21
Tem
14

Dr. Mads Gilbert’in Gazze Mektubu


mads-gilbert

 

Çok sevgili arkadaşlarım;

 

Dün gece çok yoğundu. Gazze’nin “kara işgali” arabalar dolusu, çok sayıda sakatlanmış, parça parça edilmiş, kanatılmış, ölmek üzere olan her yaştan sivil ve masum Filistinli yaralılar ile sonuçlandı.

 

Renkleri yorgunluktan griye dönmüş kahramanlar, gayriinsani koşullarda ambulanslarda ve Gazze’nin bütün hastanelerinde 12-24 saat vardiya ile çalışıyorlar (Şifa’da bulunanların hepsi son 4 aydır maaş almıyor). Bunlar bedenleri, cüsseleri, organları yürüyen yürümeyen, nefes alan almayan, kanayan kanamayan insanları önemsemeye, anlamaya çalışıyorlar. İNSANLAR!

 

Bir kez daha “Dünya’nın en ahlaklı ordusu!” tarafından hayvan yerine konuyorlar.

 

 

Acının, ıstırabın ve şokun içindeyken gösterdikleri dayanıklılıktan dolayı yaralılara sonsuz saygı duyuyorum; çalışanlara ve gönüllülere sonsuz hayranım. Filistinlilerin metaneti bana güç vermesine rağmen çığlık atmak, birine sıkıca sarılmak, ağlamak, bedeni, saçları kana bulanmış çocukları koklamak ve kendimizi bu kucaklaşmayla korumak istiyorum. Fakat hiçbirimizde bunu yapacak kadar bile derman yok.

 

Kül grisi yüzler… HAYIR, onlarca yaralanmış ve kanayan insan bir kez daha gelmesin! Hâlâ Acil Servis’in yerlerinde temizlenecek kan göllerimiz, kana bulanmış, sırılsıklam damlayan bandajlarımız var. Ah, her yerde temizlikçiler var; kanı, dokuları, giysileri, ölüm artıklarını hızla temizliyorlar, tekrar hazır olmak için hepsini temizliyorlar, sonra tekrar, tekrar… Son 24 saatte Şifa’ya 100’den fazla insan geldi. İyi eğitilmiş, tam teçhizatlı bir hastane bütün ihtiyaçları karşılar fakat burada neredeyse hiçbir şey yok. Elektrik, su, tek-kullanımlıklar, ilaçlar, ameliyat masaları, aletler, monitörler… Hepsi dünün hastane müzelerinden alınmış gibi. Fakat bu kahramanlar şikâyet etmiyorlar. Kahraman savaşçılar gibi, burun buruna, muazzam bir azimle mücadele ediyorlar.

 

Ve ben bu kelimeleri sıcak yatağımda, yalnız başıma ve gözyaşları içerisinde yazıyorum. Fakat acının, kederin, öfkenin ve korkunun yarattığı gözyaşları işe yaramıyor. Bunlar gerçekten yaşanıyor olamaz!

 

Şu an, İsrail savaş makinesinin orkestrası korkunç senfonisine başladı. Şu an, donanma gemilerinden topçu salvoları kıyılara düşüyor; gürleyen F-16’lar, mide bulandıran insansız hava araçları (Arapça Zennaniler, vınlayanlar) ve gürültülü Apache’ler. Bunlar ABD’de yapıldı ve paralarını ABD ödedi.

 

Sayın Obama, bir kalbiniz var mı?

 

Sizi Şifa hastanesinde bir gecelik, sadece bir gecelik kalmaya davet ediyorum. Belki temizlikçi kılığında gelirsiniz.

 

Yüzde yüz eminim ki bu tarihi değiştirecektir.

 

Kalbi ve gücü olan hiç kimse Filistin halkının katledilişini durdurma kararı vermeden Şifa’da geçirmiş olduğu geceye sırtını dönüp gidemez.

 

Fakat kalpsiz ve merhametsizler hesaplarını yaptılar; Gazze’ye karşı başka bir “dahiya” (İlk kez İsrailli general Gadi Eizenkot’un ortaya attığı, sivil altyapıyı çökertme amaacı güden bir tür askeri operasyon) saldırısı planladılar.

 

Kandan nehirleri bu gece de akmaya devam edecek. Ölüm kusan silahlarını birer enstrüman gibi akort ettiklerini duyabiliyorum.

 

Lütfen. Ne yapabiliyorsanız yapın. Bu kesinlikle böyle devam edemez.

 

Mads Gilbert MD PhD

Profesör ve Klinik Dekanı

Acil Yardım Kliniği

Kuzey Norveç Üniversitesi Hastanesi

 

(Çeviri: Ahmet Fatih Madanoğlu)

(Tashih ve Düzenleme: Turgay Bakırtaş)

Not: Çeviri http://www.litost.com dan alınmıştır.

***

Orijinal İngilizce Metin;

Dearest friends,

The last night was extreme. The “ground invasion” of Gaza resulted in scores and carloads with maimed, torn apart, bleeding, shivering, dying – all sorts of injured Palestinians, all ages, all civilians, all innocent.

The heroes in the ambulances and in all of Gaza’s hospitals are working 12-24 hour shifts, grey from fatigue and inhuman workloads (without payment all in Shifa for the last 4 months), they care, triage, try to understand the incomprehensible chaos of bodies, sizes, limbs, walking, not walking, breathing, not breathing, bleeding, not bleeding humans. HUMANS!

Now, once more treated like animals by “the most moral army in the world” (sic!).

My respect for the wounded is endless, in their contained determination in the midst of pain, agony and shock; my admiration for the staff and volunteers is endless, my closeness to the Palestinian “sumud” gives me strength, although in glimpses I just want to scream, hold someone tight, cry, smell the skin and hair of the warm child, covered in blood, protect ourselves in an endless embrace – but we cannot afford that, nor can they.

Ashy grey faces – Oh NO! Not one more load of tens of maimed and bleeding, we still have lakes of blood on the floor in the ER, piles of dripping, blood-soaked bandages to clear out – oh – the cleaners, everywhere, swiftly shovelling the blood and discarded tissues, hair, clothes,cannulas – the leftovers from death – all taken away … to be prepared again, to be repeated all over. More then 100 cases came to Shifa in the last 24 hrs. Enough for a large well trained hospital with everything, but here – almost nothing: no electricity, water, disposables, drugs, OR-tables, instruments, monitors – all rusted and as if taken from museums of yesterday’s hospitals. But they do not complain, these heroes. They get on with it, like warriors, head on, enormously resolute.

And as I write these words to you, alone, on a bed, my tears flow, the warm but useless tears of pain and grief, of anger and fear. This is not happening!

An then, just now, the orchestra of the Israeli war-machine starts its gruesome symphony again, just now: salvos of artillery from the navy boats just down on the shores, the roaring F16, the sickening drones (Arabic ‘Zennanis’, the hummers), and the cluttering Apaches. So much made in and paid by the US.

Mr. Obama – do you have a heart?

I invite you – spend one night – just one night – with us in Shifa. Disguised as a cleaner, maybe.

I am convinced, 100%, it would change history.

Nobody with a heart AND power could ever walk away from a night in Shifa without being determined to end the slaughter of the Palestinian people.

But the heartless and merciless have done their calculations and planned another “dahyia” onslaught on Gaza.

The rivers of blood will keep running the coming night. I can hear they have tuned their instruments of death.

Please. Do what you can. This, THIS cannot continue.

Mads Gilbert MD PhD

Professor and Clinical Head

Clinic of Emergency Medicine

University Hospital of North Norway

https://www.middleeastmonitor.com/articles/middle-east/12920-letter-from-gaza-by-a-norwegian-doctor

Reklamlar

0 Responses to “Dr. Mads Gilbert’in Gazze Mektubu”



  1. Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


İlahiaşk

Blog İstatistiklerim...@

  • 829,011 hits
İmam-ı Gazali son nefeste iman üzere ölmek için aşağıdaki duanın sabah namazlarının sünneti ile farzı arasında okunmasının tavsiye etmiştir Bismillahirrahmanirrahim " Ya hayyü ya kayyumü ya bedias semavati vel erdı ya zel celali vel ikram" Allahümme inni es'elüke en tuhyiye kalbi bi nuri ma'-rifetike ebeden ya allahü ya allahü ya allahü ya rahmanü ya rahıymü bi rahmetike ya erhamer rahımiyn"

@Hakkımda…@

15 Kasım 1971/26 Ramazan 1391 Niğde Değirmenli Kasabası doğumluyum.

1977' den itibaren Eğitim hayatımı İstanbul’da tamamladım.

Halen Dünyanın incisi İstanbul’da ikamet etmekteyim.

Biz Mevlamızın İlahiaşkının Hamallarıyız

Tek derdimiz; Mevlamızın Hakiki Kullarından Olabilmek ve Rızasını Kazanabilmek…

Terk-i dünya/ Terk-i Ukba/ Terk-i Terk/ Hiçlik/ Aşk-ı Deryada damla / Kulluk...

Dileğimiz; Son Nefesimizde Şeb-i Arusu yaşayabilmek ve Cennette Cemalullah’ ı müşahade edebilmektir…

Saygı, Sevgi ve Hürmetlerimle…

Mihrican Uymaz Ulupınar

mihricanulupinar@gmail.com

Sahifelerinize ne yazdığınıza dikkat ediniz. Çünkü bu, Rabbinize karşı okunacaktır. Yazık o kimseye ki çirkin söz konuşur. Eğer içinizden biri bir kardeşine içinde çirkin söz bulunan bir yazı gönderse, şüphesiz bu bir hayâsızlık olur. Ya Rabbine karşı kötü söz söyleyenin hâli ne olur?

Bişr-i Hâfî

Temmuz 2014
P S Ç P C C P
« Haz   Ağu »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

Arşivler

@Son Yorumlarım@

hakkında fakraczi
hakkında fakraczi

Hoş Geldiniz :)

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 718 takipçiye katılın

Follow Ebedi Sevgiliye Doğru on WordPress.com
Çok şükür bugünde Akraba günümüzü @zuhaltu evinde  muhabbet ve Sevgiyle tamamladık. ❤️🌹💝💞💖😍😘🌺☕️ @esraaulupnr @muhteremulupnar @suhedanurbsk @nursenauymaz @ilknuruymz ❤️tubauymaztekin

Twitter Sayfama hoş geldiniz.

Hata: Twitter yanıt vermedi.Lütfen birkaç dakika bekleyip bu sayfayı tazeleyin.


%d blogcu bunu beğendi: