29
Eyl
08

Bayram Namazı


Bayram Namazı

ONK. DR. HALUK NURBAKİ

Bayram namazı Allah’a yaklaşmak için, özellikle O’nu birlemek için verilmiş ilâhi bir nimettir. Kılınış biçimiyle, hakiki namaza yaklaşmak için çok kesin işaretler taşıyan bayram namazı; tamamiyle bir lütf-ü ilâhi ve rahmettir.
Bilindiği gibi bayram namazında, namaz içerisinde iki yerde fazla tekbirler getirilir. Bunlardan birincisi: İlk rekâtta Sübhâneke’yi okuduktan sonra getirilen tekbirlerdir. Bu tekbirler Fâtiha’nın ilâhi cereyan devresine geçişte bize azami kudreti sağlamak içindir. Bu tekbirlerle kılınan bir namazda; Fâtiha sırrı en geç ikinci rekâtın rükûu sırasında teessüs edeceğinden, ikinci tekbirler ikinci rekâtın rükûuna geçerken getirilir. Bu demektir ki: Gerçek namazda anlattığımız rükûa neden olan sırlar, bayram namazının ikinci rekâtında daha kolay ve açık bir şekilde belirir. Allah’ın rahmet kapıları ardına kadar açık olduğu için daha önce nice çabalarla gerçek namaza ulaşamamış kullar; bayram namazı sayesinde gerçek namaza kavuşur.
Bayram namazının bir özelliği de: Bayram namazını kılan o kimse, bu rahmet deryasından tam yararlanamasa bile; ne kadar günahkâr olursa olsun, hatta ilk namazını kılıyor dahi olsa mutlaka namazı kabul olur. Ayrıca, bayram namazının ilâhi rahim sırrı içinde, şahsi günahları da affa uğrar. Şüphesiz ki; Bayram namazı da, cuma namazı gibi herkes için mutlaka gerçek namazı getirmez. Ancak, gerçek namaz bahsinde izah ettiğimiz gibi bulunduğu noktadan, gerçek namaza doğru büyük mesafeler katettirir.
Bayram namazının bir inceliği de farz olmayışına rağmen büyük kitleler tarafından kılınma arzusu peygamberimizin bir lûtfudur.
Çünkü bayram namazı Efendimizin yüzü suyu hürmetine, âlem-i İslâm’a verilen bir ilâhi bahşiştir ki; ancak Efendimize farz, bizlere, O’na nisbeten vaciptir. Elest bahsini iyi okuyan okuyucularım bu inceliği daha derinden kavrayacaklardır.
Bu bakımdan, bayram namazına gelecek kimselere sınır koymak kimsenin hakkı değildir. Zamanımızda bu gerçeği iç yüzünü göz önüne almayan bir çokları, bayram namazına gelenleri adeta eleştiriye tabi tutarak mahcup etmeye çalışmaktadırlar. Tamamen yanlıştır. Bayram namazı, Allah’ın rahmet kapısıdır. İstisnasız her kula açıktır.
Çeşitli amaçlarla, farz olmadığı halde başlangıçta belirttiği tarzda şükür namazı ve benzeri namazlarda belli bir biçimlenme söz konusu değildir.
Kılınan sünnet namazlarının kaza namazı niyetinde kılınması da tartışılan bir konudur. Bundan sonraki bahiste kaza bahsini anlatırken değineceğim gibi; namazın kaza edilmesinde meşru bir mazeret yoktur. Bu, şu demektir: Kaza niyetiyle kılınan namazlar, Cenab-ı Hakk’ın lütfuna bağlı olarak; kabul olur, ya da olmaz. Bu açıdan sünnet yerine kaza diye niyet etmek yanlıştır. Biz sünnet niyetiyle kılarız, Cenab-ı Hak lütfedip makbul sayarsa kaza yerine sayabilir.
Yine bir yanlış uygulama da İslâm Dini’ni belli bir yaşta benimsemiş kimsenin, geçmiş yıllara ait vakit namazlarını kaza etme yanılgısıdır. Çünkü namaz, imana erdikten sonra, katıksız olarak İslâm dinini seçtikten sonra farz olunmuş bir ibadettir. Geçmiş yıllarına ait bir hesap açmak yanlış ve yersizdir.
Bazı okuyucularımız tarafından çeşitli vesilelerle sorulan birkaç noktaya da değinerek bu bahsi tamamlayacağım:
a) Gündüz namazların hafi (sessiz), daha çok karanlıkta kılınan namazların cemaatle kılınırken yüksek sesle okunması: Bu sırrın hikmeti vakitlerin gönüllerde yarattığı uyarı ile ilgilidir. Sanılanın tersine, gündüz kılınan namazlarda gönlün kendi iç dünyasına daha derinden ulaşması gerekmektedir. Bu bakımdan namazda kıraat sessiz okunur. Gece namazlarında ise kulağın kendi sırrında gönle yansıması daha kolaydır. Gecenin hikmetine, onu bize emreden âyet-i kerimenin açıklamasında bu konuya etraflıca değindim. (Amme Cüzü Yorumu)(5)
b) Farz namazlarının iki rekâttan sonraki rekâtlarında, Fâtiha’dan sonra zammı süre okunmamasına gelince: Farz namazı, gerçek namaza davet eden temel namazdır. Bu bakımdan iki rekâttan sonra; kul mutlaka Allah ceryanına kapılarak âlemIerin seyrine geçer ki, bu hızlı iletişim zammı süreyi terketmeyi gerektirir. Bu yüzden de, imam gece kılınan namazlarda bile açıktan okumaya terk ederek gönüllerin âlemleri seyretmesine meydan verir.
c) Daha çok, çok yoğun meşguliyette terkedilebilen sünnet namazlarının ilk oturuşunda salâvat-ı şerife okunması: Bu namazlarda dünyaya yaklaşım her iki rekâttan sonra daha kolay olması için salâvat-ı şerife okunur. Namazın genel anlatımında izah ettiğim gibi salâvat-ı şerifeler dünyaya yaklaşımı ifade eder.
(4) Namaz Süreleri Yorumu. Onk. Dr. Haluk Nurbaki, Damla Yayınevi – İstanbul
(5) Bkz. Amme Cüzü Yorumu, Onk. Dr. Haluk Nurbaki, Damla Yayınevi – İstanbu

Reklamlar

0 Responses to “Bayram Namazı”



  1. Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


İlahiaşk

Blog İstatistiklerim...@

  • 838,649 hits
İmam-ı Gazali son nefeste iman üzere ölmek için aşağıdaki duanın sabah namazlarının sünneti ile farzı arasında okunmasının tavsiye etmiştir Bismillahirrahmanirrahim " Ya hayyü ya kayyumü ya bedias semavati vel erdı ya zel celali vel ikram" Allahümme inni es'elüke en tuhyiye kalbi bi nuri ma'-rifetike ebeden ya allahü ya allahü ya allahü ya rahmanü ya rahıymü bi rahmetike ya erhamer rahımiyn"

@Hakkımda…@

15 Kasım 1971/26 Ramazan 1391 Niğde Değirmenli Kasabası doğumluyum.

1977' den itibaren Eğitim hayatımı İstanbul’da tamamladım.

Halen Dünyanın incisi İstanbul’da ikamet etmekteyim.

Biz Mevlamızın İlahiaşkının Hamallarıyız

Tek derdimiz; Mevlamızın Hakiki Kullarından Olabilmek ve Rızasını Kazanabilmek…

Terk-i dünya/ Terk-i Ukba/ Terk-i Terk/ Hiçlik/ Aşk-ı Deryada damla / Kulluk...

Dileğimiz; Son Nefesimizde Şeb-i Arusu yaşayabilmek ve Cennette Cemalullah’ ı müşahade edebilmektir…

Saygı, Sevgi ve Hürmetlerimle…

Mihrican Uymaz Ulupınar

mihricanulupinar@gmail.com

Sahifelerinize ne yazdığınıza dikkat ediniz. Çünkü bu, Rabbinize karşı okunacaktır. Yazık o kimseye ki çirkin söz konuşur. Eğer içinizden biri bir kardeşine içinde çirkin söz bulunan bir yazı gönderse, şüphesiz bu bir hayâsızlık olur. Ya Rabbine karşı kötü söz söyleyenin hâli ne olur?

Bişr-i Hâfî

Eylül 2008
P S Ç P C C P
« Ağu   Eki »
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930  

Arşivler

@Son Yorumlarım@

hakkında fakraczi
hakkında fakraczi

Hoş Geldiniz :)

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 722 takipçiye katılın

Follow Ebedi Sevgiliye Doğru on WordPress.com
Çok şükür bugünde Akraba günümüzü @zuhaltu evinde  muhabbet ve Sevgiyle tamamladık. ❤️🌹💝💞💖😍😘🌺☕️ @esraaulupnr @muhteremulupnar @suhedanurbsk @nursenauymaz @ilknuruymz ❤️tubauymaztekin

Twitter Sayfama hoş geldiniz.

Hata: Twitter yanıt vermedi.Lütfen birkaç dakika bekleyip bu sayfayı tazeleyin.


%d blogcu bunu beğendi: