01
Eki
07

Aşk’a Dair… (Mustafa DEMİRCİ)


Aşk: “SARMAŞIK”

BAŞI; “Karışık”

ORTASI; “Karmaşık”

SONU; “Karmakarışık”

Aşk: “SARMAŞIK”

“Aşk, muhabbetin seveni kavraması, bütün vücûduna yayılması âdeta onu SARMAŞIK dalları gibi kucaklamasıdır.”

“Aşk yapışkan bir bitkidir. İnsanların sevgisine aşk denmesi, kalbe yapışmasındandır.”(Ferra)

Bu yapışkanın adı; “SARMAŞIK” tır. Ve “Işk” kelimesinden alınmıştır. SARMAŞIK sarıldığı yeri nasıl kaplarsa, aşk da girdiği kalbi öyle sarar, sarmalar, kök salar. Kalpte yeşerir, zamanla sararır ve sâhib-i kalbi de sarartır. Aşkın kolları öyle güçlüdür ki; ne aşka tutunanlar, ne de aşkta tutuklu kalanlar ondan kurtulamazlar. Karışan kafalarında aşka dâir sonu gelmeyen sorular belirir.

Aşk mıdır cân u dil mülkünü yağma eyleyen

Aşk mıdır sînemin içre gelip câ eyleyen

Aşk mıdır boynuma takıp belâ zincîrini

Gezdirip Mecnûnleyin âlemde rüsvâ eyleyen

(Muhibbî)

Aşk; âşıkların ışığıdır. Bütün yangınların âteşidir. Mansur’un celladı, Şîrin’in Ferhad’ıdır. Halîl’in “Verd” i, Züleyhâ’nın “Derd”idir.

Aşk imiş ışık veren âşıklara

Aşk imiş âteş veren yanıklara

Aşk imiş derde bırakan dem’i

Aşk imiş deva veren âşıklara

(Hicrânî)

Aşk nefisleri teslim alıp, kalpleri tutsak eden bir hükümdardır. Kimi efendileri köle, kimi köleleri de efendi kılar. Hükümranlığı dillere destandır. Kahredici pençeleriyle Aslan’ları titreten sultanlar dahi, “Ceylan gözlü bir sevgiliye esîr” olmaktan kendisini kurtaramamıştır:

“Şîrler pençe-i kahrından olurken lerzân

Beni bir gözleri âhûya zebûn etti felek.”

(Yavuz Sultan Selim)

Aşkın bir tür dîvânelik olduğunu söyleyenlerin sayısı az değildir.

“Gel gör beni aşk neyledi” diyen âşıklar, içine düştükleri hâl-i pür melâli, ancak “Gel de gör” çağrısıyla dillendirebilmişlerdir. Aşkın yakıcılığı karşısında şaşkınlığa düşen âşıklar, bir nefeste dünyayı yakacak kadar derin bir “Âh”ın sahibi olduklarını bile iddia edebilmişlerdir.

“Âh edersem bir nefes dünyâyı oda yakuben

Yedi çarhı âhım odı cümle bir dem yandırır

(İbrahim Gülşenî (k.s.)

Onlar, varlık âlemine geliş sebeplerini de, yedi feleği bir anda yandıracak olan derin bir “Âh” ile açıklamışlardır:

Sanman taleb-i devlet ü câh etmeğe geldik

Biz âleme bir yâr için âh etmeğe geldik

(Yeni Şehirli Avni)

Bir şu’lesi var ki şem’-i cânın

Fânûsuna sığmaz âsmânın

(Şeyh Gâlib)

“Âh” kelimesinde, üst üste iki “A” harfi mevcuttur. Bunlar ebced hesabına göre; bir+bir= iki eder. “H” harfi de yine aynı hesaba göre beş rakamını gösterir. O halde; AAH=yedi yapar ki,âşıkların derinden çektikleri “AAH”, gönlün yedi kat semâsından gelmektedir. İşte bu yüzdendir yakıcılığı…

“Âh mine’l-ışkı ve hâlâtihî

Ahraka kalbî bi harârâtihi”

Mâ nazara’l-aynü illa gayrikum

Uksimu billâhi ve âyâtihî”

(Mevlânâ)

“Âh! Aşkın elinden ve onun hallerinden.

Âh! Yüreğimi yakan yandıran harâretinden

Andolsun! Allah’a ve O’nun âyetlerine

Ki; nazar etmezem senden gayrı güzele”

“Aşk bir şûledir ki, parlayınca mâşuktan başkasını yakar, mahveder.”

Aşkın yakıp kavuran harâretine karşın; âşıklar hem şikâyet eder, hem de aşk âteşinden ayrı kalamaz. “Aşk öyle bir yangındır ki, âşıkın içini yakar kavurur da âşık hâlâ; “Daha âteş yok mu?” diye bağırır.”

(M. İkbal)

“Yâ Rab, belâ-yı aşk ile kıl âşinâ beni

Bir dem belâ-yı aşkdan etme cüdâ beni”

(Fuzûlî)

Çünkü aşk; “Bir şem’-i ilâhîdir.” Ve her âşık; şem’-i ilâhîye pervânedir. Aşk öyle bir kimyâdır ki, o ancak cân madeninde bulunur. O öyle bir cevherdir ki, kaynağı sadece Allah Teâla’dır.

“Aşk bir şem’-i ilâhîdir benem pervânesi

Şu bir zencirdir gönlüm onun dîvânesi”

(Hayâlî Bey)

“Aşk ki; kalbe gıdâdır. Ne yenir ne yutulur. Bir demir leblebidir. Çiğneyebilene “AŞK” olsun!”

(Şinâsî)

Her gönül bir tek sevgiliye müştâktır aslında.

Ne var ki,kıblesi yanlıştır. Bulduğunu sandığı şey, gerçekte aradığı değildir. Kimisi bir gözleri âhûya zebûn, kimisi bir gül yüzlü güzele meftûn, kimisi de bir ceylan bakışlıya mecnûndur.

Bazısı dünyanın âlâyişine kanmış, bazısı mâl u mülke aldanmış, bazısı da hayal âlemini, gerçek sanmıştır. Oysa her birisi, bir tek sevgili tarafından sınanmıştır.

“Fânîlerin aşkında bekâ yoktur. Çünkü bu aşk tendedir. Bâkî olan aşk cânda ve gönüldedir. Her an goncadan da ter ü tâzedir. Bâkî olanın aşkını tercih et ki; O dâim ve bâkîdir. Câna cân katan bâde-i aşkın sâkîsidir.”

(Yaman Dede)

Aşk da O, şık da O, Mâşuk da O’dur.

Ve her vücûdun cânı “AŞK” tır…

Hakîkat her vücûdun cânı AŞK tır

Ne cân kim cân içinde cânı AŞK tır

Bu AŞK elinde âciz cümle eşya

Ne sır kim kamu ser-gerdân-ı AŞK tır

Gehî Leylî olur Mecnûn gözünden

Geh olur Leylâ’nın hayrânı AŞK tır

Ene’l- hak çağırır Mansûr dilinden

Cüneyd’de cübbev ü irfân-ı AŞK tır

Vücûdun cübbesin AŞK ile çâk et

Dala gör ona kim ummân-ı AŞK tır

(Yunus Emre)

Reklamlar

0 Responses to “Aşk’a Dair… (Mustafa DEMİRCİ)”



  1. Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


İlahiaşk

Blog İstatistiklerim...@

  • 829,011 hits
İmam-ı Gazali son nefeste iman üzere ölmek için aşağıdaki duanın sabah namazlarının sünneti ile farzı arasında okunmasının tavsiye etmiştir Bismillahirrahmanirrahim " Ya hayyü ya kayyumü ya bedias semavati vel erdı ya zel celali vel ikram" Allahümme inni es'elüke en tuhyiye kalbi bi nuri ma'-rifetike ebeden ya allahü ya allahü ya allahü ya rahmanü ya rahıymü bi rahmetike ya erhamer rahımiyn"

@Hakkımda…@

15 Kasım 1971/26 Ramazan 1391 Niğde Değirmenli Kasabası doğumluyum.

1977' den itibaren Eğitim hayatımı İstanbul’da tamamladım.

Halen Dünyanın incisi İstanbul’da ikamet etmekteyim.

Biz Mevlamızın İlahiaşkının Hamallarıyız

Tek derdimiz; Mevlamızın Hakiki Kullarından Olabilmek ve Rızasını Kazanabilmek…

Terk-i dünya/ Terk-i Ukba/ Terk-i Terk/ Hiçlik/ Aşk-ı Deryada damla / Kulluk...

Dileğimiz; Son Nefesimizde Şeb-i Arusu yaşayabilmek ve Cennette Cemalullah’ ı müşahade edebilmektir…

Saygı, Sevgi ve Hürmetlerimle…

Mihrican Uymaz Ulupınar

mihricanulupinar@gmail.com

Sahifelerinize ne yazdığınıza dikkat ediniz. Çünkü bu, Rabbinize karşı okunacaktır. Yazık o kimseye ki çirkin söz konuşur. Eğer içinizden biri bir kardeşine içinde çirkin söz bulunan bir yazı gönderse, şüphesiz bu bir hayâsızlık olur. Ya Rabbine karşı kötü söz söyleyenin hâli ne olur?

Bişr-i Hâfî

Ekim 2007
P S Ç P C C P
« Eyl   Kas »
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

Arşivler

@Son Yorumlarım@

hakkında fakraczi
hakkında fakraczi

Hoş Geldiniz :)

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 718 takipçiye katılın

Follow Ebedi Sevgiliye Doğru on WordPress.com
Çok şükür bugünde Akraba günümüzü @zuhaltu evinde  muhabbet ve Sevgiyle tamamladık. ❤️🌹💝💞💖😍😘🌺☕️ @esraaulupnr @muhteremulupnar @suhedanurbsk @nursenauymaz @ilknuruymz ❤️tubauymaztekin

Twitter Sayfama hoş geldiniz.

Hata: Twitter yanıt vermedi.Lütfen birkaç dakika bekleyip bu sayfayı tazeleyin.


%d blogcu bunu beğendi: