02 Şub 2018 için arşiv

02
Şub
18

Sükût Et Sadrın Genişlesin


Sukut et sadrın genışlesin

Kalbe sözden çok sükûttan manalar akar/ Şems-i Tebrizi

Bir duyguyu, bir düşünceyi eksiksiz anlatmayı ‘’Söz’’ söylemeyi bilmek kadar, ‘’Sükûtu’’ konuşmamayı, susmayı, sessizliği de bilmeli insan.

Bazen çaresiz dert gibi gelir, konuşturmazlar seni… Anlatamazsın meramını ne annene, ne babana, ne de hocana. ‘’Sus ‘’derler prangalar vururlar cümlelerine. O vakit sığınırsın kitapların deryasındaki sessizliğe. Yabancı gibisindir dünya sevgisiyle dolmuş zahir ehline. Ne sen anlayabilirsin onları, ne de onlar seni…

Kader sırrı seni buluşturur yüce insanlarla. Susturuldukça dolarsın ab-ı hayat ilimlerle. Edep tacı takılır fikriyyatına… Korunursun yüzlerce şiddet-i beladan… Sükût dışa açılan pencerenin iç âleme pervaz kırdığı demdir. Sustukça sadrın genişler, süveyda derunlarında kulaç atarsın. Maddeden manaya nice geçitlerden geçersin. Yüzyıllar öncesinden âlimlerle sohbet edersin. Asırlar sonrasına ayak izlerin mühür vurur eserlerinle.

Şayet konuştuğunda çözebileceksen meseleleri dök kelâm incilerini.

Yok, eğer ziyan olacaksa mana pırıltıları dili lâl eyle sabır kuşan.

Vardır bir hikmeti Hızır sırrından mesaj yollar yüce Sultan.

Kimi zaman eğri bir söz gelir na-edep komşudan.

Kimi zaman çok bilirim diyen bir cahilden.

Kimi zaman had bilmez gençlerden…

 

Sükût ne tatlıdır acısında şifa gizleyen.

Sükûttur mah cemale yüz binlerce nur saçan

Sükût çetindir demirden leblebi gibi dişleri kıran.

Sükûttur dem gelir haksızı haklı karşısında diz çöktüren.

Elbet hep susmak değildir kârın…

Söz gümüşse onunda zuhur vakti olsun.

Kelâm incilerini öyle sarfedesinki zayi olmasın tek tanesi…

Her kelâm elbet yerini bulur kâinat boşluğunda

 

Kâh Bir mazlumun derdine derman olsun.

Kâh kırgın bir gönlü tamir etsin.

Kâh yolunu şaşırmışa levha olsun.

Kâh karanlıktakine ışık olsun.

 

Söz kimi zaman oktur hadsiz düşmana

Kimi zaman şifadır derdi bigâne hastaya

Kimi zaman cefadır biçare aşığa

Kimi zaman vefadır unutulmuş dosta

Kalbini Allaha bırakan sükûnete erişir.

Ama kalbini insanlara bırakan hep sıkıntılı hep kaygılıdır./Yahya Bin Muaz.

 

Halin dilinden daha çok konuşsun ey can… Susmak vakarını ziyade eyler. Nice pişmanlıkları yer ile yeksan eyler.

Her konuştuğumuz nice akıllara ve gönüllere şifaya vesile, her sustuğumuz mana-i Hakikate yolculuk olsun duasıyla…

 

Eğitimci / Sosyolog Mihrican ULUPINAR

 

Reklamlar
02
Şub
18

Kapitalist sistemde en büyük darbeyi ”ANNE” ler yaşadı.


Kapitalist sistemde en büyük darbeyi ”ANNE” ler yaşadı.

yorgun calışan anneler ile ilgili görsel sonucu

 

Önce ev hanımı olanları aşağıladınız. Dizilerde çalışan kadınlar ön planda tutuldu. Sonra çalışmaya mecbur bıraktınız. Çünkü -çalışırsan değerin olur- gizli bilinçaltı mesajı verdiniz. Hatta kız istemeye giderken gelin adayı kadrolu öğretmen mi/memur mu diye sordunuz. Evlendi. Ev işi, ahçılık, kadınlık, 1.2.3.4 çocuk sorumluluğu, sosyal ilişkilerin, akrabaların devam ve düzenini sağlama, maneviyatı diri tutma, geçim yükü için çalışma ve daha nice beklentilerinizi karşılamak için kendisini bile unuttu. Dünyaya neden geldiğini bile düşünecek vakit bırakmadınız. Artık o hep koşturmak zorundaydı. Evladını bakıcılara, kreşlere bırakarak yüreği sızlaya sızlaya sabahın altısında yollara düşmek zorundaydı. Dinlenmek ona lükstü. Bir sanatla meşgul olmak entellerin uğraşısıydı. Uyumak mı, kaç saat hakkı vardı sizce?

Hatta aldattınız, vicdanınız sızlamadan! Bahaneniz hazırdı, kadınlık vazifesini yapamıyordu. Onca yorgunluğunu hiçe saydınız…

Sonra da ”ANNE”liğini ve her şeyini eleştirdiniz. Takdir etmeyi ve teşekkür etmeyi bile çok gördünüz.

Neden? Çünkü o mecburdu!

Yetişemedi ruhunun ibadet ihtiyacına, yetişemedi evladına, yetişemedi huzur bulacağı ama doyasıya yaşayamadığı evine, yetemedi dostuna akrabalarına ve eşine…

Hâlbuki aldığı ücretin bir kısmı kreşlere, diğerleri temizlik giderine, kuaförüne, kıyafete, yol parasına, dışarıda yemek masraflarına gitti. Kalanlarda doktor parası oldu. Çalışmasa bunlara da harcamasına gerek kalmayacaktı belki de…

Ve sağlık sorunları başladı, omuzları bu ağır yükü taşıyamaz hale geldi. Kaç parçaya bölünmesini bekliyordunuz?

Ve kaybettiniz;  kimileri yaşama coşkusunu kaybetti, kimisi vefat etti kimileri de ayrıldı. Her şeyi siz yapmaya başladınız.

Kadınlar ile uğraşmayı bırakınız.

Beyler tek vazifeniz evin geçimini düzgün sağlamak, siz bunu başarın diğerlerini kadınlar zaten derleyip toparlayacaklardır.

Not: Bu yazı tüm vazifelerini hakkıyla yapanlar için geçerli değildir. Kelamımız biraz farkındalık oluşturmak içindir.
Vakit geç olmadan bir gül hediye edin kutsal Annelere…

Saygılarımla.

Eğitimci / Sosyolog Mihrican ULUPINAR

 




İlahiaşk

Blog İstatistiklerim...@

  • 876.051 hits

Hatırlatıcı Notlar

 

 

İlahi Aşk Yolculuğu

İlahi Aşk Yolculuğu kitabımızın Kitapyurdunda da satışları başlamıştır.

İmam-ı Gazali

İmam-ı Gazali son nefeste iman üzere ölmek için aşağıdaki duanın sabah namazlarının sünneti ile farzı arasında okunmasının tavsiye etmiştir Bismillahirrahmanirrahim " Ya hayyü ya kayyumü ya bedias semavati vel erdı ya zel celali vel ikram" Allahümme inni es'elüke en tuhyiye kalbi bi nuri ma'-rifetike ebeden ya allahü ya allahü ya allahü ya rahmanü ya rahıymü bi rahmetike ya erhamer rahımiyn"

Yaşam Koçu Mihrican Ulupınar

Yaşam Koçu Mihrican Ulupınar

Yaşam Koçluğu
Hayatında denge problemi yaşayan,
kişiliğinde, aile ilişkilerinde, ebeveynliğinde, sosyal ilişkilerinde, eğitiminde, ruhsal dünyasında kendini geliştirmek ve problemlerini çözümlemek, hedeflerine bilinçli yol almak için deneyimli bir rehbere ihtiyaç duyan, bayan danışanlara yardımcı olmak için buradayım. Saygılarımla.

@Hakkımda…@

15 Kasım 1971/26 Ramazan 1391 Niğde Değirmenli Kasabası doğumluyum.

1977' den itibaren Eğitim hayatımı İstanbul’da tamamladım.

Halen Dünyanın incisi İstanbul’da ikamet etmekteyim.

Biz Mevlamızın İlahiaşkının Hamallarıyız

Tek derdimiz; Mevlamızın Hakiki Kullarından Olabilmek ve Rızasını Kazanabilmek…

Terk-i dünya/ Terk-i Ukba/ Terk-i Terk/ Hiçlik/ Aşk-ı Deryada damla / Kulluk...

Dileğimiz; Son Nefesimizde Şeb-i Arusu yaşayabilmek ve Cennette Cemalullah’ ı müşahade edebilmektir…

Saygı, Sevgi ve Hürmetlerimle…

Mihrican Uymaz Ulupınar

mihricanulupinar@gmail.com

Şubat 2018
P S Ç P C C P
« Oca    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728  

@Son Yorumlarım@

için fakraczi
için fakraczi

Hoş Geldiniz :)

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 785 takipçiye katılın

Follow Ebedi Sevgiliye Doğru on WordPress.com

Twitter Sayfama hoş geldiniz.

Reklamlar