Archive for the 'Özlü Sözler' Category

06
Şub
17

Kalemim


kalemim

Reklamlar
01
Şub
17

Tatiller Yenilenmeye Vesiledir


2013 Yaz Hatırası

Kış dönemlerim yoğun, aktif ve tabiri caizse fırtınalı geçer. Yaşam çemberimin; eğitim, kariyer ve sosyal ilişkiler bölümü çıtasını yükseltmişti. Kırklı yaşlardan sonra üniversite okumak, hayır işlerinde koşturmak, sosyal ilişkileri güçlü tutmak ve teknolojinin insanı neredeyse esir aldığı bu çağda kolay olmasa gerek…

Ruhumun dinlenmesi, zihnimin sakinleşmesi ve dağınık düşüncelerimin toparlanması için durulmaya zaman ayırmam gerekliydi. Anne babamın hizmeti, ailem ve çocuklarım ile aramdaki muhabbetin devamlılığı açısından inziva ve halvete ihtiyacım olduğunu hissediyordum. Ruhsal gelişim açısından, telaşsız bir zaman dilimine, sakin ve huzurlu ibadetlere susamıştım. Yenilenmem gerekliydi…

İstanbul’un telaşlı, koşturmacalı yaşantısına bir mola vererek, Çatalca’daki yazlığımıza yerleştik. ‘’Mekân değişikliğinde ferahlık var’’ der büyüklerimiz, yaşamadan anlaşılmayan kıymetli bir atasözü… Yaz boyu çam, gül, reyhan, zambak kokuları ile yeniden canlandığımı hissettim. Ayağımın toprağa değmesi sanki özümle buluşmak gibiydi. Güneşin doğuşunu ve batışını engelsiz izlemek, geceleri yıldızları doyasıya seyretmek, rüzgârın yanağını okşamasını hissetmek… Şehir hayatı bizi doğal güzelliklerden ne de çok mahrum ediyormuş meğerse…

Dalından yememiz nasip olan meyve ağaçları, nimetlerin nasıl zorluklarla yetiştiğini hatırlattı. Cömertçe hem bize, hem misafirlerime hem de kuş ve diğer mahlûkatlara ikram etti. Biri yetim olmak üzere, yedi yavrusu olan Sultan kedimiz de bize misafir geldi. Ve birde ‘’Eymen’’i unutmamak lazım. Bembeyaz pamuklar gibi pırıl pırıl bakımlı ev kedimiz… Kedileri kendime daha yakın hissediyorum. Sadece ben değil eşim ve küçük kızım için özellikle kabul ettim. Onlara her sabah yemek vermek tarifi zor bir mutluluk…  Köpekler ile aram pek sıcak değil, yaklaşmaya oldum olası çekinirim. Nedeni, ortanca kızım küçükken yaşadığım tatsız bir saldırı hikâyesi yüzünden… Yine de yiyecek vermekten uzak durmadım. Rızık Mevlam’dandır bizler sebepleriz.

Bahçıvanlığıyla uğraştığım sebze bahçemiz, her ne kadar çok acemi olsam da yepyeni tefekkür denizlerinde dolaşmama vesile oluyordu. Hizmetleri ile bahtiyar olduğumuz anne ve babam evimizin bereket hazineleriydi. Kış döneminde ilim ve hayat yolunda yorulan yavrularımı tatilde zihnen, ruhen, bedenen ve kalben yeniden inşası ile geçirdim. Osmanlı tarihimizde atalarımız buna çok önem verirmiş. Yaz ve kış mekân değiştirip ruhu ve bedeni diri tutmaya özen gösterirlermiş.

Eylül ayı geldiğinde tazelenmiş, yenilenmiş, sevgi depolarımız dolmuş, doğanın tamir edici iksiriyle canlanmış olarak sonbahara ailece ‘’merhaba’’ dedik.

Mihrican ULUPINAR

14
Kas
09

“Ey Can !


“Ey Can !

Şu fâni varlıklara gönül vererek yerlerde sürünme;

aşk kanadını aç da, birazcık yüksel, uç!

Çünkü ay, yerde değildir, yücelerdedir;

gölge ise aşağılardadır!

Dilenciler gibi her kapıyı çalma, her kapıdan bir şey bekleme!

Aklını başına al, yer kapılarını çalma da gök kapısını çal!

Korkma; sen, üstün bir varlıksın!

Elin göklere kadar uzanır; gök kapısını çalabilirsin!”

~Hz. Mevlânâ

09
Eki
09

İlahiaşk yolculuğu


Resmin tam boyutunu görmek için üzerine tıklayın.

Kays’ın Leyla’yı sevdiği ilk kıvılcımlarda yaşadığı duygular


Resmin tam boyutunu görmek için üzerine tıklayın.

O sevgi ile aşkına methiyeler sıraladığı dönem,

Aşık bülbül(Kays) methettikçe , maşuk gül(Leyla) bir başka güzel açılıyordu…

Resmin tam boyutunu görmek için üzerine tıklayın.

Ve artık aşık ve maşuğu ebedi yakacak aşk doğdu

Resmin tam boyutunu görmek için üzerine tıklayın.

Leyla’nın Ve Mecnun’un birbirlerini sundukları sadece kalpleriydi…

Mecnun’un ilahiaşka erişmeden önce gördüğü manzara,

her yerde Leyla’nın suretiydi…

Resmin tam boyutunu görmek için üzerine tıklayın.

Ve bir den bu vuslatsız aşk, Leyla’dan Mevla’ya doğru akmaya başlar…

Resmin tam boyutunu görmek için üzerine tıklayın.

İçinde yanan ilahiaşk ile kainatı tavaf etmeye başlar

Resmin tam boyutunu görmek için üzerine tıklayın.

Gönlünün sarayında büyük bir yangın yaşamıştır

ve

bir tek O(c.c) Sultanlığını ilan etmiştir….

Resmin tam boyutunu görmek için üzerine tıklayın.

Yüreğinde taşıdığı ebedi sevdayı ilmine akıtmıştır…

Resmin tam boyutunu görmek için üzerine tıklayın.

Artık sağ elimi kaldırdım(Mevlasından aldığı ilahiaşk enerjisiyle)

sol elimi daldırdım (Halka hizmet şuuruyla bir canı daha Mevlasıyla buluşturma şevk ve gayretiyle, eli Kârda gönlü Yar’da….)

HİZMETLERE İMZASINI ATMIŞTIR….

İlahiaşk  Can güneşi

09
Eki
09

Hizmet


Resmin tam boyutunu görmek için üzerine tıklayın.

Hizmet uzun bir yolculuğa çıkmaktır,bu yolda ‘Neye katlanırsan kârdır’.

 

Resmin tam boyutunu görmek için üzerine tıklayın.

Hidayet zor kazanılır… Hizmette sabır şarttır!

Resmin tam boyutunu görmek için üzerine tıklayın.

Sen elinden geleni yap vazgeçme Allah c.c inşallah gönlüne dahil eder.

 

Resmin tam boyutunu görmek için üzerine tıklayın.

Hizmet eden derki;’BEN O’NDAN BAHSETMELİYİM , MEVZUUM O OLMALI’

Vefa borcum var Rabbime,sözlerimin içine O’ndan başkası giremez..

 

Resmin tam boyutunu görmek için üzerine tıklayın.

Hizmet kolay değildir,sıkıntıları çoktur.En çokda ayaklar çeker yükü koşturmacada ama unutmayalım kurtuluşa ermekde kolay değildir.

Mevlam buyuruyor ki :

Sizden, hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.Âl-i İmrân 104

Leyla_Mecnun

01
Eki
07

Aşk’a Dair… (Mustafa DEMİRCİ)


Aşk: “SARMAŞIK”

BAŞI; “Karışık”

ORTASI; “Karmaşık”

SONU; “Karmakarışık”

Aşk: “SARMAŞIK”

“Aşk, muhabbetin seveni kavraması, bütün vücûduna yayılması âdeta onu SARMAŞIK dalları gibi kucaklamasıdır.”

“Aşk yapışkan bir bitkidir. İnsanların sevgisine aşk denmesi, kalbe yapışmasındandır.”(Ferra)

Bu yapışkanın adı; “SARMAŞIK” tır. Ve “Işk” kelimesinden alınmıştır. SARMAŞIK sarıldığı yeri nasıl kaplarsa, aşk da girdiği kalbi öyle sarar, sarmalar, kök salar. Kalpte yeşerir, zamanla sararır ve sâhib-i kalbi de sarartır. Aşkın kolları öyle güçlüdür ki; ne aşka tutunanlar, ne de aşkta tutuklu kalanlar ondan kurtulamazlar. Karışan kafalarında aşka dâir sonu gelmeyen sorular belirir.

Aşk mıdır cân u dil mülkünü yağma eyleyen

Aşk mıdır sînemin içre gelip câ eyleyen

Aşk mıdır boynuma takıp belâ zincîrini

Gezdirip Mecnûnleyin âlemde rüsvâ eyleyen

(Muhibbî)

Aşk; âşıkların ışığıdır. Bütün yangınların âteşidir. Mansur’un celladı, Şîrin’in Ferhad’ıdır. Halîl’in “Verd” i, Züleyhâ’nın “Derd”idir.

Aşk imiş ışık veren âşıklara

Aşk imiş âteş veren yanıklara

Aşk imiş derde bırakan dem’i

Aşk imiş deva veren âşıklara

(Hicrânî)

Aşk nefisleri teslim alıp, kalpleri tutsak eden bir hükümdardır. Kimi efendileri köle, kimi köleleri de efendi kılar. Hükümranlığı dillere destandır. Kahredici pençeleriyle Aslan’ları titreten sultanlar dahi, “Ceylan gözlü bir sevgiliye esîr” olmaktan kendisini kurtaramamıştır:

“Şîrler pençe-i kahrından olurken lerzân

Beni bir gözleri âhûya zebûn etti felek.”

(Yavuz Sultan Selim)

Aşkın bir tür dîvânelik olduğunu söyleyenlerin sayısı az değildir.

“Gel gör beni aşk neyledi” diyen âşıklar, içine düştükleri hâl-i pür melâli, ancak “Gel de gör” çağrısıyla dillendirebilmişlerdir. Aşkın yakıcılığı karşısında şaşkınlığa düşen âşıklar, bir nefeste dünyayı yakacak kadar derin bir “Âh”ın sahibi olduklarını bile iddia edebilmişlerdir.

“Âh edersem bir nefes dünyâyı oda yakuben

Yedi çarhı âhım odı cümle bir dem yandırır

(İbrahim Gülşenî (k.s.)

Onlar, varlık âlemine geliş sebeplerini de, yedi feleği bir anda yandıracak olan derin bir “Âh” ile açıklamışlardır:

Sanman taleb-i devlet ü câh etmeğe geldik

Biz âleme bir yâr için âh etmeğe geldik

(Yeni Şehirli Avni)

Bir şu’lesi var ki şem’-i cânın

Fânûsuna sığmaz âsmânın

(Şeyh Gâlib)

“Âh” kelimesinde, üst üste iki “A” harfi mevcuttur. Bunlar ebced hesabına göre; bir+bir= iki eder. “H” harfi de yine aynı hesaba göre beş rakamını gösterir. O halde; AAH=yedi yapar ki,âşıkların derinden çektikleri “AAH”, gönlün yedi kat semâsından gelmektedir. İşte bu yüzdendir yakıcılığı…

“Âh mine’l-ışkı ve hâlâtihî

Ahraka kalbî bi harârâtihi”

Mâ nazara’l-aynü illa gayrikum

Uksimu billâhi ve âyâtihî”

(Mevlânâ)

“Âh! Aşkın elinden ve onun hallerinden.

Âh! Yüreğimi yakan yandıran harâretinden

Andolsun! Allah’a ve O’nun âyetlerine

Ki; nazar etmezem senden gayrı güzele”

“Aşk bir şûledir ki, parlayınca mâşuktan başkasını yakar, mahveder.”

Aşkın yakıp kavuran harâretine karşın; âşıklar hem şikâyet eder, hem de aşk âteşinden ayrı kalamaz. “Aşk öyle bir yangındır ki, âşıkın içini yakar kavurur da âşık hâlâ; “Daha âteş yok mu?” diye bağırır.”

(M. İkbal)

“Yâ Rab, belâ-yı aşk ile kıl âşinâ beni

Bir dem belâ-yı aşkdan etme cüdâ beni”

(Fuzûlî)

Çünkü aşk; “Bir şem’-i ilâhîdir.” Ve her âşık; şem’-i ilâhîye pervânedir. Aşk öyle bir kimyâdır ki, o ancak cân madeninde bulunur. O öyle bir cevherdir ki, kaynağı sadece Allah Teâla’dır.

“Aşk bir şem’-i ilâhîdir benem pervânesi

Şu bir zencirdir gönlüm onun dîvânesi”

(Hayâlî Bey)

“Aşk ki; kalbe gıdâdır. Ne yenir ne yutulur. Bir demir leblebidir. Çiğneyebilene “AŞK” olsun!”

(Şinâsî)

Her gönül bir tek sevgiliye müştâktır aslında.

Ne var ki,kıblesi yanlıştır. Bulduğunu sandığı şey, gerçekte aradığı değildir. Kimisi bir gözleri âhûya zebûn, kimisi bir gül yüzlü güzele meftûn, kimisi de bir ceylan bakışlıya mecnûndur.

Bazısı dünyanın âlâyişine kanmış, bazısı mâl u mülke aldanmış, bazısı da hayal âlemini, gerçek sanmıştır. Oysa her birisi, bir tek sevgili tarafından sınanmıştır.

