'Dini Konular' kategorisi için arşiv

12
Kas
10

Ebedi Sevgili

Ebedi Sevgili

 

 

 

 

 

13
Kas
09

Hangi Meslek? Hangi Yol?

Hangi Meslek? Hangi Yol?

14
Tem
09

GÖNÜL BEYTULLAHTIR

Resmin tam boyutunu görmek için üzerine tıklayın.

GÖNÜL BEYTULLAHTIR

Gel temizle gönlünü, şirkten, hevadan
Kirli gönül, şeytanın şer hanesidir.

Tertemiz olmazsa, Dost tecelli etmez
Ki gönül Hakkın, cemal ayinesidir.

Gönül beytullah’tır, tüm putları boşalt
Kalbi pas bağlayanlar Dostun nesidir?

Sen gönlünde ara, hep derdi, dermanı
Sadık olan, davanın divanesidir.

Şuurdan ve huzurdan mahrum gönüller
Vallahi müflislerin viranesidir.

Bil ki nurlu gönüller, Arş-ı Rahmandır
Alemler, gönül evinin hazinesidir.

Nefsini yenemeyen, mücahit olmaz
Menfaat avcısı, şeytan avanesidir.

Sen de gönlünü fethet, behey biçare
Dünya gailesi, gafiller bahanesidir.

Her hak sesi susturmak isteyen hain
Bilin ki, şerlilerin şahanesidir.

Ahmet Hoca gerçekler ateşten kordur
Hakkı avuçta tutmak yiğitlik efsanesidir.

29
Eyl
08

Bayram gunahlardan kurtulmaktir

Bayram gunahlardan kurtulmaktir

Bayram, günahlardan kurtulma günüdür. Mü’minin bayramı, günahlarının affedildiği gündür. İmânla öldüğü gün bayramdır. Cennette Allahü teâlânın rûyetine kavuştuğu ve Peygamber efendimizi gördüğü gün, mü’minin bayramıdır. Hakiki
Bir bayram günü, insanların neşeyle eğlendiklerini gören hazret-i Ali;
“Günah işlemediğimiz gün de, bizim bayramımızdır” buyurmuşlardır.
Allahü teâlâ, Muhammed aleyhisselâmın ümmetine, nice mübârek günler, geceler ihsân etmiştir. Ramazan ve Kurban bayramları da bu ihsânın içindedir. Bunları fırsat, ganimet bilerek, Rabbimizin rızasına kavuşmayı talep etmeliyiz.

Ana-babanın rızâsı…
Ana-baba hayatta ise, rızâsını almak için uğraşmalıdır. Zira ana-babasını râzı eden kimse için, Cennette iki kapı açılır. Bir kimsenin ana-babası zâlim olsalar dahi onlara karşı gelmek, onlarla sert konuşmak câiz değildir. Çeşitli vesilelerle, onların elleri öpülüp, duâları alınmalı, haklarını helâl ettirmelidir. Ana-babanın duâlarını almak için vesilelerden biri de bayramlardır. Bayramlarda, ana-babaya çeşitli hediyeler alıp, bayramları tebrik edilerek, hakları helâl ettirilmeli ve duâlarını almalıdır. Arada kırgınlıklar varsa bu vesile ile giderilmelidir. Allahü teâlâ Mûsâ aleyhisselama buyurdu ki:
(Yâ Mûsâ, günahlar içinde bir günah vardır ki benim indimde çok ağır ve büyüktür. O da, ana-baba evlâdını çağırdığı zaman emrini dinlememesidir.)
Dâvûd-i Tâî hazretleri, kendisinden nasihat isteyen kimseye;
“Dünyâda oruçlu gibi, ölüm geldiğinde de, bayram sevinci içinde ol. Halktan yırtıcı hayvandan kaçar gibi kaçıp kendini mesûd kıl. Dilini koru, lüzumsuz şeylerden kaçın. Âhirete götüreceğin şeyler nisbetinde dünyâ ile ilgilen” buyurmuştur.
Sırrî-yi Sekâtî hazretleri anlatır:
“Bir bayram günü hazreti Ma’rûf’u hurma toplarken gördüm ve;
-Bunları ne yapacaksın? diye sordum.
-Ağlayan şu çocuğa niçin ağladığını sordum. Yetim olup anne ve babasının öldüğünü, arkadaşlarının yeni elbiseleri, oyuncakları olduğunu kendisinin ise, olmadığını söyledi. Bu hurmaları toplayıp satacağım, oynaması için ona oyuncak satın alacağım dedi. Bunun üzerine;
-Bu işi bana bırak deyip çocuğu alıp götürdüm. Yeni güzel elbiseler ve oynaması için de bir oyuncak aldım. Çocuk o zaman memnun oldu. Bundan sonra kalbime bir nur geldi, kalbim parladı ve hâlim bambaşka oldu.”
İmâm-ı Şâfiî hazretlerinin talebelerinden biri anlatır:
“Bir bayram günü İmâm-ı Şâfiî hazretleri ile berâber mescidden çıktık. Bir mesele hakkında sohbet ediyorlardı. Evlerinin kapısına gelince, bir hizmetçi kendisine bir kese altın getirip, efendisinin selâmı olduğunu ve bunu kabûl buyurmasını ricâ etti. İmâm-ı Şâfiî hazretleri keseyi kabûl etti. Biraz sonra biri gelip;
-Bir çocuğumuz oldu ve hiç paramız yok. Sizden Allah rızâsı için biraz para istiyorum dedi. İmâm-ı Şafiî hazretleri, o keseyi açmadan, o şahsa verdi. Halbuki kendisinin de hiç parası yoktu.”
Şumeyt bin Aclân hazretleri bir bayram günü eğlenen kalabalığa bakarak;
“Eskimeye mahkûm bir elbise ve bir müddet sonra böceklerin yiyeceği et olan şu insanları görüyor musun?” buyurarak kabre girecek bir insanın gaflet içinde eğlenip oynamasına olan hayretini bildirmiştir.
İbrâhim Ubeydî şöyle anlatır:
“Bir bayram günüydü. Muhammed Zeynelâbidîn hazretleri, benim, yanından ayrılmamı istemedi ve;
-Bugün bayramdır. İnsanların bir araya gelip dağılma günüdür. Sen benim yanımdan ayrılma. Ziyârete gelenlerin ayrılmalarından sonra, bende bir yalnızlık oluyor. Bugün benim dostum ol. Seninle konuşmak beni memnûn ediyor buyurmuştur.”

“Niçin böyle yaptın?”
Zünnûn-i Mısrî hazretlerinin on sene canı, mahallî bir yemek ister. Yememesine rağmen bir bayram gecesi nefsi kendisine;
-Ne olur, bayram gününde şu yemeği versen deyince, Zünnûn-ı Mısrî hazretleri;
-Ey Nefsim! Şâyet bu gece bana yardım edip de, iki rekat namazda Kur’ân-ı kerîmi hatim edersen, sana bu yemeği veririm der. Ertesi gün bayram namazından sonra nefsinin arzu ettiği yemeği getirirler. Bir lokma alıp geri koyar ve namaza durur. Kendisine;
-Niçin böyle yaptın? deyince;
-Tam yiyeceğim sırada nefsim bana, sonunda maksadıma ulaştım, dedi. Ben de, hayır ulaşmadın, diyerek lokmayı geri koydum cevâbını verir.
Behlül-i Dânâ hazretleri buyuruyor ki:
“Bayram, ilâhî azâptan emin olanlar, hatâ ve isyânı bırakanlar içindir.”
Netice olarak, Eşrefoğlu Rûmî hazretlerinin buyurduğu gibi:
“Akıllılar bu dünyâda şu üç şeyle meşgul olurlar. Böylece onlar, herkesin üzüldüğü gün, bayram ederler: 1- Dünyâ seni terk etmeden sen dünyâyı terk edesin. 2- Her şeyden kurtulasın. 3- Rabbinle buluşmadan, Rabbin senden râzı olsun bayram, Rabbimizin huzûruna, yüz akıyla çıkabilmektir.

29
Eyl
08

Bayram Namazı

Bayram Namazı

ONK. DR. HALUK NURBAKİ

Bayram namazı Allah’a yaklaşmak için, özellikle O’nu birlemek için verilmiş ilâhi bir nimettir. Kılınış biçimiyle, hakiki namaza yaklaşmak için çok kesin işaretler taşıyan bayram namazı; tamamiyle bir lütf-ü ilâhi ve rahmettir.
Bilindiği gibi bayram namazında, namaz içerisinde iki yerde fazla tekbirler getirilir. Bunlardan birincisi: İlk rekâtta Sübhâneke’yi okuduktan sonra getirilen tekbirlerdir. Bu tekbirler Fâtiha’nın ilâhi cereyan devresine geçişte bize azami kudreti sağlamak içindir. Bu tekbirlerle kılınan bir namazda; Fâtiha sırrı en geç ikinci rekâtın rükûu sırasında teessüs edeceğinden, ikinci tekbirler ikinci rekâtın rükûuna geçerken getirilir. Bu demektir ki: Gerçek namazda anlattığımız rükûa neden olan sırlar, bayram namazının ikinci rekâtında daha kolay ve açık bir şekilde belirir. Allah’ın rahmet kapıları ardına kadar açık olduğu için daha önce nice çabalarla gerçek namaza ulaşamamış kullar; bayram namazı sayesinde gerçek namaza kavuşur.
Bayram namazının bir özelliği de: Bayram namazını kılan o kimse, bu rahmet deryasından tam yararlanamasa bile; ne kadar günahkâr olursa olsun, hatta ilk namazını kılıyor dahi olsa mutlaka namazı kabul olur. Ayrıca, bayram namazının ilâhi rahim sırrı içinde, şahsi günahları da affa uğrar. Şüphesiz ki; Bayram namazı da, cuma namazı gibi herkes için mutlaka gerçek namazı getirmez. Ancak, gerçek namaz bahsinde izah ettiğimiz gibi bulunduğu noktadan, gerçek namaza doğru büyük mesafeler katettirir.
Bayram namazının bir inceliği de farz olmayışına rağmen büyük kitleler tarafından kılınma arzusu peygamberimizin bir lûtfudur.
Çünkü bayram namazı Efendimizin yüzü suyu hürmetine, âlem-i İslâm’a verilen bir ilâhi bahşiştir ki; ancak Efendimize farz, bizlere, O’na nisbeten vaciptir. Elest bahsini iyi okuyan okuyucularım bu inceliği daha derinden kavrayacaklardır.
Bu bakımdan, bayram namazına gelecek kimselere sınır koymak kimsenin hakkı değildir. Zamanımızda bu gerçeği iç yüzünü göz önüne almayan bir çokları, bayram namazına gelenleri adeta eleştiriye tabi tutarak mahcup etmeye çalışmaktadırlar. Tamamen yanlıştır. Bayram namazı, Allah’ın rahmet kapısıdır. İstisnasız her kula açıktır.
Çeşitli amaçlarla, farz olmadığı halde başlangıçta belirttiği tarzda şükür namazı ve benzeri namazlarda belli bir biçimlenme söz konusu değildir.
Kılınan sünnet namazlarının kaza namazı niyetinde kılınması da tartışılan bir konudur. Bundan sonraki bahiste kaza bahsini anlatırken değineceğim gibi; namazın kaza edilmesinde meşru bir mazeret yoktur. Bu, şu demektir: Kaza niyetiyle kılınan namazlar, Cenab-ı Hakk’ın lütfuna bağlı olarak; kabul olur, ya da olmaz. Bu açıdan sünnet yerine kaza diye niyet etmek yanlıştır. Biz sünnet niyetiyle kılarız, Cenab-ı Hak lütfedip makbul sayarsa kaza yerine sayabilir.
Yine bir yanlış uygulama da İslâm Dini’ni belli bir yaşta benimsemiş kimsenin, geçmiş yıllara ait vakit namazlarını kaza etme yanılgısıdır. Çünkü namaz, imana erdikten sonra, katıksız olarak İslâm dinini seçtikten sonra farz olunmuş bir ibadettir. Geçmiş yıllarına ait bir hesap açmak yanlış ve yersizdir.
Bazı okuyucularımız tarafından çeşitli vesilelerle sorulan birkaç noktaya da değinerek bu bahsi tamamlayacağım:
a) Gündüz namazların hafi (sessiz), daha çok karanlıkta kılınan namazların cemaatle kılınırken yüksek sesle okunması: Bu sırrın hikmeti vakitlerin gönüllerde yarattığı uyarı ile ilgilidir. Sanılanın tersine, gündüz kılınan namazlarda gönlün kendi iç dünyasına daha derinden ulaşması gerekmektedir. Bu bakımdan namazda kıraat sessiz okunur. Gece namazlarında ise kulağın kendi sırrında gönle yansıması daha kolaydır. Gecenin hikmetine, onu bize emreden âyet-i kerimenin açıklamasında bu konuya etraflıca değindim. (Amme Cüzü Yorumu)(5)
b) Farz namazlarının iki rekâttan sonraki rekâtlarında, Fâtiha’dan sonra zammı süre okunmamasına gelince: Farz namazı, gerçek namaza davet eden temel namazdır. Bu bakımdan iki rekâttan sonra; kul mutlaka Allah ceryanına kapılarak âlemIerin seyrine geçer ki, bu hızlı iletişim zammı süreyi terketmeyi gerektirir. Bu yüzden de, imam gece kılınan namazlarda bile açıktan okumaya terk ederek gönüllerin âlemleri seyretmesine meydan verir.
c) Daha çok, çok yoğun meşguliyette terkedilebilen sünnet namazlarının ilk oturuşunda salâvat-ı şerife okunması: Bu namazlarda dünyaya yaklaşım her iki rekâttan sonra daha kolay olması için salâvat-ı şerife okunur. Namazın genel anlatımında izah ettiğim gibi salâvat-ı şerifeler dünyaya yaklaşımı ifade eder.
(4) Namaz Süreleri Yorumu. Onk. Dr. Haluk Nurbaki, Damla Yayınevi – İstanbul
(5) Bkz. Amme Cüzü Yorumu, Onk. Dr. Haluk Nurbaki, Damla Yayınevi – İstanbu

29
Eyl
08

Ramazan bayramı duamız

Ramazan bayramı duamız

Peygamber Efendimiz(sav) buyuruyor ki;”her kim bayram gecelerini ihya ederse kalplerin öldüğü bir günde onun kalbi ölmez”
Bayram gecesinde 10 rekat namaz kılınır.her rekatta bir fatiha,10 ihlas okunur.her rükuya eğildiğinde rüku tesbihinden sonra on kere;
‘sübhanALLAHi velhamdü lillahi vela ilahe illALLAHü vALLAHü ekber’
okunur.namaz bittikten sonra ALLAHü Teala’ya(cc) bin defa istiğfarda bulunulur.istiğfar bitince secde edilir ve secde de şu dua okunur;
‘Ey ALLAH!Ey Rahman!Ey Rahim!Ey hep diri olan!Ey kendi nefsiyle kaim olup hiçbir şeye muhtaç olmayan!Ey celal ve ikram sahibi!günahlarımı bana bağışla,orucumu kabul buyur,namazımı da kabul buyur.’
bu duadan sonra ALLAHü Tealadan hacetinin yerine getirilmesi istenilir
bir de bayram gecesinde çokça Kur’an-ı Kerim okur,salavatı şerife getirir,teheccüd namazını kılar ve bolca dua eder

EUZÜ BİLLAHİ MİNE’Ş-ŞEYTANİ’R-RACÎM
BİSMİLLAHİ’R-RAHMANİ’R-RAHîM

اَلْحَمْدُ ِللهِ رَبِّ الْعَالمَِينَ. وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلىَ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلىَ آلِهِ وَصَحْبِهِ أَجْمَعِينَ.


Allahım!

Mübarek ramazan ayını hayırlısıyla tamamladığımız şu mübarek bayram gününde rahmetine, fazlına, lütf-u keremine,
güç ve kuvvetine iltica ediyor ve bize dostluğunu lutfetmeni..
inayetinle bizi desteklemeni..
koruyup kollamanı..
me’mur kıldığın vazifelerimizi yerine getirmeye çalışırken yardımını esirgememeni..
başka kapılarda dolaşma ve elâleme el açma mecburiyetinde bırakmamanı
ve her zaman sıyanetin ve hıfzın altında bulundurmanı diliyoruz ya Rabbi!

Allahım
Ruhlarımızın bir aylık ramazanla tam kıvamını bulduğu, derinleştiği, olgunlaştığı ve yeni bir oluşum bekleyişe geçtiği şu
Zamanın altın diliminde mübarek ramazan bayramı ufkumuzda tüllendi.
Bayram, bütün bir ramazanın, özü, usaresi gibi bir duyguyla geldi.
semaların en nurlu katmanlarından süzülmüş,
meleklerin incelerden ince elleriyle örülmüş,
alabildiğine yumuşak bir tül gibi benliğimizi sardı
ve kopup geldiği âlemlerin şefkat ve duyarlılığını ruhumuza işledi.
ve bir anne gibi bizleri kucakladı.
Sen bizleri bayramla bütünleşen ve bayramlaşan kullarından eyle ya Rabbi!

Allahım
Sen bizleri bayramın zevkine ve bayram duygusuna uyanan
olgunluk ve enginlik sergileyen,
her zaman bakışlarımızda lâhûtî bir derinlik,
hareketlerimizde büyüleyen bir ciddiyet,
sükûtlarımızda ürperten bir verâîlik
ve tebessümlerimizde de sımsıcak bir letâfet tüllendir ya Rabbi!

Allahım

bayramın kendine has şive ve nazını, gönüllere inşirah veren, dinlendiren, mutlu eden ve ebedî mutluluğa giden yolları açan sihirli uğultularını Sen bizlere doyasıya duyur ya Rabbi!

Allahım

imanın aydınlık dünyasında,
zikir, fikir, tesbih ve tehlillerin çağrıştırmasıyla
henüz yaşamadığımız, görmediğimiz,
hatta tasavvur bile edemediğimiz güzellikleri
bize yaşat ya RABBİ!

bilhassa günümüzde, herkesin boğulup bunaldığı dünyanın karanlık tünellerinde,âdetâ Cennet yamaçlarında seyahat ediyor gibi,
varolmanın, insan olmanın, mü’min olmanın en erişilmez zevklerini bu bayram vesilesiyle sen bizlere duyur ya Rabbi!


