Temmuz 2009 için arşiv

15
Tem
09

HAK YOLCUSU


Resmin tam boyutunu görmek için üzerine tıklayın.

HAK YOLCUSU

Kim ki aşkın darına berdar olur
Cümle uşşak içre ol serdar olur

Bunda uşşakı yakan od akibet
Nari İbrahim gibi gülzar olur

Bunda ağyar kesretinden kurtulan
Vahdet ellerinde vaslı yar olur

Eğer âşık isen korkma tamudan
Bülbüle her mevsim nevbahar olur

Cenneti irfana giren söylemez
Nerye baksa gördüğü didar olur

Kalbi kör olan dost yüzün göremez
Hakkı gören hep “ulül ebsar” olur

Dünyanın lezzetine aldanma hiç
Ölüm acısıyla zehri mar olur.

Olsan dahi bu cihanda padişah
Sonunda cümlesi tar umar olur

Tüm varlığın kulluğunda Ma’budun
Kullanırsan devletin tekrar olur.

Ger kabul oldunsa ebed kurtuldun
Nerde böyle usuli Pazar olur

Nefsten vazgeçmeden olmaz vaslı yar
Adet odur; can O’na kurban olur

Kim ki kendin yok ederse Mısri’ya
Yokluğun ardından sonsuz var olur

(Niyazi MISRİ)

Aşkın darına berdar= İlahi aşkın yurduna yolcu
Uşşak= Âşıklar
Serdar= Öncü, komutan
Od= Ateş
Gülzar=Gül bahçesi
Akibet=Sonunda
Ağyar kesreti= Mahlûkat kalabalığı
Vaslı yar= Dosta kavuşma
Tamu= Cehennem sıkıntısı
Didar= Allah’ın cemali
Ulül-ebsar= Basiret ve keramet sahipleri
Tarumar= Darmadağın
Usuli Pazar= Adil pazarlık, karlı alış veriş
Zehri mar= Yılan ağusu
Nevbahar= İlkbahar

Reklamlar
15
Tem
09

Şems’in 40 Kuralı


26695536705964668452964.jpg

Gönlü geniş ve ruhu gezgin sufi meşreplilerin kırk kuralı:

1. kural: Yaradanı hangi kelimelerle tanımladığımız, kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar. Şayet tanrı dendi mi öncelikle korkulacak, utanılacak bir varlık geliyorsa aklına, demek ki sen de korku ve utanç içindesin çoğunlukla. Yok, eğer, tanrı dendi mi evvela aşk, merhamet ve şefkat anlıyorsan, sende de bu vasıflardan bolca mevcut demektir.

2. kural: Hak yolunda ilerlemek yürek işidir,akıl işi değil. Kılavuzun daima yüreğin olsun,omzun üstünde ki kafan değil. Nefsini bilenlerden ol silenlerden değil !

3. kural: Kur’an dört seviyede okunabilir. İlk seviye zahiri manadır. Sonra ki batıni manadır. Üçüncü batıninin batınisidir. Dördüncü seviye o kadar derindir ki kelimeler kifayetsiz kalır tarif etmeye.

4. kural: Kainattatki her zerrede Allah’ın sıfatlarını bulabilirsin, çünkü O camide, mescitte, kilisede, havrada değil, her an her yerdedir. Allah’ı görüp yaşayan olmadığı gibi, onu görüp ölen de yoktur. Kim O’nu bulursa, sonsuza dek O’nda kalır.

5. kural: Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır. Akıl temkinlidir. Korka korka atar adımlarını. Aman sakın kendini diye tembihler. Halbuki aşk öyle mi? Onun tek dediği:
Bırak kendini, ko gitsin; akıl kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır, harap düşer. Halbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte var!

6. kural: Şu dünyadaki çatışma, önyargı ve husumetlerin çoğu dilden kaynaklanır. Sen sen ol, kelimelere fazla takılma. Aşk konusunda dil zaten hükmünü yitirir. Aşık dilsiz olur.

7. kural: Şu hayatta tek başına inzivada kalarak, sadece kendi sesinin yankısını duyarak, hakikati keşfedemezsin. Kendini ancak bir başka insanın aynasında tam olarak görebilirsin.

8. kural: Başına ne gelirse gelsin, karamsarlığa kapılma. Bütün kapılar kapansa bile, sonunda O sana kimsenin bilmediği gizli bir patika açar.  Sen şu anda göremesen de, dar geçitler ardında nice cennet bahçeleri var. Şükret! istediğini elde edince şükretmek kolaydır. Sufi, dileği gerçekleşmediğinde de şükredebilendir.

9. kural: Sabretmek, öylece durup beklemek değil, ileri görüşlü olmak demektir. Sabır nedir? Dikene bakıp gülü, geceye bakıp gündüzü tahayyül edebilmektir. Allah aşıkları sabrı gülbeşeker gibi tatlı tatlı emer, hazmeder. Ve bilirler ki, gökteki ayın hilalden dolunaya varması için zaman gerekir.

10. kural: Ne yöne gidersen git, doğu,batı,kuzey ya da güney- çıktığın her yolculuğu içine doğru bir seyahat olarak düşün! Kendi içine yolculuk eden kişi, sonunda arzı dolaşır.

11. kural: Ebe bilir ki sancı çekilmeden doğum olmaz, ana rahminden bebeğe yol açılmaz. Ssenden yepyeni ve taptaze bir sen zuhur edebilmesi için zorluklara, sancılara hazır olman gerekir.

12. kural: Aşk bir seferdir. Bu sefere çıkan her her yolcu, istese de istemese de tepeden tırnağa değişir. Bu yollara dalıp da değişmeyen yoktur.

13. kural: Şu dünyada semadaki yıldızlardan daha fazla sayıda sahte hacı, hoca ,şeyh, şıh var. Hakiki mürşit seni kendi içine bakmaya ve nefsini aşıp kendindeki güzellikleri bir bir keşfetmeye yönlendirir. Tutup da ona hayran olmaya değil.

14. kural:Hakk’ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil seninle beraber aksın. Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?

15. kural: Allah, içte ve dışta her an hepimizi tamama erdirmekle meşguldür. Tek tek her birimiz tamamlanmamış birsanat eseriyiz. Yaşadığımız her hadise, atlattığımız her badire eksiklerimizi gidermek için tasarlanmıştır. Rab noksanlarımızla ayrı ayrı uğraşır çünkü beşeriyet denen eser, kusursuzluğu hedefler.

16. kural:Kusursuzdur ya Allah, onu sevmek kolaydır. Zor olan hatasıyla sevabıyla fani insanları sevmektir. Unutma ki kişi bir şeyi ancak sevdiği ölçüde belebilir. Demek ki hakikaten kucaklamadan ötekini, Yaradan’dan ötürü yaratılanı sevmeden, ne layıkıyla bilebilir , ne layıkıyla sevebilirsin.

17. kural: Esas kirlilik dışta değil içte, kisvede değil kalpte olur. Onun dışındaki her leke ne kadar kötü görünürse görünsün, yıkandı mı temizlenir, suyla arınır. Yıkamakla çıkmayan tek pislik kalplerde yağ bağlamış haset ve art niyettir.

18. kural: Tüm kainat olanca katmanları ve karmaşasıyla insanın içinde gizlenmiştir. Şeytan, dışımızda bizi ayartmayı bekleyen korkunç bir mahluk değil bizzat içimizde bir sestir. Şeytanı kendinde ara, dışında, başkalarında değil ve unutma ki nefsini bilen Rabb’ini bilir. Başkalarıyla değil sadece kendiyle uğraşan insan sonunda mükafat olarak Yaradan’ı tanır

19. kural:Başkalarından saygı,ilgi ya da sevgi bekliyorsan önce sırasıyla kendine borçlusun bunları. Kendini sevmeyen birinin sevilmesi mümkün değildir. Sen kendini sevdiğin halde dünya sana diken yolladı mı, sevin. Yakında gül yollayacak demektir.

20. kural: Yolun ucunun nereye varacağını düşünmek beyhude bir çabadan ibarettir. Sen sadece atacağın ilk adımı düşünmekle yükümlüsün. Gerisi zaten kendiliğinden gelir.

21. kural: Hepimiz farklı sıfatlarla sıfatlandırıldık. Şayet Allah herkesin tıpatıp aynı olmasını isteseydi,hiç şüphesiz öyle yapardı. Farklılıklara saygı göstermemek,kendi doğrularını başkalarına dayatmaya kalkmak, Hakk’ın mukaddes nizamına saygısızlık etmektir.

22. kural: Hakiki Allah aşığı bir meyhaneye girdi mi orası ona namazgah olur. Ama bekri aynı namazgaha girdimi orası ona meyhane olur. Şu hayatta ne yaparsak yapalım, niyetimizdir farkı yaratan, suret ile yaftalar değil.