“Fânîlerin aşkında bekâ yoktur. Çünkü bu aşk tendedir. Bâkî olan aşk cânda ve gönüldedir. Her an goncadan da ter ü tâzedir. Bâkî olanın aşkını tercih et ki; O dâim ve bâkîdir. Câna cân katan bâde-i aşkın sâkîsidir.”

(Yaman Dede)

Aşk da O, şık da O, Mâşuk da O’dur.

Ve her vücûdun cânı “AŞK” tır…

Hakîkat her vücûdun cânı AŞK tır

Ne cân kim cân içinde cânı AŞK tır

Bu AŞK elinde âciz cümle eşya

Ne sır kim kamu ser-gerdân-ı AŞK tır

Gehî Leylî olur Mecnûn gözünden

Geh olur Leylâ’nın hayrânı AŞK tır

Ene’l- hak çağırır Mansûr dilinden

Cüneyd’de cübbev ü irfân-ı AŞK tır

Vücûdun cübbesin AŞK ile çâk et

Dala gör ona kim ummân-ı AŞK tır

(Yunus Emre)

30
Eyl
07

Çaydanlık ve Bardak…


ÇAYDANLIK VE BARDAK

Erkin Vahidov

Ne kadar kibirli dursa da
Bardağın önünde eğilir çaydanlık.
Öyleyse bu büyüklenme niye?
Bu kibir, bu gurur niçin?
Mütevazi ol, hatta bir adım bile
Geçme gurur kapısından.
Bardağı insan bunun için
Öper daima alnından…




İlahiaşk

Blog İstatistiklerim...@

  • 844,174 hits

Hatırlatıcı Notlar

Sahifelerinize ne yazdığınıza dikkat ediniz. Çünkü bu, Rabbinize karşı okunacaktır. Yazık o kimseye ki çirkin söz konuşur. Eğer içinizden biri bir kardeşine içinde çirkin söz bulunan bir yazı gönderse, şüphesiz bu bir hayâsızlık olur. Ya Rabbine karşı kötü söz söyleyenin hâli ne olur?

Bişr-i Hâfî

İmam-ı Gazali

İmam-ı Gazali son nefeste iman üzere ölmek için aşağıdaki duanın sabah namazlarının sünneti ile farzı arasında okunmasının tavsiye etmiştir Bismillahirrahmanirrahim " Ya hayyü ya kayyumü ya bedias semavati vel erdı ya zel celali vel ikram" Allahümme inni es'elüke en tuhyiye kalbi bi nuri ma'-rifetike ebeden ya allahü ya allahü ya allahü ya rahmanü ya rahıymü bi rahmetike ya erhamer rahımiyn"

Yaşam Koçu Mihrican Ulupınar

Yaşam Koçu Mihrican Ulupınar

Yaşam Koçluğu
Hayatında denge problemi yaşayan,
kişiliğinde, aile ilişkilerinde, ebeveynliğinde, sosyal ilişkilerinde, eğitiminde, ruhsal dünyasında kendini geliştirmek ve problemlerini çözümlemek, hedeflerine bilinçli yol almak için deneyimli bir rehbere ihtiyaç duyan, bayan danışanlara yardımcı olmak için buradayım. Saygılarımla.

@Hakkımda…@

15 Kasım 1971/26 Ramazan 1391 Niğde Değirmenli Kasabası doğumluyum.

1977' den itibaren Eğitim hayatımı İstanbul’da tamamladım.

Halen Dünyanın incisi İstanbul’da ikamet etmekteyim.

Biz Mevlamızın İlahiaşkının Hamallarıyız

Tek derdimiz; Mevlamızın Hakiki Kullarından Olabilmek ve Rızasını Kazanabilmek…

Terk-i dünya/ Terk-i Ukba/ Terk-i Terk/ Hiçlik/ Aşk-ı Deryada damla / Kulluk...

Dileğimiz; Son Nefesimizde Şeb-i Arusu yaşayabilmek ve Cennette Cemalullah’ ı müşahade edebilmektir…

Saygı, Sevgi ve Hürmetlerimle…

Mihrican Uymaz Ulupınar

mihricanulupinar@gmail.com

Ekim 2017
P S Ç P C C P
« Şub    
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031  

@Son Yorumlarım@

hakkında fakraczi
hakkında fakraczi

Hoş Geldiniz :)

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 723 takipçiye katılın

Follow Ebedi Sevgiliye Doğru on WordPress.com
Çok şükür bugünde Akraba günümüzü @zuhaltu evinde  muhabbet ve Sevgiyle tamamladık. ❤️🌹💝💞💖😍😘🌺☕️ @esraaulupnr @muhteremulupnar @suhedanurbsk @nursenauymaz @ilknuruymz ❤️tubauymaztekin

Twitter Sayfama hoş geldiniz.