Allahım

Bayramdaki temcid, salâ, ezan
ve gizli-açık her yanda duyulan evrâd u ezkâr kulaklarımıza âdetâ, gök kapılarının gıcırtılarını aksettiyor;
tebrikler, el öpmeler ve ziyaretler ise
şanlı geçmişimizden köpürüp gelen ruhu ve manayı andıyor.sen bizlere bu güzellikleri duyur ve yaşat ya Rabbi!

Allahım

Ramazana elveda edip bayrama kavuştuğumuz şu günlerde
ömrümüzü bir adanmışlık mülâhazası içinde
Sana kullukla geçirebilmeyi
bize muvaffak kıl ya Rabbi!

yüce nezdindeki ‘ilm-i ledün’den
bizi de hissedar eyle ya RABBİ!

anlayış ufkumuzun önündeki perdeleri kaldır..
sâlih kullarınla yoldaşlık yapmaya muvaffak eyle;
neticede bizi de o güzel mukarrebun olan
kulların gibi eyle! YA Rabbi!

Allahım!Lutfettiğin bayramda ve sonrasında
Bizi her türlü bela, musibet bütün tehlikelerden koru..
muhabbet ve sevgi şerbetinden doyasıya içir
bizi ümitsizlik gibi bütün hastalıkların illeti olabilecek bir ruh bozukluğuna müptela eyleme! Ya Rabbi!

Nihayetsiz şefkat ve merhametin sahibi ey Hannân,

sonsuz nimetleriyle topyekün varlığa ihsan üstüne ihsanda bulunan ey Mennân

Biz de aczimizi, fakrımızı şefaatçi kılıp kabrin zulmetinden ve darlığından rahmetinin enginliğine sığınarak
el-emân, el-emân diyor, Senden eman dileniyoruz.

Malın-mülkün, evlâd ü iyâlin hiçbir fayda vermeyeceği,
sadece selîm bir kalble yüce huzura gelenlerin kurtulabileceği..
arşın derinliklerinden,
‘nerede dünya hayatını isyan derelerinde,
cürüm vadilerinde geçirenler?

Nerede Allah’a verdikleri söze ihanet edenler
ve ömrü bir kayıptan ibaret olanlar?’

diye nida edildiği günün eleminden ve ızdırabından
el-emân, el-emân! Diyor
ve sana sığınıyoruz ya Rabbi!


Yüceler Yücesi Allahım

Gizli ve açığımızı da bilen Sensin!
Lütfen bizi mazur gör ve tevbemizi kabul buyur!
Bizim Senin rahmetine, merhametine, şefkatine, inayetine, sıyanetine, hıfz u riayetine ne kadar muhtaç olduğumuzu
biliyorsun.

Ne olur dileğimizi yerine getir ve bizi haybet ve hüsrana uğratma!. Ya Rabbi!

Merhameti sonsuz Rabbimiz!

nefsimizi yoldan çıkaran kirli arzulardan,
mülevves düşüncelerden de ‘of!’ ediyoruz! Of!
Ayaklarımızın kaymasına, kalbimizin kararmasına, düşüncelerimizin bulanmasına karşı Senin inayet ve sıyanetini dileniyoruz. Bizleri muhafaza buyur ya Rabbi!

Allahım
Günahlarımız, cürümlerimiz ve hatalarımız olsa da
biz Senin kulunuz.

Şayet merhametinle muamelede bulunup bizi affedecek olursan, o Senin şanındandır ve Sana da o yaraşır.
Işte o zaman bayram bizim için hakiki bayram olur

Yok eğer azap edecek olursan biz de ona fazlasıyla layık
ve müstehakız.
Öyle olsak da Senin bizi affedeceğine olan inancımız katî, ümîdimiz de tamdır;
zira Sen düşenlerin günahlarını bağışlama şanına en çok yaraşan yegane Zat’sın.
biz kullarını bu bayram hürmetine bağışla ya Rabbi!
Rızana bizleri Vasıl eyle ya Rabbi
Hakkımızda hayırlı olacaksa sen bizleri daha nice ramazanlara ve bayramalara eriştir ya Rabbi!

Ya ilahel Alemin
Senin yolunda her türlü hizmet eden
Hizmetlere vesile olan
Başta büyüğümüz ve büyüklerimiz olmak üzere
Arkadaşlarımızı, kardeşlerimizı ve dostlarımızı
Rıza ve rıdvanına vasıl eyle ya Rabbi
Yapılan bu dualara her ne şekilde iştirak ederse etsin amin diyenlere de hidayet, ihlas ve istikamet lutfeyle
Bütün geçmişlerimize rahmet eyle
mekanlarını cennet eyle
bizleri de rıza ve hoşnutluğunu kazananlardan eyle ya Rabbi!

Ey yüceler yücesi!
Efendimiz Hazreti Muhammed’e,
Muallâ aile efradına
ve bütün ashab-ı güzînine
salât u selam ederek bunları Senden dileniyoruz; dualarımızı kabul buyur ya rabbi!..
amin amin amin
velhamdü lillahi Rabbil alemin
El-fatiha

Hakiki Bayram

Duam… tutunduğum can simidi
Ellerim semaya açılan kapı
Bayram; mazlumların ümidi…
Bayram ki İçimde; esrarlı yapı…

Giden benliğim, yiten aklım…
Bitmez sandığım son yolculuk
Bayram… Tuttuğum son salkım…
Bayram ki; İçimde masum çocuk…

Silinen hatıralar, taze hayallerim
Halili… ufak, aciz kulcuk…
Bayram… semaya açılan elllerim
Bayram ki… ukbaya yolculuk…

29
Eyl
08

Ramazan Bayramınız Mübarek Olsun

.

.
.
.
.
Şevval’ın birinci günü olan Ramazan bayramı günü ile Zilhiccenin onuncu günü olan kurban bayramı gününe bayram dendi. Çünkü: Mü’minler, bu günlerde, Ramazan ayındeki Oruç farzını eda ederek, Allah (c.c.) ın taatında Şevval’ın altı gününün Oruç tutarak Resuülullah (a.s.v.) ın taatına ve gene farz olan Haccı eda ederek Allah (c.c.) ın taatından Resülullah (a.s.v.)ı ziyaret etmeğe hazırlandıkları için Resülullah (a.s.v.) taatına avdet ettiler.

Her sene bayramlar tekkerrür eder. Allah (c.c.) ın o günlerde ihsanı çoktur. Bayram günleri gelince sevinç ve neşe de gelir.

Resülullah (a.s.v.) buyuruyor ki:

-“Kim bayram günü üçyüz kerre, “Subhanallah-i ve bihamdihi” deyip sevabını müslümanların ölülerine hediye ederse, her kabre bin nur girer. Kendisi öldüğünde Kabrine bin nur indirir.

Resülullah (a.s.v.) buyuruyor:

-“KİM BAYRAM GECESİ, SEVAB TALEB EDEREK İBADETLE GEÇİRİRSE, kalblerin öldüğü gün onun kalbi ölmez.”

Rivâyet edilir ki:

Hz.Ömer (r.a.) bir bayram günü oğlunu gördü, üzerinde eski bir gömlek vardı. Hz. Ömer ağlamaya başladı.

Oğlu:

-“Niçin ağlıyorsun?” diye sorunca..

Hz. Ömer (r.a.) şu cevabı verdi:

-“Ben, bayram günü seni çocuklar bu gömlek ile gördükleri zaman kalbinin incinmesinden korkuyorum.”

Bunun üzerine oğlu şu mukabelede bulundu:

-“Ancak Allahın (c.c.), ondan kendi rızasını yok ettiği, anasına, babasına âsi olan kişinin kalbi kırılır. Ben senin rızan sebebi ile Allah’ın benden razı olmasını dilerim.”

Bunun üzerine Hz. Ömer tekrar ağladı, çocuğu bağrına basarak onun için dua etti.

Şair ne güzel söylemiş:

Derler ki, yarın bayramdır ne giyeceksin?

Dediler, (Rabbimin) Hil’atını (büyüklerin küçüklere iltifat olmak için giydikleri elbise) ki, (O) kulunu yavaş yavaş suladı.

Fakirlik ve sabır öyle elbisedir ki,

Aralarında bulunan kalb sahibi bütün bayramları görür.

Ey emelim,

Eğer sen kaybolursan, bayram bana mâtemdir,

Eğer sen bana görürsen işte o gün bayramdır.

Rivâyet bulunur ki:

-“Ramazan bayramı sabahı Allah melekleri gönderir. Melekler yeryüzüne inerler. Sokak başlarında durarak, insanlar ve cinlerden başka bütün mahlükatın işiteceği bir sesle şöyle nida eder:

-“(Ey Muhammed (s.a.v.) ümmeti, Kerim olan Rabbinize çıkın. O, büyük ihsanlarda bulunup, büyük günahı bağışlıyor.”

Müminler namaz kılmak için camilere taplandıkları vakit Allah (c.c.) meleklere şöyle buyuruyor:

-“İşçi çalıştığı zaman karşılığı olan mükafatı nedir?”

Melekler:

-“Onun ücretinin verilmesidir.”derler.

Bunun üzerine Allah (c.c.):

-“Sizi şahit tutuyorum ki, ben onlara sevap olarak Mağfiretimi ve rızamı verdim” buyurur.

İmam Gazali (Rahimehullah)

__________________
29
Tem
08

Mirac gecemiz mübarek olsun

 

Selamünaleyküm 

 

8eih9g7MİRAÇ8eih9g7 

KANDİLİNİZ MUBAREK

8eih9g7  OLSUN  8eih9g7

g9g9g9

 

 kalp atan gülsu  kalp atan gül

18au1crg918au1cr

kalp atan gülMİRAÇkalp atan gül

pu3SJb315723-02

2ltkh1xrenkli cubuk2ltkh1x

Arapça’da merdiven, yukarı çıkmak, yükselmek anlamlarını dile getirir. İslam’da Hz. Peygamber (s.a.s)’ in göğe yükselerek Allah’ın huzuruna kabul edilmesi olayı.

2ltkh1xzzzzzzzzerg  zzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzerg2ltkh1x
Mirac olayı hicretten bir yıl ya da onyedi ay önce Receb ayının yirmi yedinci gecesi gerçekleşir. Olayın iki aşaması vardır. Birinci aşamada Hz. Peygamber (s.a.s) Mescidül-Haram’dan Beytü’l-Makdis’e (Kudüs) götürülür. Kur’an’ın andığı bu aşama, gece yürüyüşü anlamında isra adını alır. İkinci aşamayı ise Hz. Peygamber (s.a.s)’in Beytü’l-Makdis’ten Allah’a yükselişi oluşturur. Mirac olarak anılan bu yükselme olayı Kur’an’da anılmaz, ama çok sayıdaki hadis ayrıntılı biçimde anlatılır.

2ltkh1xzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzerg2ltkh1x
Hadislerde verilen bilgiye göre Hz. Peygamber (s.a.s), Kâbe’de Hatim’de ya da amcasının kızı Ümmühani binti Ebi Talib’in evinde yatarken Cebrail gelip göğsünü yardı, kalbini Zemzem ile yıkadıktan sonra içine iman ve hikmet doldurdu. Burak adlı bineğe bindirilerek Beytü’l-Makdis’e getirildi. Burada Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa ve diğer bazı peygamberler tarafından karşılandı. Hz. Peygamber (s.a.s) imam olarak diğer peygamberlere namaz kıldırdı.

2ltkh1xzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzerg2ltkh1x

Hz. Peygamber (s.a.s), Beytü’l-Makdis’te kurulan bir Mirac’la ve yanında Cebrail olduğu halde göğe yükselmeye başladı. Göğün birinci katında Hz. Adem, ikinci katında Hz. İsa ve Yahya, üçüncü katında Hz. Yusuf, dördüncü katında Hz. İdris, beşinci katında Hz. Harun, altıncı katında Hz. Musa ve yedinci katında Hz. İbrahim ile görüştü. Cebrail ile birlikte yükseliş Sidretü’l-Münteha’ya kadar sürdü. Cebrail, “Buradan bir parmak ucu ileri geçecek olursam yanarım” diyerek Sidretü’l Münteha’da kaldı. Hz. Peygamber (s.a.s) buradan itibaren Refref adlı başka bir binekle yükselişini sürdürdü. Bu yükseliş sırasında Cennet ve nimetlerini, Cehennem ve azabını müşahede etti. Sonunda Allah’ın huzuruna kabul edildi. Kendisine ümmetinden Allah’a şirk koşmayanların Cennet’e gireceği müjdelendi, Bakara suresinin son ayetleri verildi ve beş vakit namaz farı kılındı. Yeniden Refref ile Sidretü’l-Münteha’ya, oradan Burak’la Kudüs’e, oradan da Mekke’ye döndürüldü.

2ltkh1xzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzerg2ltkh1x
Hz. Peygamber (s.a.s) ertesi günü Mirac olayını anlattı. Olayı duyan müşrikler yoğun bir kampanya başlatarak Hz. Peygamber (s.a.s)’i suçlamaya, alaya almaya başladılar. Bu kampanya bazı müslümanları da etkileyerek şüpheye düşürdü. Olayın gerçek olup olmadığını araştırmak isteyenler Beytü’l-Makdis’e ve Mekke’ye gelmekte olan bir kervana ilişkin sorular sorarak Hz. Peygamber (s.a.s)’i sınadılar. Hz. Peygamber (s.a.s)’in verdiği bilgilerin doğruluğu müslümanları şüpheden kurtardıysa da müşriklerin inatlarını kırmaya yetmedi. Mirac olayı inatlarını ve düşmanlıklarını artırarak onlar için bir fitne nedeni oldu. Bu olay karşısındaki tutumu nedeniyle Hz. Ebu Bekr, Hz. Peygamber (s.a.s)’ce “Sıddîk” lakabıyla onurlandırıldı. Hz. Ebu Bekir olayı kendisine anlatarak hala inanmaya devam edip etmeyeceğini soran müşriklere “O söylüyorsa şüphesiz doğrudur” cevabını vermişti.

