Kasım 2018 için arşiv

23
Kas
18

Gençlerimiz büyük tehlike altında! Farkında mıyız?


Eğitimci / Sosyolog Mihrican Ulupınar

Sakinleşmeli durmalı ve düşünmeliyiz… Bir şeyler yanlış gidiyor. Bırakalım, elimizde her ne varsa. Hayata bir mola verelim.
Geleceğimiz olan gençlerimiz büyük tehlike altında! Farkında mıyız?
21. Yüzyıldayız. Dünya küçüldü, kesintisiz iletişim halindeyiz. Çağımızda kötülerin sayıları hızla çoğalıyor. Dış âlemde globalleşirken iç âlemde gitgide yalnızlaşan insanların oranı arttı. Aile ve yakın akraba bağları kopuyor birbir…
Kafes içinde bir dünya resmi gözümde canlanıyor. İçinde ise aklen, kalben, ruhen, fiziken kayıp giden bir gençlik… Nereden geldim? Nereye gidiyorum? ‘’ben kimim’’ sorusuna sağlıklı cevap bulamayan bir nesil!
Her işi yapan robotlar çoğaldı. Sanayi zirve yıllarını yaşıyor. Aile fertlerinin ayrı ayrı telefonu, laptopu, arabası var. Akıllı evler tercihte ilk sıralarda. Faiz, kredi kartları iktisadı zedeledi. ‘’Ayağını yorganına göre uzatmak’’ deyimi kitaplar içinde kaldı. Bütün bu lüks yaşama yetişmek için, bir eve tek maaş yetmez oldu. Bereket kalktı. Hırs, ihtiras, dünya sevgisi kalbi zehirledi. Depresyon ve diğer ruhani hastalıklar çoğaldı. Hastaneler talep çokluğundan, aylar sonrasına randevu verir hale geldi. İçi boş ihlâssız namazların, ibadetlerin sayısı arttı! Huzur, mutluluk, manevi değerler, ruhsal gelişim elmas değerinde kıymetli oldu.
Eskilerde tek telefon, tek televizyon, tek araba, tek uzun yastık, tek maaş vardı. Bir baba o tek maaşı ile beş çocuk büyütür, okutur, evlendirirdi. Birbirine müdara, sabırla beklemek, tehlikeleri erken fark etmek, duyarlılık, samimiyet, saygı, vefa, diğerkâmlık vardı. Ağabeyler kız kardeşlerini korur gözetir. Kız kardeşler ağabeylerine saygıda kusur etmezdi. Eşler birbirine hürmet ve sevgi ile yıllarını geçirirdi.
Kişiye özel cep telefonları, ayrı tabaklar, ayrı odalarda vakit geçirmeler birlik beraberlik ruhunu yozlaştırdı. Aşırı özel hayat düşkünlüğü tehlikeleri tetikledi. Kadın, erkek ve çocuklar her an taciz altında, mahremiyetleri zedelendi.

Devamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz: 

http://fikriyyatdergisi.com/2018/03/genclerimiz-buyuk-tehlike-altinda-farkinda-miyiz/

Reklamlar
23
Kas
18

İnsanın Ahlak ve Maneviyat Hırkası


Eğitimci/ Sosyolog Mihrican Ulupınar

İnsan en zor bilmece;dünyaya imtihan için gönderilen, iyi ile kötü tahterevallisinde dengeyi bulmaya çalışan,kâh eşref-i mahlûkat zirvesine ulaşan,kâh esfel-i safiline yuvarlanan bir gizemli canlı…
İnsanın bu meşakkatli yolculukta istikametten ayrılmamak için kendini tanımaya ihtiyacı var. Nasıl ki her makinenin bir mühendisi, her sanatın bir sanısı var ise insanında bir yaratıcısı var. Yüce Hak Teâlâ(C.C.) kuluna bu meşakkatli ve sırlı yolculuğunun çözülmesini din ilmi ile kolaylaştırmıştır.
İnsan aklıyla, kalbiyle, bedeniyle ve ruhuyla bir bütündür.Mükemmel bir varlıktır. Allahü Teâlâ tarafından yaratılmış olan bu varlık yeryüzündeki canlıların da en üstün olanıdır.
Kâinatın insanda mikro kozmos olarak dürüldüğü aşikârdır. Anatomi ile Astronomi zerreden kürreyi anlatır. Aslı toprak,gıdası toprak olan insan, cennete giden yolu ruhun ilmiyle, vahiy yolunun ışığıyla yakalayacaktır. Tertemiz fıtratındaki nice safiyane duygular Kur’an ve Sünnetin rehberliğinde zuhura çıkacaktır. Maneviyatlı ve güzel ahlaklı bir yaşam ile kendini geliştiren canlar, toplumun imarına faydalı bireyler olarak vazifelerde yer alacaktır. İnsan için din tek başına yeterli gelmez. Ahlak ile zenginleştiğinde, maneviyat ile beslendiğinde, kemalat ve olgunluk kisvesini sırtına geçirip tevhidin zirvelerinde yetmiş iki millete hayrı dokunur. Bu hırka sırtında oldukça elinden ve dilinden kimse zarar görmez. Nice hayır duaları içinde ismi yâd edilir.
Terbiye beşikten mezara değinsürer. ‘’Şayet ahlak eğitimi gerekli olmasaydı, niye indi 124.000 Peygamber (A.S) ve Kutsal kitaplar?’’ diye bir soru sormak icap eder.‘’Ben böyleyim değişemem’’ diyenler kendi kişisel gelişimlerini yaşayamamış pişmanlıklarla dolu bir ömür sürmeye namzet adaylardır. Ömrün sonuna dek öğreneceği yüzlerce ilim, irfan ve amel sandığına eklenecek nice salih ibadetleri olacaktır.
Din ilmi, ahlak ile bütünleştiğinde erdemli insanlar yeryüzüne ışıklarını yayarlar.
Peygamber Efendimiz H.z. Muhammed Mustafa (sav)“Ben, ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.” (bk. Muvatta, Husnü’l Halk, 8; Müsned, 2/381)buyuruyor. Bu kıymetli hadisi şerife binaen Her insanda iyi ve kötü ahlak tohumları mevcuttur. Bir bahçıvan misali hangi bahçeye güzel bakım yaparsak o gelişecek güzelleşecektir. Bir madenci gibi maneviyat bahçemizde nice keşfedilmemiş madenler vardır. Cimriyim diyen cömert, gaddarım diyen merhametli, tembel olan çalışkan, kibirli olan tevazuya, yalan söyleyen doğru söze alışabilir.İffet ve namus, edep ve terbiye, zarafet ve letafet, cesaret ve şecaat timsali olabilir.
Toplumda yeterli olsa idi sadece teknik bilgiler, çoğalır mıydı bunca kötülük, organ mafyaları, katiller, hırsızlar, rüşvet, faiz, fuhuş, zulüm ve haksızlıklar?
Rahatlık bu kadar çoğalmışken niye yıkılır yuvalar, terk edilir bebeler, şiddet görür kadınlar?
Yüksekokul mezunu kişiler bile şiddetin, zulmün içinde yer alıyorsa yanlış giden bir şeyler var demektir.

Devamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.

https://fikriyyatdergisi.com/2018/04/1610/

23
Kas
18


Vahdet Şuuru Nedir?

Varlığın birliği, kâinattaki her şeyin Allahın eseri oluşunun idrakine ermektir.
Vahdeti anlayabilmek için önce İnsanı düzeltmeli ve sonra toplumu olumlu yönde değişime hazırlamalıyız.
En büyük marifet kendini bilmektir. Çünkü kendini bilen Rabbini bilir.
Kul Akli (bedeni), nakli (dini) ilimleri ve tasavvufi terbiyeyi alınca önce kendisini bilir. Tanır. Dünyaya geliş gayesini çözer. Yaratıcısı olan Allahü Teala’nın emirlerini tutar ve kılavuzu Peygamber efendimizin (sav) sünneti seniyyesi yolundan gider. İçsel dağınıklıklardan kurtulur. Selamete erer. Kendi düşünce ve arzularını Allahın iradesinde birleştirir. Külli iradeye teslim olur. İnsan olmanın ağır vazifelerini idrak eder. İçsel bütünlüğünü akıl, kalp, ruh beden dörtlüsünde tamamladıktan sonra dalga dalga büyüyerek ailesine bulunduğu topluma, tüm canlılara ve ümmeti Muhammed’e Hak ve Hakikatin ışığında hizmet eder ‘’Kamil İnsan’’lar…
‘’Yaratılanı severim Yaradan’dan ötürü’’ hikmetince hizmet ettiği her varlığın üzerinde Allahın rızasını talep eder. Güzel ahlakın zirvesini yaşar. Nefs engellerini aştığı için enerjisi ve motivasyonu yüksek olur. Hayatını planlı ve programlı yaşar. Denize atılan taşın dalgaları misali varlığın derdiyle dertlenir. Burada seyit onbaşının ismi, yerinde bir hatırlanma olacaktır. İçindeki iman gücüyle 120 kiloluk topu kaldırıp düşman gemisinin batmasına sebep olmuştu. Hayata dair yüksek gayeleri olmayanların bir yerden bir yere gitmeye mecalleri bile olmaz kimi zaman…

Devamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.

https://fikriyyatdergisi.com/2018/08/vahdet-semsiyeleri/

23
Kas
18

Çocuk Yetiştirme Sanatı


Eğitimci/ Sosyolog Mihrican Ulupınar

 

Çocuk, dünya döngüsünde başrol oyuncularından biri… En küçük devlet olan ‘’Aile’’nin biricik sanat eseri… Hakkıyla yetiştirildiyse topluma faydalı, önem verilmediyse sosyal çevreye ve dokuya zarar veren tehlike!
Ailenin çocuğa bakış açısı nedir? Nasıl olmalıdır? Kaç ebeveyn çocuğun ona niçin verildiğinin farkında? Nasıl eğitmesi lazım? Doğru metotlar nelerdir? Batı sistemi mi? Doğu eğitim metodu mu? Yoksa kendi geleceğinin sigortası mı? Sahi çocuk nasıl eğitilir? Çocuk nedir?
Gerçekte çocuk eğitiminde doğru bakış açısı nedir?
Çocuk, Allahu Teâlâ’nın anne babaya en kıymetli armağanıdır. Ailenin aynasıdır. Kültürünü, dinini, değerlerini yansıtan, kâh aileyi vezir, kâh rezil eden bir eser… Çocuk eğitimini bir bütün olarak düşünmek zorundayız. O, bir bireydir. Aklı, kalbi, ruhu, bedeni ile tam bir uyum ve denge ile yetiştirilmelidir. Kamil bireyler toplum düzeninin kalitesini artırır.
Aklı; Dini ve dünyevi ilimler ile zenginleştirilmeli, zekâ kapasitesi alabildiğince iki dünyasına faydalı eğitimler verilmelidir.
Kalbi; Allah, Peygamber, Vatan, aile, insan, hayvan, doğa sevgisiyle dolu olmalıdır. Duygularını kontrol etmesi öğretilmelidir.

Devamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.

https://fikriyyatdergisi.com/2018/07/cocuk-yetistirme-sanati/

 




Blog İstatistiklerim...@

  • 885.136 hits

Hatırlatıcı Notlar

 

 

İlahi Aşk Yolculuğu

İlahi Aşk Yolculuğu kitabımızın Kitapyurdunda da satışları başlamıştır.

İmam-ı Gazali

İmam-ı Gazali son nefeste iman üzere ölmek için aşağıdaki duanın sabah namazlarının sünneti ile farzı arasında okunmasının tavsiye etmiştir Bismillahirrahmanirrahim " Ya hayyü ya kayyumü ya bedias semavati vel erdı ya zel celali vel ikram" Allahümme inni es'elüke en tuhyiye kalbi bi nuri ma'-rifetike ebeden ya allahü ya allahü ya allahü ya rahmanü ya rahıymü bi rahmetike ya erhamer rahımiyn"

Yaşam Koçu Mihrican Ulupınar

Yaşam Koçu Mihrican Ulupınar

Yaşam Koçluğu
Hayatında denge problemi yaşayan,
kişiliğinde, aile ilişkilerinde, ebeveynliğinde, sosyal ilişkilerinde, eğitiminde, ruhsal dünyasında kendini geliştirmek ve problemlerini çözümlemek, hedeflerine bilinçli yol almak için deneyimli bir rehbere ihtiyaç duyan, bayan danışanlara yardımcı olmak için buradayım. Saygılarımla.

@Hakkımda…@

15 Kasım 1971/26 Ramazan 1391 Niğde Değirmenli Kasabası doğumluyum.

1977' den itibaren Eğitim hayatımı İstanbul’da tamamladım.

Halen Dünyanın incisi İstanbul’da ikamet etmekteyim.

Biz Mevlamızın İlahiaşkının Hamallarıyız

Tek derdimiz; Mevlamızın Hakiki Kullarından Olabilmek ve Rızasını Kazanabilmek…

Terk-i dünya/ Terk-i Ukba/ Terk-i Terk/ Hiçlik/ Aşk-ı Deryada damla / Kulluk...

Dileğimiz; Son Nefesimizde Şeb-i Arusu yaşayabilmek ve Cennette Cemalullah’ ı müşahade edebilmektir…

Saygı, Sevgi ve Hürmetlerimle…

Mihrican Uymaz Ulupınar

mihricanulupinar@gmail.com

Kasım 2018
P S Ç P C C P
« Şub   Mar »
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930  

@Son Yorumlarım@

için fakraczi
için fakraczi

Hoş Geldiniz :)

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 342 takipçiye katılın

Follow Ebedi Sevgiliye Doğru on WordPress.com

Twitter Sayfama hoş geldiniz.

Reklamlar