23. kural : Yaşadığımız hayat elimize tutuşturulmuş rengarenk ve emanet bir oyuncaktan ibaret. Kimisi oyuncağı o kadar ciddiye alır ki ağlar, perişan olur onun için. Kimisi eline alır almaz şöyle bir kurcalar oyuncağı , kırar ve atar. Ya aşırı kıymet verir , ya kıymet bilmeyiz.
Aşırılıklardan uzak dur. Sufi ne ifrattadırne tefritte. Sufi daima orta yerde…

24. kural : Madem ki insan eşref-i mahlukattır, yani varlıkların en şereflisi, attığı her adımda Allah’ın yeryüzünde ki halifesi olduğunu hatırlayarak , buna yakışır soylulukta hareket etmelidir. İnsan yoksul düşse, iftiraya uğrasa, hapse girse, hatta esir olsa bile, gene de başı dik, gözü pek, gönlü emin bir halife gibi davranmaktan vazgeçmemelidir.

25. kural : Cenneti ve cehennemi illa ki gelecekte arama. İkisi de şu an da burada mevcut. Ne zaman birini çıkarsız, hesapsız ve pazarlıksız sevmeyi başarsak, cennetteyiz aslında. Ne vakit birileriyle kavgaya tutuşsak; nefrete, hasede ve kine bulaşsak, tepetaklak cehenneme düşüveririz.

26. kural :  Kainat yekvücud, tek varlıktır. Herşey ve herkes görünmez iplerle birbirine bağlıdır. Sakın kimsenin ahını alma; bir başkasının hele hele senden zayıf olanın canını yakma. Unutma ki dünyanın öte ucunda tek bir insanın kederi, tüm insanlığı mutsuz edebilir. Ve bir kişinin saadeti herkesin yüzünü güldürebilir.

27. kural : Şu dünya bir dağ gibidir, ona nasıl seslenirsen o da sana öyle aksettirir. Ağzından hayırlı bir laf çıkarsa, hayırlı laf yankılanır, şer çıkarsa sana gerisin geri şer yankılanır.
Öyleyse kim ki senin hakkında kötü konuşur, sen o insan hakkında kırk gün kırk gece güzel sözler et. Kırk günün sonunda göreceksin herşey değişmiş olacak. Senin gönlün değişirse dünya değişir.

28. kural : Geçmiş zihinlerimizi kaplayan bir sis bulutundan ibaret. Gelecek ise başlı başına bir hayal perdesi. Ne geleceğimizi bilebilir, ne geçmişimizi değiştirebiliriz. Sufi daima şu anın hakikatini yaşar.

29. kural : Kader hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten,”ne yapalım, kaderimiz böyle”deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatının hakimisin,ne de hayat karşısında çaresizsin.

30. kural : Hakiki sufi öyle biridir ki başkaları tarafından kınansa, ayıplansa, dedikodusu yapılsa, hatta iftiraya uğrasa bile, o ağzını açıp da kimse hakkında tek kelime kötü laf etmez.
Sufi kusur görmez kusur örter.

31. kural : Hakk’a yakınlaşabilmek için kadife gibi bir kalbe sahip olmalı. Her insan şu veya bu şekilde yumuşamayı öğrenir. Kimi bir kaza geçirir, kimi ölümcül bir hastalık, kimi ayrılık acısı çeker, kimi maddi kayıp… Hepimiz kalpteki katılıkları çözmeye fırsat veren badireler atlatırız. Ama kimimiz bunda ki hikmeti anlar ve yumuşar; kimimiz ise ,ne yazık ki daha da sertleşerek çıkar.

32. kural : Aranızda ki perdeleri tek tek kaldır ki Allah’a saf bir aşkla bağlanabilesin. Kuralların olsun ama kurallarını başkalarını dışlamak yahut yargılamak için kullanma. Bilhassa putlardan uzak dur, dost. Ve sakın kendi doğrularını putlaştırma. İnancın büyük olsun ama inancınla büyüklük taslama !

33. kural : Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen hiç ol! Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl ki çömleği tutan dışında ki biçim değil içinde ki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil hiçlik bilincidir.

34. kural : Hakk’a teslimiyet ne zayıflık ne edilgenlik demektir. Tam tersine, böylesi bir teslimiyet son derece güçlü olmayı gerektirir. Teslim olan insan çalkantılı ve girdaplı sularda debelenmeyi bırakır; emin bir beldede yaşar.

35. kural : Şu hayatta ancak tezatlarla ilerleyebiliriz. Mümin içindeki münkirle tanışmalı, Allah’a inanmayan kişi ise içinde ki inananla. İnsan-ı kamil mertebesine varana kadar gıdım gıdım ilerler kişi. Ve ancak tezatları kucaklayabildiği ölçüde olgunlaşır.

36. kural :  Hileden,desiseden endişe etme. Eğer birileri sana tuzak kuruyor, sana zarar vermek istiyorsa, Allah da onlara tuzak kuruyordur. Çukur kazanlar o çukura kendileri düşer. Bu sistem karşılıklar esasına göre işler. Ne bir katre hayır karşılıksız kalır, ne bir katre şer. O’nun bilgisi dışında yaprak bile kıpırdamaz. Sen sadece buna inan !

37. kural :Allah kılı kırk yaracak titizlikle çalışan bir saat ustasıdır. O kadar dakiktir ki sayesinde her şey tam zamanında olur. Ne bir saniye erken, ne bir saniye geç. Her insan için bir aşık olma zamanı vardır; bir de ölmek zamanı.

38. kural : Yaşadığım hayatı değiştirmeye, kendimi dönüştürmeye hazır mıyım ? Diye sormak için hiçbir zaman geç değil. Kaç yaşında olursak olalım, başımızdan ne geçmiş olursa olsun, tamamen yenilenmek mümkün.
Tek bir gün bile öncekinin tıpatıp tekrarıysa,yazık !
Her an her nefeste yenilenmeli. Yepyeni bir yaşama doğmak için ölmeden önce ölmeli.

39. kural : Noktalar sürekli değişse de bütün aynıdır. Bu dünyadan giden her hırsız için bir hırsız daha doğar. Ölen her dürüst insanın yerini bir dürüst insan alır. Hem bütün hiçbir zaman bozulmaz. Her şey yerli yerinde kalır, merkezinde… Hem de bir günden bir güne hiçbir şey aynı olmaz.
Ölen her sufi için bir sufi daha doğar.

40. kural : Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır. Acaba ilahi aşk peşinde mi koşmalıyım, yoksa dünyevi, semavi ya da cismani diye sorma!Ayrımlar ayrımları doğurur. Aşk’ın hiçbir sıfat ve tamlamaya ihtiyacı yoktur.
Başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındasındır, merkezinde ya da dışındasındır, hasretinde..

Kaynak:Kardeşime teşekkür ediyorum emeği için

http://zehrasunay.wordpress.com/2009/05/11/semsin-40-kurali/

Elif Şafak:Aşk kitabından

14
Tem
09

DOSTA GİDER


Resmin tam boyutunu görmek için üzerine tıklayın.

DOSTA GİDER

Aşk ateşi ciğerimi
Yakageldi yakagider

Sevda sardı her yerimi
Sıkageldi, sıkagider

Ayrılık yetti canıma
Aşk ehli gelsin yanıma

Bu zinciri dost boynuma
Takageldi takagider.

Kimi arar inci mercan
Kimi geçmiş iki cihan

Benim gönülcüğüm ey, can
Hak’tan geldi Hakk’a gider..

Şükür can döndü özüne
Gayri görünmez gözüne

Eşrefoğlu yar yüzüne
Bakageldi bakagider..

(Eşrefoğlu RUMİ)

14
Tem
09

AYAN OLUR CEMALULLAH


Resmin tam boyutunu görmek için üzerine tıklayın.

AYAN OLUR CEMALÜLLAH

Bi hamdillah derim Allah
Alıp aklımı fikrullah

Dilimde Zatın esması
Bana üns oldu zikrullah

Salatullah selamullah
Aleyke Ya Resulallah

Dosta pervaneyim kandım
Cemalin Şem’ine yandım

Ben bu derdi kolay sandım
Gör ki mahvetti aşkullah

Salatullah selamullah
Aleyke ya Resulallah

Bu tevhitten murat nedir
Cemali Zat’a ermekdir.

Görünen hep tecellidir
Sanma iş gören gayrullah

Salatullah Selamullah
Aleyke Ya Resulallah

Kalbin aynasını sofi
Eğer kılar isen safi

Açılır sana bir kapı
Ayan olur cemalullah

Salatullah Selamullah
Aleyke Ya Resulallah

Şemsi Tebriz bunu bilür
Bir fert kalmaz fena bulur

Bu alem külli mahv olur
Ancak baki kalır Allah

Salatullah Selamullah
Aleyke Ya Resulallah

(Şemsi TEBRİZİ)

14
Tem
09

GÖNÜL BEYTULLAHTIR


Resmin tam boyutunu görmek için üzerine tıklayın.

GÖNÜL BEYTULLAHTIR

Gel temizle gönlünü, şirkten, hevadan
Kirli gönül, şeytanın şer hanesidir.

Tertemiz olmazsa, Dost tecelli etmez
Ki gönül Hakkın, cemal ayinesidir.

Gönül beytullah’tır, tüm putları boşalt
Kalbi pas bağlayanlar Dostun nesidir?

Sen gönlünde ara, hep derdi, dermanı
Sadık olan, davanın divanesidir.

Şuurdan ve huzurdan mahrum gönüller
Vallahi müflislerin viranesidir.

Bil ki nurlu gönüller, Arş-ı Rahmandır
Alemler, gönül evinin hazinesidir.

Nefsini yenemeyen, mücahit olmaz
Menfaat avcısı, şeytan avanesidir.

Sen de gönlünü fethet, behey biçare
Dünya gailesi, gafiller bahanesidir.

Her hak sesi susturmak isteyen hain
Bilin ki, şerlilerin şahanesidir.

Ahmet Hoca gerçekler ateşten kordur
Hakkı avuçta tutmak yiğitlik efsanesidir.

14
Tem
09

SİDRETÜL MÜNTEHA NEDİR ?


Resmin tam boyutunu görmek için üzerine tıklayın.

SİDRETÜL MÜNTEHA NEDİR ?

Yedinci gök semada Cebrail (AS)’ın en son gidebileceği, bir adım daha gidersem yanarım dediği bir makamdır.

Necm Suresi 13-14: And olsun onu bir başka defa da Sidretül müntehanın yanında gördü. Ayetinde bahsedilen makam, Peygamber Efendimizin miraca çıkarken Cebrailin yani aklı Resulün bir adım dahi bundan öteye atarsam yanarım dediği, sıfat aleminin son durağıdır.

Zira ondan ötede Zat vardır, zevk vardır. Akılla oraya girilemez. Girilirse elbette akıl yok olur.

Sidretül müntehadan öteye diğer melekler de geçemez. Çünkü sıfatlar bütün icraatını Zata kadar yapabilirler.

Ondan sonra Zat olan zevk gelir. Sitretül müntehadaki meleklerin adına Müheymin melekleri denir

Onlar yüzlerini Rablarına çevirmişler, daima Cemalullah ı seyretmektedirler.

Zira bütün sıfatlar kendilerinin görevleri nispetinde Allah’ın Zat’ına yüzlerini çevirmişler, o ne şekilde tecelli ediyorsa ondaki Cemalullah ı seyrediyorlar.

Tevhidde kavseyn mertebesi olarak bilinen bu yeri müminlerin Muhammediyyün olanları, cehri şirklerden sonra hafi şirklerden de kurtulanları zevk edebilirler.

Fena gözü ile Sitretül müntehanın görülmesi mümkün değildir.

Beka gözü ile Ruhullah olarak tecelli ilahiyi görmek mümkündür.

Onun için sıfatlardaki renk ve şekillere meyletmeden Necm Suresi 17: mazagalbasaru ve mâ ta ğâ buyrulduğu gibi gözü hiçbir tarafa da kaymadı.

Çünkü Hakikatı görenlerin gayriyete itibar etmeleri mümkün değildir.


14
Tem
09

CEMÂLULLAH


Resmin tam boyutunu görmek için üzerine tıklayın.

CEMÂLULLAH

  • Cennette duygular tatmin olunca,
    Herkez rahat, herkes huzur bulunca,
    Gözler, gönüller, nefisler doyunca,
    Esler karsilikli mutlu olunca,
    Ve tüm zevkleri en doruga cikinca,

  • Cennet nîmetleri tamam olacak.
    Ama ruhlar, yine garip kalacak!
    Ancak Cemal ile tatmin olacak.
    ALLAH yiyiniz, iciniz diyecek,
    Ne dilerseniz vereyim diyecek.
    Nefislerm, bedenler yeter diyecek,
    Bütün nîmetlerin tamam diyecek.
    Ruhlar bu hitaba âsik olacak,
    Hem bedeni, hem Cennet´i asacak.

  • Seni isteriz, seni diyecekler,
    Göster bize Cemalin diyecekler.
    Madde ötesi varlik olan ruhlar,
    Madde ile nasil tatmin olsunlar?

  • Cennet ruhlara yetersiz kalacak,
    Onlar ALLAH aski ile yanacak.
    ALLAH, mü´minlere hitab edecek,
    Kullarim sizden raziyim diyecek.
    Ruhlar ve gönüller daha cosacak,
    ALLAH´in aski onlari yakacak.

  • Ya Rab! Seni isteriz diyecekler,
    Göster Cemalin diyecekler.
    O an Cennet´i bir Nûr kaplayacak,
    Ama O Nûr, baska bir Nûr olacak.
    Cennetlerde ruhsal feyiz olacak,

  • Tüm mü´minler ALLAH diye yanacak.
    Ruhlar, Cemalullah ile yanarken,

    Mevlâm! seni isteriz , seni derken,
    Rabbür Rahim´den selâmlar gelecek,

  • ALLAH kullarina selâm verecek.
    Bu selâmi tüm duygular duyacak,
    Hücreler tek, tek selâmi alacak.
    Bu selâmla Cennet ehli cosacak,
    Güzel Cennet, daha güzel olacak.
    Ruhsal zevkler maddeleri asacak,

  • Cennet ehli gercek aski tadacak.
    Askla yanan gönüller yalvaracak,
    “Len terani” ye razi olmayacak.

  • Gönüller Tûr´u Sinâ´yi asacak,
    Ve makâ´i mi´raca ulasacak.
    Ruhlar, yana, yana kemâl bulunca,
    Velâyet makamlari asilinca,

  • Gönüller Cennetlerden arininca,
    Ruhlar yalniz ALLAH diye yaninca,
    Ruhsal seyr´u sûlûk tamamlaninca,
    Mânevî perdeler tek, tek kalkacak!
    Âsiklar, mâsûkuna kavusacak.

Ahmet Tomor Hocaefendi




İlahiaşk

Blog İstatistiklerim...@

  • 866,097 hits

Hatırlatıcı Notlar

 

 

İlahi Aşk Yolculuğu

İlahi Aşk Yolculuğu kitabımızın Kitapyurdunda da satışları başlamıştır.

İmam-ı Gazali

İmam-ı Gazali son nefeste iman üzere ölmek için aşağıdaki duanın sabah namazlarının sünneti ile farzı arasında okunmasının tavsiye etmiştir Bismillahirrahmanirrahim " Ya hayyü ya kayyumü ya bedias semavati vel erdı ya zel celali vel ikram" Allahümme inni es'elüke en tuhyiye kalbi bi nuri ma'-rifetike ebeden ya allahü ya allahü ya allahü ya rahmanü ya rahıymü bi rahmetike ya erhamer rahımiyn"

Yaşam Koçu Mihrican Ulupınar

Yaşam Koçu Mihrican Ulupınar

Yaşam Koçluğu
Hayatında denge problemi yaşayan,
kişiliğinde, aile ilişkilerinde, ebeveynliğinde, sosyal ilişkilerinde, eğitiminde, ruhsal dünyasında kendini geliştirmek ve problemlerini çözümlemek, hedeflerine bilinçli yol almak için deneyimli bir rehbere ihtiyaç duyan, bayan danışanlara yardımcı olmak için buradayım. Saygılarımla.

@Hakkımda…@

15 Kasım 1971/26 Ramazan 1391 Niğde Değirmenli Kasabası doğumluyum.

1977' den itibaren Eğitim hayatımı İstanbul’da tamamladım.

Halen Dünyanın incisi İstanbul’da ikamet etmekteyim.

Biz Mevlamızın İlahiaşkının Hamallarıyız

Tek derdimiz; Mevlamızın Hakiki Kullarından Olabilmek ve Rızasını Kazanabilmek…

Terk-i dünya/ Terk-i Ukba/ Terk-i Terk/ Hiçlik/ Aşk-ı Deryada damla / Kulluk...

Dileğimiz; Son Nefesimizde Şeb-i Arusu yaşayabilmek ve Cennette Cemalullah’ ı müşahade edebilmektir…

Saygı, Sevgi ve Hürmetlerimle…

Mihrican Uymaz Ulupınar

mihricanulupinar@gmail.com

Temmuz 2009
P S Ç P C C P
« Nis   Eki »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

@Son Yorumlarım@

hakkında fakraczi
hakkında fakraczi

Hoş Geldiniz :)

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 782 takipçiye katılın

Follow Ebedi Sevgiliye Doğru on WordPress.com

Twitter Sayfama hoş geldiniz.

Reklamlar