ona alışmasını için bir takım etkinliklerden faydalanabiliriz.

Ona önce duaları öğretin. Sık sık tekrarlayın. Umduğunuzdan daha zekidir yumurcaklar. Siz, sadece heveslendirin ve belli bir sayıda severek ve isteyerek tekrar etmesini sağlayın. Önünde mutlaka maddi ödüller de olsun. Ama manevi ödülleri de sık sık tekrar edin ki işin ruhunu kavrasın.

Namaz Etkinlikleri

İkinci aşamada namaz hareketlerini kavramasını sağlayın. Mesela bunun için resim çizdirmeyi deneyebilirsiniz. Eline rengârenk boyalar verip namaz hareketlerini çizmesini isteyin.

Yine bir ödül koyun önüne. Örnek bir resim koyun önüne hatta birden fazla çocuk varsa yarışma yapın. Ama hepsini tek tek ödüllendirin. Ödüller de namazla ilgili şeyler olsun. Erkekse harika işlenmiş bir takke olabilir. Elinizden geliyorsa siz çocuklar için bir şeyler örün… Yoksa da güzel bir namaz takkesi alın… Sonra güzel bir tespih olabilir. Kızsa bir namaz başörtüsü alabilirsiniz. Bir seccade alabilirsiniz mesela.

Son olarak namaz biraz kavrandıktan sonra bir hafta sizinle namaz birlikte namaz kılmalarını sağlayın sonuna da bir parti kutlama gibi bir ödül koyun. Hatta namaz diploması bile verebilirsiniz.

Hani özel bir gün olur. Çocuğunuz için pasta filan yaparsınız. Evi balonlarla süslersiniz. Yani bu evde kutlama var. Eee neyi kutluyoruz? Ece’nin Namaza başlama ödülü kutlaması.

Verdiğiniz namaz diplomasını evin yada odasının görünür bir yerine asın ve onunla gurur duymasını sağlayın…

Tavsiye ederim, bu fikir denenmiş. Çokta hoş olmuş… Geçenlerde rastladım ve sizinle paylaşmak istedim.

Bir Uyarı!

Çocuğa namazı sevdirmek istiyorsanız önce onun için önemli olan şeylere hürmet etmelisiniz. Türk Kadınları Kültür Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Cemalnur Sargut bu konuyla ilgili tanık olduğu bir olayı şöyle anlatıyor: “Bir tanıdığımızın dört yaşındaki çocuğunun namazdan nefret ettiğini öğrenince çok üzüldük ve sonradan anlaşıldı ki, namaz saatlerinde çocuğun seyrettiği çizgi film kapatılıyor. Böyle yapmak yerine, başka bir odada kılmak daha iyi sonuç verir. Diğer zamanlarda elbette çocuğun görebileceği yerlerde kılınmalı.” (Bkz. Kaynak) 

Tüm bunları yaparken herşeyden önce sabırlı olmak gerek. Peygamber (a.s.) gibi sabırlı, hoşgörülü ve azimli olunmalı. O sahabelerini tüm zorlukları rağmen nasıl birer islam kahramanı olarak yetiştirmişse bizde çocuklarımızı alnı secdeli, tertemiz müminler olarak yetiştirmeliyiz. Anneler, babalar Dünya’nın geleceği sizin ellerinizde…

Haydi kolay gele….

14
Oct

Namaz diploması (çocuklarınız için)

Namaz diploması (çocuklarınız için

 

 

 

İlk Namaz Ödül kutlaması :) 1 haftalık namazlarını kılacaklar ve onlara süper bir kutlama günü hazırlayacağız. onlara ömürlük bir namaz diploması yapmak istiyorum şekil itibarıyla nasıl bişey olabilir önerilerinizi beklerimm…   ALINTIDIR: http://www.flickr.com/photos/zumrut_k/sets/72057594087859121/

12
Oct

Aşk üç harftir…

bekaya-giden-yol.jpg 

Aşkın en güzel varisi neydir. Cansız bedeni, ölü bedeni hiç aldırış etmeden nameler döker. Peygamberimizin sünnetleri, hadisleri bizlere nasıl kalmışsa neyde nameleriyle anlatır bir şeyleri. Seni görseydi, sesini duysaydı ne olurdu hali.

Her şey, her yer, her hal, her ses, tabiat seni anlatır. Bülbülleri uyutmayan hulara gark eden, arıları ibadete hem de hiç durmadan, karıncaları mecnun eden, hiç durmadan yürüten, çiçekleri gündüz açılıp gece kapanmaya yönelten, gülü güldüren, bülbülü inleten o aşktır. Aşkınla solar bedenimiz, aşkınla görmez gözlerimiz, açılır kalbimiz, aşkın gideriz mürşidimize, çağırır bizi, uzak diyarlarda olsa dahi her an yanımızdadır ruhen, yakarışlar yükselir, göğün derinliklerine semanın zirvelerine, dağlarda yankılanır, taşlara çarpar başı aşkın hükümranlarıdır hoş sedalar, aşıktan haber götürür saba yeli hoş vakitlerde, duaların kabul olduğu anlarda coşar aşık, yönelir sevgilisine, döker dertlerini. Tüm alem-i ezkar O’nunla dolup taşar diller susar, coşar kalpler, kapanır gözler açılır gönüller, rahmet kapıları sonuna kadar açılır. Kim inanmaz buna, kim, kim inkar edebilir Seni? Kim şirk koşar Sana? Kahhar isminle kahret onları, aşıklar üzülmesin, kalksın tüm engeller aşıkların önünden, aşk ehillerini Seninle ve sevginle, rüyalarda birleştir aşıklarla mürşitleri.

Aşk sarmaşık kökünden gelir, sarıp sarmalar kendine, kendine bağlar aşığı, öyle bir sarar ki hiç bir şeyden engelleyemez onu. “Kalu bela” demiştik, beli evet demektir. Belaya gark olmak, bela ile hem-hal olmak, aşk belasına tutulmak demektir. Senden gelen her şeye evet demektir. Orada anlaşmıştık. Senden ayrılmıştık, diyar-ı belaya düşmüştük. Sen orada Sana ilk secde edeni habibin, sevgilin, nebin seçmiştin. Bizler onu öyle özlüyoruz ki görememe ızdırabı yürekleri parçalıyor, onun kokusunu duyamama, ayaklarının tozunu öpememe acısı hiç terk etmiyor bizleri. Aya her bakışımda onun parmaklarını hatırlıyor, onun güzelliğini görmek istiyoruz. Cemalini cemaline yansıtmıştın. Gönülleri aşkınla doldurup cümle aşıklara rüyalarında seyrettirdin habibini. Şevk-i aşkına doyum olmaz, firakte, visalde ağlar yanarız cemalini görme arzusuyla. Tadı yok sensizliğin, Senin büyüklüğünü düşünmekle akıl sırra eremiyor, zerreden de daha küçük olan bizler Seni anlayamıyoruz. Öğret bize bilmediklerimizi. Mevlana’nın şeb-i aruzudur aşk, Yunus’un düz odunları, Emir Sultan’ın çıralarıdır, Birinci Ahmed’in başındaki tacıdır, Kanuni’nin seferleri, fatih’in gülleri, gemileridir aşk.

Aşıkların aşkı artar,

Gönül odu şu’le saçar,

Ab ister yandıkça yanar,

Alev içinde İbrahim olayım mı?

 

alıntıdır




PROFİLİM

İlahiaşk Cangüneşi Son nefes Şeb-i aruz inşaALLAH, Biz Mevlamızın AŞK HAMALLARIYIZ Tek derdimiz Mevlamıza hakiki kullardan olabilmek,saygılarımla...
Web sayfama hoşgeldiniz, saygıdeğer ziyaretçilerim...

 

Ekim 2007
M T W T F S S
« Sep   Nov »
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

Blog Stats

  • 147,149 hits

Top Clicks

  • Hiçbiri

İHH

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

İmzam





...MİSYONUMUZ...


mec.jpg


ıp adress

(*sayaç*)

  • SUYUNA SAHİP ÇIK!

  • AKRA FM
    İSTANBUL
    imzam >Free Image Hosting at www.ImageShack.us

    Yazarlar