 

 

 

 

2ltkh1xzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzerg 2ltkh1x

 Ahad hadislere dayansa da Mirac olayının gerçekliğinde tüm müslümanlar birleşmişlerdir. Ancak olayın gerçekleşme biçimi İslam bilginleri arasında görüş ayrılıklarına neden olmuştur. Buna göre İbn Abbas’ın da içinde bulunduğu bazı bilginlere göre Mirac olayı uykuda gerçekleşmiştir. Bilginlerin büyük çoğunluğuna göre ise uyku durumunda ve rüyada değil, uyanık iken gerçekleşmiştir. Fakat bu görüşü savunanlar da Mirac’ın yalnız ruhla mı, yoksa hem ruh, hem de bedenle mi olduğu konusunda ikiye ayrılmışlardır. Sonraki Kelamcıların büyük çoğunluğuna göre mirac olayı uyanıkken hem ruh, hem de bedenle gerçekleşmiştir. İçlerinde Hz. Aişe’nin de bulunduğu bazı bilginlerle mutasavvıfların büyük çoğunluğuna göre ise uyanık durumda iken ama yalnız ruhla gerçekleşmiştir.

2ltkh1xzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzerg2ltkh1x

Mirac olayının gerçekleştiği gece müslümanlarca kadir gecesinden sonra en kutsal gece sayılmış ve bu gecenin ibadetle ihyası gelenekleşmiştir. Osmanlılar döneminde, camiler kandillerle donatıldığı için Mirac kandili olarak anılan geceyi izleyen gün, cami ve tekkelerde Mirac olayını anlatan ve Miraciye adı verilen şiirlerin okunması, dinleyenlere süt ikram edilmesi de bir gelenekti.

Ahmet ÖZALP 

vaZjwn513581-02

 

kalp atan gülkalp atan gülkalp atan gül

      2ltkh1x               g9          2ltkh1x     

MİRAÇ KANDİLİNİZ

 

 

2ltkh1xzzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzerg2ltkh1x

 

MUBAREK OLSUN
2ltkh1xkalp atan gül2ltkh1x
KıLıçBeY
zzzzzzzzergzzzzzzzzergzzzzzzzzerg
 

 

2ltkh1xhttp://kilicbey-27.spaces.live.com/  2ltkh1x

zzzzzzzzergzzzzzzzzerg

zzzzzzzzergSelam ve Dua ile Kalın zzzzzzzzerg

03
Oca
08

Ölüm Firak Değil Visaldir



Resim
Resim




15
Eki
07

HAZİNE SANDIĞI-SADAKA KUTUSU:)




@Hakkımda…@

15 Kasım 1971/26 Ramazan 1391 Niğde Değirmenli Kasabası doğumluyum.
1977' den itibaren Eğitim hayatımı İstanbul’da tamamladım.
Halen Dünyanın incisi İstanbul’da ikamet etmekteyim.

Biz Mevlamızın İlahiaşkının Hamallarıyız
Tek derdimiz; Mevlamızın Hakiki Kullarından Olabilmek ve Rızasını Kazanabilmek…

Terk-i dünya/ Terk-i Ukba/ Terk-i Terk/ Hiçlik/ Aşk-ı Deryada damla / Kulluk...

Dileğimiz; Son Nefesimizde Şeb-i Arusu yaşayabilmek ve Cennette Cemalullah’ ı müşahade edebilmektir…

Saygı, Sevgi ve Hürmetlerimle…

Mihrican Uymaz Ulupınar

İlahiaşk

 

Haziran 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Eyl    
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930  

Blog İstatistiklerim...@

  • 564,865 hits

@Son Yorumlarım@

mamo on Hz. Muhammed’in Özellikl…
YANARIM AŞKINLA EY R… on İLAHİ AŞK
meva on PROFİLİM
ilahiask on PROFİLİM
meva on PROFİLİM

Top Rated

@İHH…@

  • SUYUNA SAHİP ÇIK!



  • İSTANBUL

    Feedjit

    @Kategorilerim…@

    Allah Yeter



    Takip Et

    Get every new post delivered to your Inbox.